Kelimeler arşivinde; içinde "tıkız" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tıkız bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tıkız ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tıkız olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TIKIZLAŞMAK
TIKIZLAŞMA
KARATIKIZ, TIKIZIMAK, TIKIZLAMA
TIKIZLIK, TIMTIKIZ
TIKIZLI
TIKIZ
TIKIZ
Tıknaz. Yoğunluğu çok, katı. Çok sıkıştırılmaktan veya çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış, sıkı.
TIKIZLIK
Tıkız olma durumu.
TIKIZLI
Muş şehrinde, Aktuzla bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TIKIZLAŞMAK
Tıkız duruma gelmek.
TIKIZLAŞMA
Tıkızlaşmak işi.
KARATIKIZ
Az tatlı, ekşimsi bir çeşit armut.
TIKIZLAMA
Y bir tıkız uzay olmak üzere, bir X ilingesel uzayının Y içine gömülmesi. İnce toz durumundaki filizleri öteki özdeklerle karıştırıp sıkıştırarak, ısı altında ya da soğuk olarak birbirine tutturma yoluyla katılaştırma işlemi.
TIMTIKIZ
Çok tıkız.
TIKIZIMAK
Dar gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TIKIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KODALA
Kısa boylu, tıkız kişi.
TIKNAZ
Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı, tıkız.
HAŞUL
Tıkız (suyu az gelmiş yemekler için kullanılır). Suyu alınmış meyve posası. Ürünü alındıktan sonra, hayvanlara yedirilen sebze tevekleri.
KIDIR
Zayıf, iyi gelişmemiş. Kısa boylu, tıkız kişi.
KOMPAKTUS
Yoğun, tıkız, kesif.
SIKI
Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.
KODOŞ
Kaba, görgüsüz, beğenilmeyen kişi. Kısa boylu, tıkız kişi. Sözünde durmayan kimse. Mısır koçanı. Düzeltilmiş öküz ve inek boynuzu. Dedikoducu.
AVGUN
Üstü açık sarnıç. Üstü kapalı veya açık su yolu, ark, bahçe duvarlarında açılan su deliği. Lâğım. Kanalla gelen suyun çeşmelere ayrılacağı yerde biriktiği küçük taş havuz. Sulak, bol sulu yer. Esas arktan ayrılan su yolunda açılıp, kapatılan yer, kapak. Birkaç kere sürülüp kabartılmamış tıkız tarla Avgun olan yerde ekin olmaz. Boğasak, boğa istiyen inek: Bizim inek avgun olmuş. Ayçiçeği. Avcılıkta kuşlara kurulan tuzak. Su kanalı (Çayağzı). Yer altındaki su yolu.
BINGIL
Etli, yağlı, şişman, tıkız, dolgun.
KODİK
Eşek yavrusu, sıpa. Kısa boylu, tıkız kişi. Kedi, köpek gibi hayvanların yavrusu. Sarımsak döveci, tahta havan. Ağaçtan oyma küçük kap. Bir kişinin taşıyabileceği büyüklükte yontulmuş tomruk. Beş, altı okkalık, tahtadan yapılmış tahıl ölçeği. Suyun damlaya damlaya açtığı çukur.
KOTTAŞ
Kısa boylu, tıkız kişi. Bilgiçlik taslayan.
KOMPAKTSIZLIK
Kompakt olmama özelliği, tıkızsızlık.
KOTAL
Kısa boylu, tıkız kişi.
DIHIZ
Üstüne basılmış sert toprak. Dar, sıkı, tıkız. Toplu, orta boylu, sağlam yapılı, ağır kimse, tıknaz. Suyu az gelerek iyi pişmemiş yemek, susuz ve katı olduğundan boğazda kalan yiyecek.
BIĞIŞ
Cılız, verimsiz bağ. Etli, yağlı, şişman, tıkız, dolgun.
KODO
Kısa boylu, tıkız kişi.
KODALAK
Kaba, görgüsüz, beğenilmeyen kişi. Elle itilerek ya da çekilerek kullanılan ve ev gereçlerini taşımaya yarayan araba. İki yumruk büyüklüğünde somun. Kısa boylu, tıkız kişi. Kısa boylu, sarışın kişi. Erkek hindi. Boğazda olan şişkinlik, ur. Karpuz, nar gibi yuvarlak meyvaların büyümeyeni, ufak kalanı. Çam kozalağı.
KONDOL
Kısa boylu, tıkız kişi. Yolsuz birleşmelere aracılık eden erkek.
KIDA
İpekten para kesesi ve bel kemeri dokumaya yarayan küçük el gergefi. Kısa boylu, tıkız kişi.
KIDALAK
Küçük adım. Kısa boylu, tıkız kişi.