Kelimeler arşivinde; içinde "tutarlı" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tutarlı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tutarlı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tutarlı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İÇTUTARLILIK
TUTARLILIK
TUTARLIK
TUTARLI
TUTARLI
Aralarında çelişki bulunmayan, her bakımdan uyumlu, insicamlı.
TUTARLIK
Uygunluk, insicam. Anlatımın konuyla bağdaşması, insicam.
TUTARLILIK
Tutarlı olma durumu, insicamlılık.
İÇTUTARLILIK
Bir ölçeği oluşturan sınarların ayrı ölçüm boyutuna ilişkin olmaları ya da tek tek her sınarla elde edilen ölçümlerin tüm ölçeğe göre beliren ölçümle bağıntılı sonuçlar vermesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUTARLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YORUMBİLİM
Birsözedilen dilin olağan yorumuyla tüm olanaklı yorumlarını belirleyip dilin düzgün deyimlerinin her bir yorumda kazandıkları anlamları belirten, doğruluk, geçerlilik, tutarlılık, içerme, eşdeğerlik gibi kavramları tanımlayan; düzgün deyimler ile anlamları arasındaki ilişkiler konusundaki kanıtsavları ortaya koyan sözeden kuram. bk. anlambilim.
SİMGELEŞTİRME
Simgeleştirmek işi, sembolleştirme. Önermelerin tutarlılığını ya da çıkarımların geçerliliğini denetlemek amacıyla bunların kimi bölümleri yerine bu bölümlerin dizimsel türlerine uygun simgeler koyma işlemi. Bu işlem yapılırken aynı deyimler yerine aynı simge, ayrı deyimler yerine de ayrı simgeler konulmalıdır. Bir şeyi simgeler aracılığıyla anlatma ya da gösterme. Bir tutum, eylem ya da duyguya simge işlevinin verilmesi.
UYARLILIK
Uyumluluk. Vargılarla öncüller arasındaki sıkı tutarlılık ya da kanı ve tutumlar arasındaki uyarlı birlik.
SİYAKUSİBAK
Sözdeki uygunluk ve tutarlılık, sibakusiyak.
İNSİCAMLI
Tutarlı.
RABITA
Bağlayan şey, bağ. İlgi, ilişki. Birbirini tutma, tutarlık. Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü. Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması. İki şeyi birbirine bağlayan ip. Düzen, sıra.
GÜVENİRLİK
Güvenilirlik. Bir testin, ölçmesi gereken şeyi her uygulanışında aynı biçimde ölçmede gösterdiği tutarlık derecesi. Aynı işlemle, benzer koşullarda yinelenen ölçümlerin, ölçülen konunun iki ölçüm arasında değişmemesi koşuluyla benzer sonuçlar verme özelliği, bk. geçerlik.
RABITALI
Düzgün, düzenli. Sözünü bilen, tutarlı, ağırbaşlı. Bağlantılı.
BAĞDAŞIM
Tutarlık, tutarlılık, insicam.
İNSİCAMLILIK
Tutarlılık.
KARAKTER
Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.
DALGALANMAK
Üzerinde dalga oluşmak. Tutarlı olamamak, tutarlı davranışlarda bulunamamak. Hareketli olmak, kıpırdamak. Renk, ton değiştirmek.
TUTARSIZ
Tutarlı olmayan, aralarında çelişki bulunan, insicamsız.
İNSİCAM
Düzgünlük, tutarlık, bağdaşım. Tutarlık.
RABITASIZ
Düzensiz, birbirini tutmaz. Bağlantısız. Birbirine bağlı ya da tutarlı olmadan. Ağırbaşlı olmayan, tutarsız.
ORTA
Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.
İÇGERÇEKLEME
Bir gözlem yordamı ya da bir ölçme aracına alınan yanıtların geçerliğini ölçmek üzere, yanıtları kendi içinde tutarlılık süzgecinden geçirme, bk. geçerlik saptama yolları, geçerlik sınaması.
USBİLİM
Önermelerin tutarlılığı ile çıkarımların geçerliliğini belirleyen kurallan konu edinen bilim.
ÖLÇEKLENEBİLME
Yığışımlı ölçekleme yordamının bir ölçek geliştirmek üzere öngördüğü ve ölçüm boyutunun tutarlı ve türetilebilir sınarlar içermesini gerektiren özellik.