Kelimeler arşivinde; içinde "tekleme" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tekleme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tekleme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tekleme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DESTEKLEMEK, PÜSTEKLEMEK, KESTEKLEMEK, İPOTEKLEMEK, FİŞTEKLEMEK, DÜRTEKLEMEK, ÇENTEKLEMEK, BESTEKLEMEK, KÖSTEKLEMEK
YİTEKLEMEK, KÖSTEKLEME, FİŞTEKLEME, TETEKLEMEK, İPOTEKLEME, DESTEKLEME, İRTEKLEMEK, KÖTEKLEMEK
ETEKLEMEK, ÜTEKLEMEK, İTEKLEMEK
ETEKLEME, TEKLEMEĞ, İTEKLEME, TEKLEMEK
TEKLEME
TEKLEME
Teklemek işi.
TETEKLEMEK
Çocuk ilk kez ayakta durmak.
KESTEKLEMEK
Parçalamak.
KÖSTEKLEME
Kösteklemek işi.
DESTEKLEME
Desteklemek işi. Devletçe yapılmış olan para yardımı, sübvansiyon.
PÜSTEKLEMEK
İş yapmadan oyalanmak.
YİTEKLEMEK
İteklemek, itmek.
FİŞTEKLEME
Fişteklemek işi, fıştaklama.
BESTEKLEMEK
Sözü misal getirerek kuvvetlendirmek, desteklemek: Sözünü bestekle.
ÇENTEKLEMEK
Yontmak.
FİŞTEKLEMEK
Sinsice destekleyip kışkırtmak, fıştaklamak.
KÖSTEKLEMEK
Hayvanın ayağına köstek vurmak. Bir işi yürümez duruma getirmek, engellemek.
İPOTEKLEME
İpoteklemek işi.
İPOTEKLEMEK
Tutuya bırakmak.
DESTEKLEMEK
Destek koymak. Bir kimse veya kuruluşa yardım sağlamak, müzaheret etmek. Arka olmak, arka çıkmak.
DÜRTEKLEMEK
Dürtüp durmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEKLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MÜZAHERET
Yardım etme, arkalama, destekleme, arka çıkma.
DUŞAKLAMAK
Hayvanın iki ayağını duşakla bağlamak, kösteklemek.
ETEKLEYİŞ
Etekleme işi.
KÖSTEKLEYİŞ
Köstekleme işi.
TANIKLAMAK
Bir iddiayı tanıkla desteklemek, tanık göstermek.
DOĞRULAMAK
Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, gerçeklemek, teyit etmek, tasdik etmek. Bir önermenin doğruluğunu veya yanlışlığını belirlemek amacıyla olayları inceleyip araştırmak.
KORUMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.
SAVUNMAK
Herhangi bir saldırıya karşı koymak, saldırıya karşı korumak, müdafaa etmek. Hareket veya düşünceyi söz ve yazı ile doğru, haklı göstermeye çalışmak. Futbolda bir takım kendi kalesini korumak için oyun süresince çaba göstermek. Yapılan bir suçlamaya veya ithama karşı kendi haklı gösterecek sebepler ileri sürmek. Bir kişiyi desteklemek, ona arka çıkmak.
TUTMA
Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.
DESTEKLEŞMEK
Birbirlerini desteklemek.
DESTEKLEYİŞ
Destekleme işi.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
SÜBVANSİYON
Destekleme.
ÇIKMA
Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
DESTEKLENMEK
Destekleme işine konu olmak.
İTEKLEME
İteklemek işi.
ETEKLEME
Eteklemek işi.
ÖRNEK
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.
İTELEMEK
Sürekli itmek, arka arkaya itmek, iteklemek.
TERVİÇ
Bir düşünceyi tutma, destekleme.