Kelimeler arşivinde; içinde "tunmak" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tunmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tunmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tunmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TUNMAK
Batıp çıkmak(?). Üzerine sıçramak, zıplamak.
DURTUNMAK
Olay çıkarmaya çalışmak, birisine çatmak.
TUTUNMAK
Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak. Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, dayanmak. Kendi üzerine koymak, kullanmak. Kendini kabul ettirmek, kendine bir yer sağlamak.
DUTUNMAK
Sebat etmek, tutunmak, bağlanmak. Sevmek, beğenmek, hoşlanmak. Kendini sevdirip itibar kazanmak. Rağbet etmek. Edinmek, ittihaz etmek, telâkki etmek. Tutulmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUNMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TUTUNMA
Tutunmak işi.
ARBILMAK
Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Asılmak, tutunmak, tırmanmak, takılmak, çıkmak. Atılmak, saldırmak. Binmek. Birisine yük olmak. Birinin üstüne abanmak. Birine yük olmak.
KAVZANMAK
Elleriyle tutunmak istemek.
PEKİNMEK
Yerinden kımıldamamak, çivilenmek. Abanmak, tutunmak, dayanmak : Sıkı pekin sonra düşersin. Güvenmek.
TİRENMEK
Düşmemek için tutunmak.
YERLEŞMEK
Yerine iyice oturmak, yerinde sabit olmak. Yer bulup oturmak. Çalışmak üzere bir iş yerine başlamak. Sınav sonucuna göre herhangi bir eğitim kurumunda okumaya hak kazanmak, okumaya başlamak. Yaygın duruma gelmek, tutunmak. Eşyayı yerli yerine koymak. Rahat bir biçimde oturmak. Bir yerde oturmaya, yaşamaya başlamak. Alışılmak, kullanılır olmak.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
ARBIŞMAK
Yoktan kavga çıkarmak. Tutmak, yapmak: Şu işi arbıştım. Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Asılmak, tutunmak, tırmanmak, takılmak, çıkmak. Atılmak, saldırmak. Binmek.
KARVANMAK
Tutunmak, yapışmak.
TUTUNUVERMEK
Aniden tutunmak.