İçinde TENCERE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tencere" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tencere bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tencere ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tencere olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TENCERE

İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap.

  -   -   -  

Anlamında TENCERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TENCERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KUŞANE

Özellikle kuş etlerini pişirmekte kullanılan, yayvan, küçük tencere.

BATIYA

Büyük bakır kab, çorba tası, ağzı dar, dibi geniş yağ kabı, yemek kabı, büyük bakır tencere.

BAYDA

Büyük bakır kab, çorba tası, ağzı dar, dibi geniş yağ kabı, yemek kabı, büyük bakır tencere. Çelme, güreşte bacak atma. Çocukların yaptığı bir iki kişilik, altı düz küçük kayık.

DÜDÜKLÜ

Düdüğü olan. Düdüklü tencere.

KULP

Kazan, tencere, fincan, dolap, altın vb.nin tutulacak yeri. Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri. Uydurma sebep, bahane.

ÇÖMLEK

Toprak tencere.

AVCAR

Ezilmiş, parçalanmış. Tane: Eşek hoşaftan ne anlar, suyunu içer avcarı kalır. Pastırma ve sucuğa konulan baharat. Lezzet, tat. Hıyar, karpuz gibi şeylerin tohumu. Tabak somağının posası. Kışlık yiyecek, kış yiyeceği. Saçma, barut gibi av malzemesi. Mantık, mantıki düzen: Lâfının hiç avcarı yok. Kıvam, karar. Av araç ve gereçleri. Kimyon. Baharat. Sebze bahçesi (Akpınar). Tencereye konan yemek malzemesi.

BADİYA

Büyük bakır kab, çorba tası, ağzı dar, dibi geniş yağ kabı, yemek kabı, büyük bakır tencere. Büyük bakır tas.

AVRANA

Dişi deve. Yük devesi. Büyük tencere, leğen. Ağzı büyük, büyük ağızlı. Dişi, yerli boz deve.

NİHALE

Sofrada kullanılan, tencere, çaydanlık veya tava altlığı.

ARVANA

Pekmez kaynatılan büyük tencere, kazan. Dişi deve.

TEL

Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne. Bu nesneden yapılmış veya bu nesne biçiminde olan. Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif. İnsan saçını oluşturan ipçik. Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne. Telgraf.

HARANI

Büyük tencere.

HELVAHANE

Genellikle helva pişirmekte kullanılan geniş ve az derin tencere. Sarayda mutfak içinde tatlıların yapıldığı özel bölüm veya oda.

KULAKLI

Kulağı herhangi bir biçimde olan. İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tava, tencere, kazan vb. Kulağa benzer çıkıntısı olan. Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir tür yatağan.

SAĞIRLAŞMAK

İşitemez duruma gelmek, sağır olmak. Soba geç ısıtmak. Boğuklaşmak, donuklaşmak. Tencere güç ısınarak geç pişirmek.

KAZIMIK

Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm.

TELLEMEK

Tel geçirmek, tel takmak. Tencere, çaydanlık vb.ni tel ile ovarak temizlemek. Telgraf çekmek. Tel ile süslemek.

BADIYA

Büyük bakır kab, çorba tası, ağzı dar, dibi geniş yağ kabı, yemek kabı, büyük bakır tencere. Büyük yemek kabı.

SACAYAĞI

Üzerine tencere, tava vb. koymaya yarayan, ateş üzerine oturtulan, üç ayaklı çember veya üçgen biçiminde demir destek, sacayak. Her zaman dayanışma içinde olan kimseler, sacayak.