Kelimeler arşivinde; içinde "tevki" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tevki bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tevki ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tevki olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TEVKİFHANE
TEVKİFAT, TEVKİRLİ
TEVKİCİ
TEVKİF, TEVKİL
TEVKİ
TEVKİ
Padişah fermanlarına çekilen tuğra. Bu tuğrayı taşıyan ferman.
TEVKİCİ
Nişancı.
TEVKİFAT
Para konusunda kesintiler. Tutuklamalar.
TEVKİF
Durdurma. Bir suç dolayısıyla birini tutuklama.
TEVKİRLİ
Nişanlı.
TEVKİFHANE
Tutukevi.
TEVKİL
Vekil etme.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEVKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TUTUKLAMAK
Kanun yoluyla hürriyeti kısıtlayarak bir yere kapatmak, tevkif etmek.
NİŞANCI
Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan. Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli, tevkici, tuğrakeş.
TUTMAK
Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
TUTUKLAMA
Tutuklamak işi, tevkif.
TUTUKEVİ
Tutukluların kapatıldığı yer, tomruk, dam, tevkifhane.