Kelimeler arşivinde; içinde "teslim" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde teslim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu teslim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında teslim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TESLİMİYETÇİLİK
TESLİMİYETÇİ
TESLİMATÇI, TESLİMİYET
TESLİMAT
TESLİM
TESLİM
Bir şeyi sahibine verme. Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça. Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme. Gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama. Bırakma, devretme, terk etme. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü.
TESLİMAT
Teslim edilen eşyalar veya yatırılan paralar. Teslim etme işi.
TESLİMİYETÇİLİK
Teslimiyetçi olma durumu.
TESLİMATÇI
Teslimat işiyle uğraşan kimse.
TESLİMİYET
Teslim olma, kendini verme, boyun eğme.
TESLİMİYETÇİ
Boyun eğme eğiliminde olan, kabullenmiş.
Bu bölümde tanımı içerisinde TESLİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İHKAKIHAK
Bir hakkı hukuk kurallarına uygun bir biçimde teslim etme.
DEMİRBAŞ
Bir yerde kullanılan, bir yere kayıtlı olan, bir görevliden öbürüne teslim edilen dayanıklı eşya. Bir yerin eskisi, emektarı olan (kimse). Bu nitelikte olan.
DEVRALMAK
Bir şeyi devir yoluyla almak, teslim almak.
TRÖST
Aynı alanda iş yapan çeşitli ortaklıkların hisse senetlerinin, bir denetim teşkilatına teslim edilmesi ve yönetimin bir teşkilatı yöneten gruba aktarılmasıyla oluşan, tekelci sermayedarlığa dayanan ortaklıklar birliği.
ALINDI
Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.
ÇETELECİ
Ormandan kesilen odunları bir tüccar adına teslim alan, alım ve satım hesaplarını tutan memur: Aylığı 45 liraya çetelecilik yapıyor.
TESELLÜM
Verilen bir şeyi alma, teslim alma.
KONŞİMENTO
Taşınmak için gemiye teslim edilen bir mala karşılık olarak verilen alındı.
KABIZ
Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı. Alma. Azrail tarafından ruh teslim alınma, ölme. Kavrama, el ile tutma.
CIP
Ansızın anlamında kullanılır. Hep, bütün, çok. Dışalım yapılan malın alıcının ülkesinde belirtilen varış noktasına kadarki sigorta ve taşıma maliyetlerinin dışsatımcı tarafından üstlenilmesi ile yapılan teslim biçimi ve buna dayalı fiyatı. Kapalı devre temizleme.
PEŞİN
Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı. Daha önce, önceden. Çalışmadan verilen (ücret, aylık). Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma, spot.
BEYBENCE
Şeyh karşısında niyaz ve teslimiyet duruşu, peymançe.
ZİMMET
Üstünde olan şey. Bir kimsenin yasal olmayan yollardan üzerine geçirip ödemeye zorunlu olduğu para. Bir ticaret kuruluşunun borçlarının tümü. Kurum ve kuruluşlarda çalışanlara veya para işleri ile uğraşan görevliye imza karşılığı teslim edilen para veya eşya.
YATIRMAK
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak. Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek. Harcamak. Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek. Eğmek, yatık duruma getirmek. Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek. Konuk etmek. Uyutmak. Başarısızlığa uğramasına yol açmak. Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak.
EMANET
Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., inam, vedia. Can, ruh. Bir kimse ile birine gönderilen şey. Eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer.
DDU
Malın, dışalımın yapılacağı ülkede, sözleşmede belirlenen yerde gümrük vergisi ödenmemiş olarak alıcıya ulaştırılmasını öngören D grubu teslim biçimi ve buna dayalı fiyatı.
VERE
Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.
İLMÜHABER
Birinin yer, hâl, medeni durum vb.ni gösteren resmî belge. Bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, alındı kâğıdı.
CIF
Sigorta pirimi, navlun ve yükleme giderleri ile oluşabilecek her türlü riskin satıcı tarafından üstlenildiği uluslararası C grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyatı. karşılığı CFR.