Kelimeler arşivinde; içinde "tülen" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tülen bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tülen ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tülen olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖRÜNTÜLENMEK
GÖRÜNTÜLENME
KÖTÜLENMEK
KÖTÜLENİŞ, KÖTÜLENME, ÜTÜLENMEK
ÜTÜLENME, TÜLENMEK
TÜLENK
TÜLEN
TÜLEN
İlk kez çocuk doğuran genç kadın. Bir yaşında kuzulayan keçi.
TÜLENMEK
Tüylenmek. Zenginleşmek. Kaş, kirpik, saç az yanmak.
KÖTÜLENME
Kötülenmek işi.
ÜTÜLENMEK
Ütüleme işine konu olmak.
ÜTÜLENME
Ütülenmek işi.
KÖTÜLENİŞ
Kötülenme işi.
GÖRÜNTÜLENME
Görüntülenmek işi.
KÖTÜLENMEK
Kötüleme işi yapılmak veya kötüleme işine konu olmak.
TÜLENK
Kümes.
GÖRÜNTÜLENMEK
Görüntüleme işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TÜLEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜDÜMLÜ
Güdülebilen, yönlendirilebilen, yönetilebilir. Belirli bir plan veya yönde yürütülen bir amacı, bir eğilimi yansıtan.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
SPREY
Bir püskürtücü yardımıyla çok ince damlacıklar durumunda püskürtülen sıvı. Püskürtücü.
PLANLI
Belirli bir plana göre yapılan, yürütülen, düzenlenen. Önceden belirlenerek yapılan, ölçülü, hesaplı.
GONDOL
Genellikle Venedik'te kullanılan, ayakta, kıç tarafta tek kürekle yürütülen, 10 metre uzunluğunda, yassı ve iki başı yukarıya kıvrık kayık. Genellikle söz ve nişanlarda kız tarafına içine şeker, çikolata vb. konularak armağan olarak verilen, kesme cam veya gümüşten, yayvan, kayık biçiminde tabak.
TİCARET
Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.
BRANDA
Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.
DİZEL
Sıkıştırılmış hava içine püskürtülen yakıtla çalışan motor.
DEKOVİL
Ray aralığı 60 santimetre veya daha az olan, araçları buhar, hayvan veya insan gücüyle yürütülen küçük demiryolu.
KAYIK
Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne. Bir yana kaymış.
KANO
Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne.
ÇULTAR
Eyerin veya palanın üzerine örtülen kilim, halı vb. örtü.
SANDAL
Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç (Santalum album). Sandalet. İnsan taşıyacak biçimde yapılmış, kürekle yürütülen deniz teknesi.
FLİT
Sinek, sivrisinek vb. böcekleri öldürmek için püskürtülen ilaç. Bu ilacı havaya püskürten araç.
PEŞTAMAL
Hamamda örtünmek için kullanılan ince dokuma. İş yaparken bele bağlanan uzun, geniş dokuma. Başa ve omuzlara örtülen dokuma.
İLETİŞİM
Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon. Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon.
SEMİNER
Bir konu ile ilgili bilgi vermek ve bu bilgiler üzerinde tartışmak amacıyla birkaç yetkilinin yönetimi altında düzenlenen toplantı. Üniversitelerde öğretim elemanının yönetimi altında öğrencilerin yaptıkları araştırmalarla ilgili rapor hazırlama, tartışma biçiminde yürütülen grup çalışması.
KESKİ
Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç. Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç, tırnak. Pulluk gövdesi önüne takılan ve toprağı kesip ayıran, bıçak veya disk biçiminde çelikten yapılmış pulluk parçası.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
ÇAMURLANMAK
Üzerine çamur sıçramak, bulaşmak. Kötülenmek, sataşılmak.