İçinde TERLİK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "terlik" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde terlik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu terlik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında terlik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

GANGSTERLİK, SEKRETERLİK, TERLİKÇİLİK, TAHTATERLİK

10 harfli kelimeler

AMFOTERLİK

9 harfli kelimeler

KÖFTERLİK, TERLİKSİZ

8 harfli kelimeler

NOTERLİK, TERLİKÇİ, TERLİKSİ, YETERLİK, CETERLİK, CİTERLİK, TERLİKÇE, ÜSTERLİK

6 harfli kelimeler

TERLİK

Bazı kelimelerin anlamları

TERLİK

Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi. Beyaz patiskadan dikilen veya yünden örülen takke, başlık.

TERLİKÇE

Karabasan.

CETERLİK

Ağaç fidanı.

TERLİKÇİ

Terlik yapan veya satan kimse.

NOTERLİK

Noterin görevi veya makamı. Noter.

YETERLİK

Yeterlilik.

GANGSTERLİK

Gangster olma durumu.

SEKRETERLİK

Sekreterin görevi, yazmanlık, kâtiplik. Bir veya daha çok sekreterin çalıştığı yer, büro.

TERLİKSİ

Terlik biçiminde olan. Bütün kirpiklilerden, durgun ve kirli sularda yaşayan, yassı gövdeli, bir hücreli hayvan (Paramaecium).

KÖFTERLİK

Köfter yapmak için ayrılan (üzüm veya şıra).

ÜSTERLİK

Kağnı arabasında, tekerin üstündeki bölüm.

TERLİKÇİLİK

Terlik yapma veya satma işi.

TERLİKSİZ

Adana ili, Karataş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

AMFOTERLİK

Bir maddenin hem asitlerle hem de bazlarla tepkimeye girebilme özelliği.

CİTERLİK

Ağaç fidanı.

TAHTATERLİK

Arkası olmayan, ökçesiz terlik, mercanterliği: Ayağıma tahta terlik aldım.

  -   -   -  

Anlamında TERLİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TERLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MİLLETVEKİLLİĞİ

Milletvekilinin görevi, mebusluk, parlamenterlik.

KİFAYET

Yeterli miktarda olma, yetme, kâfi gelme. Bir işi yapabilecek yetenekte olma, yeterlik.

ŞIPIDIK

Ökçesiz ve arkalıksız terlik veya pabuç, şıpşıp.

PANTUFLA

Abadan yapılmış terlik.

HADDİKİFAYE

Yeterlik derecesi.

TOKYO

Genellikle plastikten yapılmış bir terlik türü.

ÇEDİK

Mesh üzerine giyilen sarı pabuç. Terlik.

BİLMEK

Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak. Saymak. İşine gelmek, uygun bulmak. Sanmak, varsaymak, farz etmek. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek. İnanmak. Sorumlu tutmak. Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak. Tanımak, hatırlamak.

BADI

Dokuma tezgâhını hareket ettirmeye yarayan tahta ayaklık, pedal. Kaz. Şişman, ablak yüzlü, kısa boylu kimse. Pis, kirli. Tembel. Uçlarını koltuk altlarına dayayıp, çatallarına ayak konularak yürünen, bir çift sopadan yapılmış oyun aygıtı. Çorabın eskimemesi için bezden yapılan terlik. Erkek zenci. Ördek. Kaz ve ördek yavrusu. Hindi. Kaz yavrusu. Dokuma tezgâhlarında kücülerin aşağı yukarı hareket etmesini sağlayan tahta. (Mudurnu Bolu).

BRÖVE

Belli bir eğitimden sonra uçak kullanabilecek veya paraşütle atlayabilecek duruma gelmiş kimselere verilen yeterlik belgesi.

YAZMANLIK

Yazmanın görevi. Yazmanın makamı, kâtiplik, sekreterlik.

EHLİYETNAME

Ehliyet, yeterlik belgesi. Sürücü belgesi.

FİLAR

Hafif bir terlik.

BOBUÇ

Ayakkabı, pabuç, bir çeşit terlik, yemeni. Mısır ekmeği.

BAŞMAK

Ayakkabı. Takunya. Terlik. Bir iki senelik dana.

VEKALETNAME

Bir kimsenin vekil olduğunu bildiren, noterlik tarafından onaylanmış belge.

AVKIRMAK

Havlamak. Ağzını havaya açarak ağlayan küçük çocukların ağzına, babasının terlik veya ayakkabısının tersiyle vurmak. Çalmak, aşırmak. Ezmek, ufalamak.

YETERLİLİK

Yeterli olma durumu, yeterlik. Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgi, ehliyet, yeterlik. Görevini yerine getirme gücü, kifayet, yeterlik.

BÜTÜNCÜLLÜK

Totaliterlik.

NOTER

Çeşitli belge ve işlemlere geçerlik kazandırmak ve yasanın öngördüğü diğer görevleri yerine getirmekle yükümlü, belli nitelikleri ve kendine özgü bir hukuk statüsü olan kamu görevlisi, kâtibiadil. Bu görevlinin çalıştığı yer, noterlik.