Kelimeler arşivinde; içinde "tesir" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tesir bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tesir ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tesir olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TESİRSİZLİK
TESİRLİLİK
TESİRSİZ
TESİRLİ
TESİR
TESİR
Etki.
TESİRLİLİK
Etkililik.
TESİRSİZLİK
Etkisizlik.
TESİRLİ
Etkili.
TESİRSİZ
Etkisiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde TESİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOMAK
Durdurmak, kaçırmamak. Delik. Koyuvermek, bırakmak: Aman kardeşim şunu koma kaçacak. Koymak. Bırakmak. Bırakmak, terketmek, vaz' etmek. Müsaade etmek, izin vermek, serbest bırakmak, salıvermek. Alıkoymak. Tesir etmek.
AVSUN
Sihir, büyü, afsun. Üfürük, nefes: Bizim Alinin başı pek ağrıyor, hocaya avsunlattık da geliyoruz. Hoca ve şeyhlerin afsunlamakta kullandıkları bir madde. Telkin, tesir. Hastaları iyileştirmek için suya dökülen eritilmiş kurşun. Vücutta beliren kabartılar. Tavşan, kuş gibi hayvanları vurmak için kurulan pusu. Efsun. Efsun, büğü.
ETKİLİLİK
Etkili olma durumu, tesirlilik, müessiriyet.
ETGİLİ
Tesirli.
ETKİMEK
Etkide bulunmak, tesir etmek.
İŞLEMEK
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek. Naşketmek. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak. Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak. Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek. Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek. Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak. Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek. Çimlenmek, filizlenmek. Çalışmak, iş yapmak. Ayçiçeği ya da kabak çekirdeği yemek. Mısır tanelerini ayırmak: Beş teneke mısır işledik. İşlemek. İşlemek, girip çıkmak; gapidan işlemek. Çalışmak. Herhangi bir veri saklama ortamına, tutanak eklemek ya da günlemek amacıyla yazmak. (kötü iş için): irtikâb. Yapmak. İmâl etmek, yapmak. Tesir etmek.
AŞKAR
Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.
AKIŞMAZ
Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan.
ETKİSİZ
Etkisi olmayan, tesirsiz, nötr.
ETKİLEMEK
Etkiye uğratmak, tesir etmek. Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek.
ACARI
Yeni. Çalışkan, becerikli, hamarat. Kaynatılan bitkinin renkli ve tesirli ilk suyu.
ETKİLEME
Etkilemek işi, tesir.
AVSIN
Avcıların avlarından gizlendiği yer. Hayvan sokmalarının zehir ve ağrısını tesirsiz kılmak için yapılan işlem. Bir çeşit göz hastalığı. Sihir, büyü, afsun.
YAĞILTI
Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde.
BASINCAK
Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Paspas. Baskına uğramak. Esir etmek. Tesir etmek.
GÖYNÜKLÜ
Gönül yakıcı, acıklı, yanık, tesirli, suzişli. Bağrı yanık. Bursa kenti, Mudanya belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ETKİ
Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.
ETKİSİZLİK
Etkisiz olma durumu, tesirsizlik.
ETKİME
Etkimek işi, tesir.
ETKİLİ
Etkisi olan, tesirli, müessir, patetik.