İçinde URMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "urmak" olan, toplam 347 tane kelime bulunuyor. İçerisinde urmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu urmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında urmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

VERÜGELİPDURMAK

14 harfli kelimeler

ÇABALAYADURMAK, VATANLANDURMAK

13 harfli kelimeler

ARUKLANDURMAK, BEKLEYEDURMAK, GÖZLEYÜDURMAK, SÖYLEŞÜTURMAK

12 harfli kelimeler

BAŞVURDURMAK, BESLATTURMAK, BURÇUKTURMAK, ÇAĞİRTTURMAK, ÇARPUŞTURMAK, ÇIĞRIŞTURMAK, DALBINDURMAK, DALLANDURMAK, DOLGUNDURMAK, DUNCUKTURMAK, HUYSUKTURMAK, KİTLATTURMAK, KUYLUŞTURMAK, MORCUHDURMAK, OTURUŞTURMAK, PAĞİRTDURMAK, TOKLAŞDURMAK, YUVLUNDURMAK

11 harfli kelimeler

BULUNDURMAK, BULUŞTURMAK, BURUŞTURMAK, DOKUNDURMAK, GOCUNDURMAK, KAVUŞTURMAK, KOKUŞTURMAK, KONUŞTURMAK, KOŞUŞTURMAK, KOVUŞTURMAK, SAVUŞTURMAK, SOKUŞTURMAK, SORUŞTURMAK, TOKUŞTURMAK, TUTUŞTURMAK, AMRUKTURMAK, ATLANDURMAK, AYRİTTURMAK, ÇALIŞTURMAK, ÇOĞUŞTURMAK, ÇOKUŞTURMAK, ÇUĞUNDURMAK, DULUNDURMAK, DURMAKSIZIN, DURUKTURMAK, DURUNDURMAK, DUŞUKTURMAK, HURMAKAYASI, KAVURMAKÜPÜ, KOCUNDURMAK, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

AVUNDURMAK, OKUTTURMAK, OLUŞTURMAK, OVUŞTURMAK, UNUTTURMAK, UYUŞTURMAK, YAPADURMAK, ALIŞDURMAK, ALUKDURMAK, BAKADURMAK, DARTTURMAK, GÖREDURMAK, IRIBBURMAK, İLİNDURMAK, OCUNDURMAK, OĞUNDURMAK, OŞUTTURMAK, OVUNDURMAK, SANADURMAK, TAYADURMAK, UÇUŞTURMAK, UGUNDURMAK, UĞUNDURMAK, UYAKDURMAK, UYUNDURMAK, VARITURMAK, YIĞADURMAK, YORTTURMAK

9 harfli kelimeler

BAŞVURMAK, BOĞDURMAK, BOZDURMAK, BULDURMAK, BURDURMAK, BUYDURMAK, COŞTURMAK, DOĞDURMAK, DOLDURMAK, DONDURMAK, DURDURMAK, KONDURMAK, KOŞTURMAK, KOVDURMAK, KOYDURMAK, KURDURMAK, KUSTURMAK, SOKTURMAK, SOLDURMAK, SORDURMAK, SOYDURMAK, SUNDURMAK, SUSTURMAK, TUTTURMAK, VURDURMAK, YOLDURMAK, YORDURMAK, YUMDURMAK, YUTTURMAK, BANDURMAK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

BUYURMAK, DOĞURMAK, DOYURMAK, DUYURMAK, KAVURMAK, KUDURMAK, OLDURMAK, ONDURMAK, OVDURMAK, OYDURMAK, SAVURMAK, SOĞURMAK, SOMURMAK, TOMURMAK, UMDURMAK, UYDURMAK, YOĞURMAK, AFGURMAK, AFKURMAK, AĞDURMAK, AKDURMAK, ALDURMAK, ARGURMAK, AVDURMAK, AZDURMAK, BATURMAK, BAVURMAK, BOĞURMAK, BOVURMAK, BOYURMAK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

OSURMAK, OTURMAK, UÇURMAK, AHURMAK, DOURMAK, EVURMAK, OFURMAK, ONURMAK, SAURMAK, UĞURMAK, ULURMAK, UTURMAK, YUURMAK

6 harfli kelimeler

BURMAK, DURMAK, KURMAK, VURMAK, CURMAK, FURMAK, GURMAK, HURMAK, SURMAK, TURMAK, YURMAK

5 harfli kelimeler

URMAK

Bazı kelimelerin anlamları

URMAK

Vurmak. Çalmak. Kuyudan su çekmek için kullanılan ağaç kova. Vurmak (bk. vurmak). Çalmak, söylemek. Vurmak, çarpmak. Vurmak, baskın yapmak, gasp ve yağma etmek. Belli bir sesi yüksek olarak çıkarmak, haykırmak. Giydirmek, giyinmek, takmak. Vazetmek, koymak. Sokmak, batırmak, delmek, yaralamak. Nişan alarak atmak. İfade etmek, beyan etmek, bildirmek. Sürmek. 1. Tesir etmek.

ÇIĞRIŞTURMAK

Bağırttırmak, feryadettirmek.

DALBINDURMAK

Çırpındırmak.

ÇABALAYADURMAK

Çabalamasını sürdürmek.

SÖYLEŞÜTURMAK

Bir müddet konuşmak.

ÇAĞİRTTURMAK

Çağırtmak, getirtmek.

ARUKLANDURMAK

Zayıflatmak.

GÖZLEYÜDURMAK

Gözden kaçırmamak.

BAŞVURDURMAK

Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek.

VERÜGELİPDURMAK

İleriden beri vermek, veregelmek, devamlı surette vermek.

DALLANDURMAK

Gizli bir şeyi etrafa yaymak.

BEKLEYEDURMAK

Beklemesini sürdürmek.

VATANLANDURMAK

Yurtlandırmak, yerleştirmek.

BESLATTURMAK

Bakımını yaptırmak, besletmek.

BURÇUKTURMAK

Sıkıştırmak, taciz etmek.

ÇARPUŞTURMAK

Tokatlamak.

  -   -   -  

Anlamında URMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde URMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMONYAKLAMAK

Bazı yemleri amonyak veya bir amonyum bileşiği ile karıştırmak, doyurmak.

ARAŞTIRMAK

Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ARALAMAK

İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.

ASİMİLE

"Benzeşmek, kendine uydurmak" anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

ALEVLENDİRMEK

Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

AKŞAMLATMAK

Akşamı yaptırmak, akşamı buldurmak veya ettirmek.

ASTARLAMAK

Astar geçirmek. Boyacılıkta, astar vurmak, astar sürmek.

AKSETTİRMEK

Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

ATEŞLEMEK

Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ALLEM

"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.