Kelimeler arşivinde; içinde "ucak" olan, toplam 107 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ucak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ucak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ucak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KUYUCAKKARAPINAR
KUCAKLAŞABİLMEK, KUCAKLAYABİLMEK, KUCAKLAYIVERMEK
KUCAKLAŞABİLME, KUCAKLAŞTIRMAK, KUCAKLAYABİLME, KUCAKLAYIVERME
BAKLANKUYUCAK, KUCAKLAŞTIRMA, YUKARIKUYUCAK, YUKARIYAVUCAK
AŞAĞIKUYUCAK, KAZIKLIBUCAK, KUYUCAKPINAR, SOĞUCAKPINAR, YUKARIULUCAK
KUCAKLANMAK, KUCAKLAŞMAK, ALIÇLIBUCAK, KUCAKLAKLIK, YUKARIBUCAK, YUMRUCAKTAŞ
KUCAKLAMAK, KUCAKLANIŞ, KUCAKLANMA, KUCAKLAŞMA, KUCAKLAYIŞ, AŞAĞIKUCAK, BALLIBUCAK, BAŞKUYUCAK, BEYREBUCAK, ÇALKUYUCAK, GUCAKLAMAK, GÜLLÜBUCAK, KEPİRKUCAK, KOZLUBUCAK, KUMKUYUCAK, KUMLUBUCAK, TAŞKUYUCAK
DEREBUCAK, KARAKUCAK, KUCAKLAMA, BUCAKALAN, BUCAKDERE, EĞRİBUCAK, GARAGUCAK, KARABUCAK, KARAGUCAK, ORTABUCAK, YENİBUCAK
BUCAKSIZ, YAVRUCAK, BEŞBUCAK, ÇALTUCAK, KARKUCAK, KIYMUCAK, KOLTUCAK, KONDUCAK, KORKUCAK, KUMRUCAK, KUYTUCAK, LUCAKLIK, PAMBUCAK, PANBUCAK, TATLUCAK, TOKLUCAK, YUMRUCAK
ÇABUCAK, KUYUCAK, AKBUCAK, BALUCAK, BORUCAK, DOĞUCAK, DOLUCAK, DORUCAK, DURUCAK, GOLUCAK, GORUCAK, KABUCAK, KALUCAK, KODUCAK, KOLUCAK, KORUCAK, KOVUCAK, KUCAKTA, KUZUCAK, OBRUCAK, PAMUCAK, PUSUCAK, SAVUCAK, SOĞUCAK, SOVUCAK, SULUCAK, SUMUCAK, TAVUCAK, ÜÇBUCAK, YUMUCAK
ARUCAK, OLUCAK, ULUCAK
BUCAK, KUCAK, GUCAK, SUCAK, TUCAK
UCAK
UCAK
Çökmüş, çökmek üzere olan ev, doğal nedenlerle kaymak üzere olan toprak.
KUCAKLAŞABİLMEK
Kucaklaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YUKARIYAVUCAK
Samsun ilinde, Havza ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIKUYUCAK
Çorum kenti, Bucağı merkez. Kastamonu şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Van kenti, Çaldıran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KUCAKLAŞTIRMAK
Kucaklaşma işini yaptırmak.
KUCAKLAŞABİLME
Kucaklaşabilmek işi.
KUCAKLAYABİLME
Kucaklayabilmek işi.
BAKLANKUYUCAK
Denizli şehri, Bozkurt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KUCAKLAŞTIRMA
Kucaklaştırmak işi.
KUYUCAKPINAR
Sinop kenti, Boyabat belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KAZIKLIBUCAK
Muğla ili, Milâs belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AŞAĞIKUYUCAK
Şanlıurfa şehrinde, Birecik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Van şehrinde, Çaldıran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Yozgat ilinde, Aydıncık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KUCAKLAYABİLMEK
Kucaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KUCAKLAYIVERME
Kucaklayıvermek işi.
KUCAKLAYIVERMEK
Ansızın veya çabucak kucaklamak.
KUYUCAKKARAPINAR
Manisa ilinde, Demirci ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde UCAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEBEK
Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.
BOHÇALAMAK
Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.
ÇABUCACIK
Çabucak.
ÇİZİKTİRMEK
Çabucak çizmek, çızıktırmak. Baştan savma yazmak.
HEMENCECİK
Çabucak.
HIZLI
Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.
HIZLA
Çabucak.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
AGUŞ
Kucak.
HEMEN
Çabucak. Yalnız, sadece. Aşağı yukarı. Çok.
DERAKAP
Hemen arkasından. Çabucak.
HACIYATMAZ
Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.
ÇARÇABUK
Çabucak.
ÇABUKÇA
Çabucak.
ACİLEN
Çabucak.
ALABİLDİĞİNE
Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde. Olanca hızı ile. Aşırı derecede, gereğinden çok, gırla, sıvırya.
ALELACELE
Çabucak.
GİRGİN
Herkesle çabucak yakınlık kurarak işini yürütebilen, pısırık karşıtı.
ANINDA
Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.