İçinde TÜREN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "türen" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde türen bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu türen ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında türen olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

GAYNANAKÜSTÜREN

10 harfli kelimeler

BAŞGÖTÜREN, HAPGÖTÜREN, TÜRENEKSİZ

7 harfli kelimeler

TÜRENDE, TÜRENTİ

6 harfli kelimeler

TÜRENE

5 harfli kelimeler

TÜREN

Bazı kelimelerin anlamları

TÜREN

Saban demiri.

TÜRENEKSİZ

Düzensiz.

TÜRENE

Görenek, gelenek. Davranışları hoş karşılanmayan, beğenilmeyen kişi.

TÜRENTİ

Söz türetmecilik, neolojizm.

BAŞGÖTÜREN

Konya şehri, Obruk nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

HAPGÖTÜREN

Büyük yaba. (Manyas Balıkesir).

GAYNANAKÜSTÜREN

Pembe çiçekli, dikenli bir süs bitkisi.

TÜRENDE

Mevsimine göre ilk kez çıkan meyve veya ilk tatma (Erzincan Merkez).

  -   -   -  

Anlamında TÜREN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIZIL

Parlak kırmızı renk. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Altın. Bu renkte olan. Komünist. Aşırı derecede olan.

MAYA

Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment. Arsız, utanmaz kimse. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları. Yaradılış, öz nitelik. Damızlık dişi hayvan. Dişi deve. Uzun havalardan bir tür halk türküsü.

ARVAN

Deveci, develeri götüren adam.

AKONİTAZ

Trikarboksilik asit devrinde (Krebs devri) sitrattan teşekkül eden ara maddeyi izositrata dönüştüren enzim.

KALFA

Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı. Mimar yardımcısı. Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren kimse. İptidailerde hoca yardımcısı. Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın.

GEZİCİ

Gezgin. Halka yardım amacıyla hizmet götüren.

KIZAMIK

Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık.

MİNERALLEŞTİRİCİ

Bir madenle birleşerek onu mineral duruma dönüştüren madde.

UYGULAYIMCI

Uygulayımla ilgili herhangi bir alanda bilgi ve becerisi olan kimse, tekniker, teknikçi, teknisyen, teknokrat. Bilimsel, teknik bilgi ve verileri, işe ve yapıma dönüştüren kimse.

ETMEN

Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör.

POSTA

Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer. Genellikle bu emanetleri götüren taşıt. Takım, kol. Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü. Hizmet nöbetinde bulunan er. Kez, defa, sefer. Vapur, tren, uçak vb. taşıtlarla yapılmış olan yolculuk. Yirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri, vardiya.

TULUMBACI

Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.

DÖNÜŞTÜRÜCÜ

Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genel olarak farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç, trafo, transformatör.

MOTOR

Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek. Akaryakıtla işleyen deniz aracı. Motosiklet.

ARACELLİ

İki kişi arasında lâf getirip götüren, fitneci.

SEBATLI

Bir işi yılmadan sonuna kadar götüren, direşken, sebatkâr.

RÖMORKÖR

Yedeğinde özellikle deniz taşıtı götüren taşıt.

NEOLOJİZM

Türenti.

MÜBAŞİR

Mahkemede duruşmaya girecekleri ve tanıkları çağıran, yargıcın emirlerini bildiren, kâğıtları getirip götüren görevli, çağrıcı.

MUHAVVİL

Değiştiren, dönüştüren.