Kelimeler arşivinde; içinde "trok" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde trok bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu trok ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında trok olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GASTROKOLONOSTOMİ
PETROKİMYACILIK
ELEKTROKAPLAMA, GASTROKNEMİYUS
TROKANTERİKUS, GASTROKOLİTİS, ERİTROKUPREİN
ELEKTROKİMYA, SPEKTROKİMYA, SENTROKONLAR, ELEKTROKOTER, DEKSTROKARDİ, PETROKİMYACI
TROKLEARİS, TROKOİDEUS, PETROKİMYA
İATROKEMİ, TROKANTER
TROKLEA
TİTROK, TROKAR, ANTROK, TROKUS
STROK
TROK
TROK
Değişim.
PETROKİMYACILIK
Petrokimyacı olma durumu.
SENTROKONLAR
Koksidiyaların hücre bölünmesi boyunca çekirdek zarında oluşan çıkıntılar.
GASTROKOLONOSTOMİ
Mideyle kolon arasında ameliyatla anastomoz yapılması.
ELEKTROKOTER
Kesme ve dağlama amacıyla elektrik enerjisinin kullanıldığı aygıt.
ELEKTROKAPLAMA
Bir metal eşya yüzeyine, elektroliz yardımı ile başka bir metal tabakası kaplama işlemi.
DEKSTROKARDİ
Kalbin, doğuştan göğüs boşluğunun sağ tarafında yer alması.
GASTROKOLİTİS
Mide ve kalın bağırsağın yangısı.
TROKANTERİKUS
Makaraya ait olan.
SPEKTROKİMYA
Kimyasal analizlerde elektromagnetik ışın kullanan bilim dalı.
TROKLEARİS
Makaraya ait olan.
ELEKTROKİMYA
Elektrik akımının etkisiyle ortaya çıkan kimyasal değişmeleri ve kimya işlemlerinde oluşan enerji elektrik üretiminde kullanmayı araştıran bilim dalı.
PETROKİMYACI
Petrokimya dalında uzmanlaşmış kimse.
TROKOİDEUS
Tekerlek gibi, döner.
ERİTROKUPREİN
Hemokuprein.
GASTROKNEMİYUS
Baldır ikiz kası, karınlı baldır kası.
Bu bölümde tanımı içerisinde TROK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FEMUR
Uyluk kemiği. Böceklerde veya akarlarda, üstte trokantere bağlı, altta böceklerde tibya ile akarlarda patellayla eklem yapan podomer. 1.Uyluk kemiği. Böcek ve örümceklerde bacak bölütlerinin dipten üçüncüsü.
PERASİTLER
Oksoasitlerin elektrokimyasal yükseltgenmesi veya hidrojenperoksit ile muamele edilmesiyle hazırlanan, M-O-O- grupları içeren bileşikler. Örneğin; Perborik, persülfürik, perkromik, perasetik asitler. Permanganatlar, periyodatlar perasitlerin tuzları değildir.
NİKARBAZİN
Eşit miktarda 4, 4-dinitrokarbanilide ve 4, 6-dimetil-2-pirimidinol bileşiğinin karıştırılmasıyla oluşturulan, koksidiyoz tedavisinde kullanılan bir ilaç.
KARDİYOGRAM
Elektrokardiyogram.
YENİM
Çoğunlukla yükseltgeme sonucu metallerde oluşan birleşim değişimi süreci; paslanma. Katı gereçler, özellikle metal alaşımların kimyasal ve elektrokimyasal tepkimelerle ya da fiziksel çözülme ile aşınması. Kimyasal ve elektrokimyasal tepkime sonucu, metal yüzeylerin aşınması olayı. Madenlerin havadaki ya da sudaki oksijenle tepkimeye girmeleri sonucu yüzeylerinde oluşan aşınma.
İYONOGRAFİ
İyonların göçünü içeren bir elektrokromotografi çeşidi.
HEMOKUPREİN
Alyuvarlarda bulunan ve bakır içeren bir protein, eritrokuprein.
KARDİYOGRAFİ
Elektrokardiyografi.
ELEKTRO
Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.
KAZANTRANOL
Rhammus pushiana ağacının kabuğundan elde edilen, farmakolojik olarak uyarıcı ve ishal yapıcı olarak kullanılan antrokinon türevi bir glikozit.
HİGROM
Sıvı birikimi nedeniyle genişlemiş kist, kese veya bursa. Genellikle, kemik çıkıntıları üzerindeki deri altında sonradan biçimlenen kese benzeri yapıların içerisinde musinöz, kanamanın derecesine bağlı olarak sarıdan kırmızı renge değişen sıvı birikimiyle belirgindir. Basıncın nasır oluşturmadığı olgularda kalıcı dekübitis ülserleri, hematom ve sonunda higrom biçimlenir. Daha çok iri cüsseli köpeklerin dirseklerinin yanal yüzünde ve uyluk kemiğinin trokanter mayoründe ve kalça çıkıntısında görülür.
MİTOKSANTRON
Antrokinon türevi sentetik bir kanser ilacı.
EKG
Elektrokardiyogram.
KATODİK
Bir elektrokimyasal hücrenin katodundaki olaylara ait olan.
TRİSALİT
Elektrokaplamada kullanılan, siyanürlerin çinko ve sodyum sülfitle olan karışımına verilen ticari marka.
KARDİYOGRAF
Elektrokardiyograf.
POLAROGRAF
Cıva damla elektrotu kullanarak seyreltik elektrolit çözeltilerinin çözümlenmesini sağlayan aygıt. Çözeltilerin elektrokimyasal olarak analizini sağlayan cihaz.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.