İçinde TÜLÜK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tülük" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tülük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tülük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tülük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

OLAĞANÜSTÜLÜK

12 harfli kelimeler

KÖTÜLÜKÇÜLÜK

11 harfli kelimeler

SÜPRÜNTÜLÜK

10 harfli kelimeler

GÖRÜNTÜLÜK

9 harfli kelimeler

KÖTÜLÜKÇÜ

8 harfli kelimeler

MÜFTÜLÜK, MÜŞTÜLÜK

7 harfli kelimeler

KÖTÜLÜK, ÖRTÜLÜK, TÜLÜKÖY, ÜSTÜLÜK

6 harfli kelimeler

ÖTÜLÜK

5 harfli kelimeler

TÜLÜK

Bazı kelimelerin anlamları

TÜLÜK

Piliç. Kilim gibi dokunmuş torba, dağarcık.

ÜSTÜLÜK

Yaşlı kadınların giydikleri, pamuklu köpüme, pazen hırka. Kağnı arabasında, tekerin üstündeki bölüm. Kağnı arabalarının üst bölümü.

MÜFTÜLÜK

Müftü olma durumu. Müftünün görevi veya makamı.

OLAĞANÜSTÜLÜK

Olağanüstü olma durumu, fevkaladelik, harikuladelik.

SÜPRÜNTÜLÜK

Çöplük.

MÜŞTÜLÜK

Kutlama töreni.

KÖTÜLÜK

Kötü olma durumu, kemlik, şer. Zarar verecek davranış ya da söz.

KÖTÜLÜKÇÜ

Her türlü kötülüğü yapacak ahlakta olan, şerir.

GÖRÜNTÜLÜK

Ekran.

KÖTÜLÜKÇÜLÜK

Kötülükçü olma durumu, şerirlik.

ÖTÜLÜK

Çatıda kiremitlerin altına konulan tahta.

TÜLÜKÖY

Erzincan şehrinde, Akarsu nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÖRTÜLÜK

Yatak, yorgan konulan yer, yüklük. Kiremitlerin altına konulan tahtalar. Üstü kapalı, örtülmüş : Üzümlerin üstü örtülük mü?. Araba ve at örtüsü.

  -   -   -  

Anlamında TÜLÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FAKİRİZM

Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.

ETMEK

Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

BEİS

Engel, uymazlık. Kötülük, zarar.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

HARİKULADELİK

Olağanüstülük.

EKRAN

Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey, görüntülük. Televizyon camı, görüntülük. Beyaz perde, görüntülük.

KARALAMA

Karalamak işi. Leke sürme, kötülük yükleme. El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı. Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde.

CADI

Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.

ÇÖPLÜK

Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.

İKİLİK

İki değişik kullanımı veya uygulaması olma durumu. Birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık, tefrika. Görüş veya düşüncede ikiye bölünmüş olma durumu, anlaşmazlık. Birlik notanın yarı süre değerindeki nota. İki kuruşluk gümüş akçe. İkisi bir arada, iki taneden oluşmuş, iki tane alabilen.

KANCIKÇA

Döneklik ederek, gizlice kötülükte bulunarak.

HAİN

Hıyanet eden (kimse). Zarar vermekten, üzmekten veya kötülük yapmaktan hoşlanan (kimse). Sitemli bir seslenme sözü. Kötü niyeti olan.

FEVKALADELİK

Olağanüstülük.

HABASET

Kötülük, alçaklık.

FASIK

Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen. Kötülük eden, fesatçı.

FENALIK

Kötülük, şer.

CİN

Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.

GÖRÜNTÜ

Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

KALLEŞ

Sözünde durmayıp bir işin yüzüstü kalmasına yol açan. Birine gizlice kötülük eden.

HIYANET

Kutsal sayılan şeylere el uzatma, kötülük etme veya karşı davranma, hainlik, ihanet. Güveni kötüye kullanma, aldatma, vefasızlık.