Kelimeler arşivinde; içinde "urumak" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde urumak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu urumak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında urumak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KURUMAK, BURUMAK, CURUMAK, ÇURUMAK, DURUMAK, GURUMAK, YURUMAK
URUMAK
URUMAK
Uğramak.
GURUMAK
Kurumak. Kurutmak.
CURUMAK
Oynaşmak, sululuk yapmak.
DURUMAK
Teemmül etmek, durup düşünmek.
ÇURUMAK
İnat etmek. Çürümek.
YURUMAK
Yürümek. Hücum etmek, saldırmak.
BURUMAK
Sancılanmak.
KURUMAK
Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek. Çok susamak. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde URUMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GURUMAH
Kurumak.
EYİLEMEK
Temizlemek. Ağaçlar hastalık sonucu meyvelerini dökmek. Sebze ya da meyveler kurumak: Kabakların hepsi eyilemişler.
FİRİMEK
Kurumak.
GEVELMEK
Kurumak: Ayakkaplarım gevelmiş de ayağımı sıkıyor.
DANIZMAK
Güneş ve soğuktan el, yüz kurumak, sertleşmek. Ter birdenbire soğumak. Yufka ekmeği kuru pişmek.
KAKIRDAMAK
"Kakır kakır" diye ses çıkarmak. Kurumak. Ölmek.
KAKILCIMAK
Kurumak.
BÜRŞAMAK
Susuzluk yüzünden kurumak.
GAZELLENMEK
Ağaç yapraklarını dökmek. Yaprak sararıp kurumak.
SORUŞMAK
Birine sormak. Çamaşır kurumaya başlamak. Kurumak.
KELLEMEK
Ağaçların dallarını, sürgünlerini kesmek, budamak. Ağaç yeşillenmek, sürgün, filiz vermek. Ağaç kurumak. Tos vurmak. Aşı yapmak için ağacı kesmek.
KURUYUVERMEK
Çabucak kurumak.
CİYİRDEMEK
Yanmak, çok kurumak. Çok az ses çıkarmak. İnce sesle yırtılmak.
HAVIRLAMAK
Kavun, karpuz ve benzerleri bitkilerin yaprakları kurumak: Benim kavun, karpuz havırladı istifade edemedim.
KIRINTI
Bir şeyden ayrılan küçük parça. Eser, iz, belirti. Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun. Küçük kalıntı.
KURİMAK
Kurumak.
KURUMA
Kurumak işi. Boyanın çözücüsünün buharlaşması veya bağlayıcısının kimyasal tepkime gibi çeşitli yollarla sert bir film oluşması.
KEPSEMEK
Şaşırmak (oyunda). Sinirden dudak kurumak.
KURIMAK
Kurumak.
ÇORALLAMAK
Ağacın üst dalları kurumak.