Kelimeler arşivinde; içinde "tiyar" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tiyar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tiyar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tiyar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İHTİYARLATMAK, GAYRİİHTİYARİ, EHTİYARLANMAK
İHTİYARSIZCA, İHTİYARLAMAK, İHTİYARLATMA, İHTİYARLAYIŞ
BAHTİYARLIK, İHTİYARLAMA
İHTİYARLIK, İHTİYARSIZ, İHTİYARCIK
İHTİYARCA
İHTİYARİ, BAHTİYAR
EHTİYAR, EKTİYAR, İHTİYAR, İTTİYAR
ETİYAR, İTİYAR
TİYAR
TİYAR
Başlık, serpuş.
İHTİYARLIK
İhtiyar olma durumu, yaşlılık. Her bakımdan güçsüzlük, yetersizlik, zayıflık.
İHTİYARCIK
İhtiyarlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz.
İHTİYARCA
Biraz yaşlıca.
İHTİYARLATMAK
İhtiyarlamasına sebep olmak.
İHTİYARSIZCA
İhtiyarsız bir biçimde.
BAHTİYARLIK
Mutluluk.
İHTİYARSIZ
Seçmesiz, irade dışı. Düşünmeksizin, elde olmadan.
İHTİYARLAMA
İhtiyarlamak işi, yaşlanma.
EHTİYARLANMAK
İhtiyarlamak, yaşlanmak.
BAHTİYAR
Mutlu.
İHTİYARLATMA
İhtiyarlatmak işi.
İHTİYARLAYIŞ
İhtiyarlama işi.
GAYRİİHTİYARİ
İstemeksizin, düşünmeden, elinde olmayarak.
İHTİYARLAMAK
Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, kocamak. İhtiyar görünüşü almak, ihtiyar görünmek.
İHTİYARİ
Seçimlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİYAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FARIMAK
Güçsüz düşmek, yorulmak. Eskimek, yıpranmak. Vazgeçmek, usanmak. Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak.
KARIMAK
Yaşlanmak, kocamak, ihtiyarlamak.
HANIMANNE
Kaynana. İhtiyar kadınlara bir seslenme sözü.
GEÇKİN
İhtiyarlamaya yüz tutmuş, yaşlanmış. Geçmiş. Gereğinden çok olgun veya solmaya başlamış (bitki).
SALMA
Salmak işi. Kuşların üretilmesine ayrılan oda. Pirinçle pişirilen bir yemek türü. Başıboş gezen (hayvan). Bazı yerel giysilerde kolun yeninden sarkan kumaş parçası. Sürekli akan (su). Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri. Genellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden toplanması gereken para.
BARBA
İhtiyar Rum meyhanecisi.
KOCA
Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç. Büyük, ulu. Büyük, geniş. Kocaman, iri. Yüksek. Yaşlı, ihtiyar, pir.
KOCABAŞI
Köy ihtiyar heyetinin başı, muhtar.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
ABBO
İhtiyar, dede: Sakallıya varıp da abbo mu diyeceksin. Şaşma ve korku ünlemi.
MORUKLAŞMAK
Yaşlanmak, ihtiyarlamak.
ASA
Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.
AGIN
Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). İhtiyar, yaşlı.
MUTLU
Mutluluğa erişmiş olan, ongun, mesut, saadetli, bahtiyar, berhudar. Mutluluk veren.
KARI
Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.
KAĞŞAMAK
Eskimek, dağılmaya yüz tutmak. İhtiyarlamak. Zayıflamak, gevşemek, güçsüzleşmek. Herhangi bir şey ek yerlerinden ayrılmak, oynamak.
MUTLULUK
Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
KOCAMAK
Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, ihtiyarlamak.
GENÇ
Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.