Kelimeler arşivinde; içinde "tinsel" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tinsel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tinsel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tinsel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TİNSEL
Maddeyle ilgisi olmayan, manevi olan, spiritüel. Manevi, özdeksel karşıtı.
TİNSELCİ
Tinselcilik öğretisini benimseyen, spiritüalist.
TİNSELCİLİK
Bütün gerçekliğin özünün ruh olduğunu, her gerçek olanın manevi olduğunu ve maddi olanın yalnızca manevi gerçekliğin bir görünüşü olduğunu veya salt bir tasarım olduğunu ileri süren fizikötesi öğreti, spiritüalizm.
METİNSEL
Metinle ilgili, metne ilişkin.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİNSEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SPİRİTÜALİZM
Tinselcilik.
TENGİLDEMEK
Nesnel, tinsel düşkünlüğe uğramak.
SPİRİTÜALİST
Tinselci.
BUDUNBETİM
İnsan topluluklarının töre ve alışkılarını, yaratmış oldukları özdeksel ve dinsel kültür özelliklerini düzenli biçimde inceleyip anlatan bilim dalı. Toplum kültürlerini betimsel bir yöntem içinde saptayan bilim. karşılığı budunbilim, insanbilim, halkbilim. İnsan topluluklarının, özellikle de ilkel ya da abecesiz halkların özdeksel ve tinsel ekinlerinin betimsel incelemesini yapan bilim dalı.
MANEVİ
Görülmeyen, duyularla sezilebilen, ruhani, tinsel, maddi karşıtı.
KIRSALLAŞMA
Kentten köye göçle birlikte kırsal nüfusta yaşanan önemli artış. karşılığı şehirleşme. Kırsal alanda yaşayan nüfus oranının yükselmesi. Kırlardan kentlere olan nüfus akımları sonucunda kente yeni göçenlerin kentin tinsel ve özdeksel yaşamına uyum yapamaması nedeniyle, özellikle büyük kentlerdeki gecekondu bölgelerinin kırsal alan görünümü kazanması.
RUHSAL
Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik. Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik.
GARAMAT
Akraba: Onunla aramda garamat var. Varlık, zenginlik: Ali ağaların garamatı fazladır. Tinsel bunalım.
SOYYAPITÇILIK
XVII. yüzyıl Fransız yazınında eski Yunan ve Latin yazınını örnek alarak, bileşimde sağlamlığı, anlatımda arılık ve açıklığı, ölçülülüğü, törel ve tinsel çözümlerde inceliği, doğallık ve gerçeğe benzerliği ilke olarak benimseyen akım. Belirli bir yazın ya da sanat geleneğine bağlılık.
ÖZDEKSEL
Maddi, tinsel karşıtı.
TAKMAAD
Kimi insanlara gövdesel ya da tinsel bir özürlerinden, belirgin bir özelliklerinden, uğraştıkları işlerden dolayı takılan, günlük konuşmalarda ve işlerde kullanılan, çoğunca komik, küçültücü ya da yüceltici nitelikteki ad.
TEĞEMEK
Nesnel ya da tinsel yardımda bulunmak.
BUDUNBİLİM
Özellikle ilkel diye nitelenen budunların, ama son otuz kırk yıldan beri ilkel diyemeyeceğimiz toplumların özdeksel ve tinsel kültür öğelerini dizgeli bir biçimde açıklayan; türlü kültürler arasında karşılaştırmalar yapan, insanlığın kültür tarihini açıklamaya çalışan, kültürel göçleri ve kültürün genel gelişme yasalarını araştıran bilim. İnsanı konu edinen, özellikle ilkel toplumları ve onların özdeksel ve tinsel kültür değerlerini inceleyen, kültürler arası ilişkiler üzerinde düzenli araştırmalar yapan ve kültürün genel gelişme yasalarını saptamaya çalışan bilim. Kültürleri bütün boyutları içinde saptayarak bunların kaynak, gelişim, değişim ve tüm öteki sorunlarını birtakım sonuç, kural ya da yasaların yardımıyla çözmeğe çalışan bilim dalı. bk. halkbilim. Yeryüzünde yaşıyan insan topluluklarının ya da toplumlarının özdeksel ve tinsel ekinlerini karşılaştırmalı olarak, birbirleriyle ilişkileri içinde inceleyerek ekinin genel oluşum ve gelişim yasalarını araştıran bilim dalı.
ÖZELGE
Bir konudaki görüşü ve yapılması gereken uygulamayı bildiren yazı. Birey, aile, akraba ya da toplulukların, ilgili oldukları toplumun anlayış ölçülerine uygun bir biçimde üzerlerinde hak iyesi oldukları özdeksel ve tinsel öğelerin tümü.
UYVANMAK
Tinsel ya da tensel bir yitik, bir acı yüzünden çok sarsılmak, kıvranmak, bayılacak duruma gelmek.
GÖNÜLALMA
ma'nevi tazminât (bk. tinsel zarar -giderim).
SPİRİTÜEL
Tinsel.
TIBIKA
Bebeği yaşamayan, hemen ölen kadında olduğu sanılan tinsel bir hastalık : O tıbıkalıdır hiç çocuğu yaşamaz. Çocukları güçsüz bırakan hastalık.
İŞ
Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma. Bir değer yaratan emek. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev. Sanayi, ticaret, tarım, maliye ve benzerleri alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü. Kamu yararına yapılan işler. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. Ticari anlaşma, alışveriş. Herhangi bir maksatla kurulan düzen. Bazı deyimlerde "yarar, çıkar" anlamında kullanılan bir söz. Yapılan şey, davranış. Nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey. Emek, işçilik, ustalık. İşlem. Bir kimseye özgü olan görüş, anlayış. Yetenek. Etene, son. İç. İş. İş, durum, hâl. Eş. İç, ara. İş, husus, fiil, davranış, çalışma. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. Çalışma, emek. Yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. Meslek. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. amel. (work) Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek. (business, activity) Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler. (profession) Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. (job) Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke. Termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. Verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Eş, arkadaş. Denk, benzer. Hal, durum, vaziyet.
HALKBİLİM
Belli bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini; geleneklerini, törelerini, inanışlarını, müziğini, oyunlarını, masallarını, efsanelerini, türkülerini, geleneksel tiyatrosunu, halk hekimliğini, konut yapımını, araç-gereçlerini ve benzerleri inceleyen bilim. a. bk. bölgesel budunbilim. Toplumların, halk katmanlarının tinsel ve özdeksel kültürlerini; tarihsel, toplumsal ve coğrafyasal boyutlarıyla bu boyutların birbirleriyle ilişkilerini saptayarak kaynak, evrim, yayılım, değişim, etkileşim gibi daha birçok sorunlarını kendine özgü yöntemler yardımıyla çözmeye, bu arada, bu oluşumlarla ilgili sonuç, kural, kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalı. bk. halk yaşambilimi, halk kültürbilimi, halkçizim. Halk bilgisini inceleyen bilim dalı. Bir toplulukta yaşayan kişileri, onların gelenek ve göreneklerini masal, atasözü, türkü ve benzerleri yazın ürünlerini araştırıp o toplumun yaşayış ve duygularını inceleyen bilim. (Daha kısa bir söyleyişle, bir toplumun tinsel uygarlığını ve zenginliğini inceleyen bilim dalı.).