Kelimeler arşivinde; içinde "topraklı" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde topraklı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu topraklı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında topraklı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARITOPRAKLI
BOZTOPRAKLI
TOPRAKLIK
TOPRAKLI
TOPRAKLI
İçine toprak karışmış. Ekecek toprağı olan (köylü).
TOPRAKLIK
İki yaşında öküz. Evleri badana yapmak için kullanılan ak toprağın çıkarıldığı yer. Halıya saçak yapdan önce kilim gibi dokunan iki parmak kalınlığındaki tüysüz bölüm : Bu halının topraklığı eskimiş. Köylerde bebeklerin kundak yapılırken sarıldığı toprağın ısındığı teneke kap. Bingöl ili, Kiğı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya kenti, Altınekin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BOZTOPRAKLI
Kahramanmaraş kenti, Andırın ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
YUKARITOPRAKLI
Iğdır şehri, Aralık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOPRAKLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
IŞTALAK
Pekmezin topraklı tortusu.
DEVEÇÖKÜRDEĞİ
Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.
BOLT
Çim, topraklı çim kökü.
ÇÖPÜRLÜ
Karışık dolaşık iş. Dayanacak kimsesi bulunan. Çöplü, topraklı fasulye.
BALGAN
Sık ormanlık, çalılık, fundalık yer. Sazlık, bataklık. Sert topraklı, taşlı yer.
DABAN
Esas, asıl, taban. Döşeme. Üç dört santimetreden kalın tahta, kalas, döşemelik tahta. Değirmen taşının altına konulan kiriş. Bir yerin, yamaçtaki tarlanın alt kısmı, eteği. Zemin kat. Tütün denklerinin en alt kısmı. Sürgü, tırmık. Taşsız, düz ve verimli toprak, tarla. Killi topraklı arazi. Ayağın altı, taban. Ayak ve elin bileğe yakın etli kısmı. Adım. Fahişe. İyi cins kılıç demiri. Taban, aya. Eski türkçe taban: taban; aya.
AFARLAMAK
Afallamak. Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak.
BALĞAN
Balgam. Sert topraklı yer. Su birikintisi.
KIZARANTI
Hafif kırmızılık, kızartı. Harmanda kalan topraklı buğday : Bu kızarantıyı ele.
KIZLAN
Killi, çorak toprak. Kırmızı topraklı yer. Çoğunlukla krom madeni çıkarılan toprak. Muğla şehrinde, Datça ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Samsun ili, Alaçam belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GIRMA
Bir çeşit melez köpek. Pürüzlü ve engebeli alan. Beyaz topraklı yer. Tohum ekmek için tarlada pullukla açılan yer: Gırma gırmadan tohum ekme. Bir çeşit av tüfeği. Avcıların saçma bulamayınca telden saçma şeklinde kestikleri parçalar. Bir çeşit tatlı. Salamura yapılmış yeşil zeytin. Davarların yemesi için kesilen ağaç dalları. Kuru odun yapmak için kesilen yaş çam dalları. Tohum ekmek için tarladaki çalı ve ağaçları sökme işi: Bizimkiler bugün Akdere'ye gırmaya gittiler. Hayvan yemi olarak kullanılan kırılmış tahıl. Hayvanların kolay yiyebilmesi için ezilerek verilen arpa. Kumaşa büzülerek yapılan süs, pili. Ortasından ikiye katlanan tüfek. (Tokmacık Yalvaç Isparta). Hayvan yemi olarak kullanılan kırılmış arpa. (Çukurhisar Eskişehir). Dövenle yarı sürülmüş ekin sapı. (Afşar Güdül Ankara).
DEVEÇÖKÜDEN
Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.
GUBATARLA
Taşsız, otsuz, iyi topraklı tarla.
GÖBÜ
Kağnı arabalarının ön ve arka taraflarında bulunan iki tahta. Saç ekmeği, bazlama. Mayalı hamurdan yapılan ve yağda kızartılan bir çeşit börek. Çamaşır tokacı. Kahn dikiş, yorgan dikişi, ilinti. Tozlu, topraklı yol. Ordu ilinde, Ünye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak kenti, Kilimli nahiyesine bağlı bir yer.
KİRE
Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır.
DEVEÇÖKERDEN
Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.
BELAN
İki tepe arasındaki alçak kısım, belen. Tarla, sert topraklı yer. Tepe, yüksek yer, üzeri yassı tepe, ufak tepe. Dağ üzerindeki yüksek geçit, yol, dönemeçli, dik dağ yolu.
OĞRA
Açılan yufkanın yapışmaması için üstüne serpilen un. Çorak topraklı tarlaların üstünde oluşan tuz gibi beyazlık.
AFARALAMAK
Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak. Bir şeyin irisini, ufağını ayırmak, seçmek.
DEVEÇÖKERTEN
Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.