Kelimeler arşivinde; içinde "tuval" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tuval bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tuval ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tuval olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TUVALETÇİLİK
TUVALANMAK, TUVALLAMAK
TUVALETÇİ
MARTUVAL
TUVALET, TUVALTI
TUVAL
TUVAL
Üzerine resim yapılan, gerdirilmiş keten, kenevir veya pamuklu kaba kumaş. Bu kumaşın üzerine yapılmış tablo.
MARTUVAL
Boş, yalan yanlış sözler. Şaka.
TUVALETÇİLİK
Tuvaletçi olma durumu.
TUVALETÇİ
Tuvalet işleten kimse.
TUVALLAMAK
Yuvarlamak.
TUVALTI
Sofrada artan ekmek parçası : Sofrada tuvaltı bırakma.
TUVALET
İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer, abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kenef, memişhane, kademhane. Sidik ya da dışkı. Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne. Gece kıyafeti. Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi.
TUVALANMAK
Yuvarlanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUVAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MEMİŞHANE
Tuvalet.
LAVABO
Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. Tuvalet.
AYAKYOLU
Tuvalet.
ABDASHANA
Tuvalet.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
YÜZNUMARA
Tuvalet.
REZERVUAR
Tuvaletlerde kullanılmaya yarayan su deposu.
PİSUVAR
Genel tuvaletlerde erkeklerin kullandığı, duvar kenarına yerleştirilmiş sidiklik.
HELA
Tuvalet.
SIKIŞMAK
Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak. İki şey arasında kalmak. Yerinden oynamamak. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak. Zor bir durumda kalmak. Tuvalet ihtiyacı gelmek.
PONPON
Yuvarlak püskül. Pudra sürmek için kullanılan yumuşak tüylü tuvalet gereci.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
ABDESTHANE
Tuvalet.
KENEF
Tuvalet. Pis, berbat.
BİDE
Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı.
TUŞ
Piyano, org vb. müzik aletleriyle daktilo, hesap makinesi, bilgisayar ve telefon gibi makinelerde parmak vurulan yerlerin adı. Yağlı boya ressamlığında fırçadaki boyanın tuvale sürülüş biçimi. Güreşte oyun sırasında iki omzun aynı anda yere değmesiyle oluşan yenilgi. Eskrimde kılıcın ucunun karşı oyuncunun göğüs ve karın bölgesini koruyan özel giysinin bir bölümüne değmesi.
KUBUR
Tuvalet deliğinden lağıma inen boru. Bir tür tabanca, dolma tabanca. Boru biçiminde kap.
KLOZET
Alafranga tuvalet.
MENFEZ
Girecek ya da geçecek yer, delik. Genellikle banyo ve tuvaletlerde bulunan, panjur gibi açılıp kapanan havalandırma penceresi.
KADEMHANE
Tuvalet.