İçinde TAŞMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "taşmak" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde taşmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu taşmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında taşmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

TAHTAŞMAK, TOFTAŞMAK, TOĞTAŞMAK, TOHTAŞMAK, TUHTAŞMAK

8 harfli kelimeler

SATAŞMAK, ÇATAŞMAK

7 harfli kelimeler

TAŞMAKA, UTAŞMAK

6 harfli kelimeler

TAŞMAK

Bazı kelimelerin anlamları

TAŞMAK

Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak. Öfke, sabırsızlık ya da heyecan yüzünden kendini tutamamak. İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak. Bir yere veya şeye sığmamak. Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak.

TAHTAŞMAK

Durumunu düzeltmek.

UTAŞMAK

Ulaşmak, yetişmek: Arkasından koştum ulaşamadım. Yetişmek, ulaşmak.

TOHTAŞMAK

Dinlenmek, rahatlamak, serinlemek. Dinlenmek, sıkıntıyı atmak, mutlu olmak.

TUHTAŞMAK

Azalmak, hafiflemek, rahatlamak : Başımdaki ağrı biraz tuhtaştı.

SATAŞMAK

Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.

TOFTAŞMAK

Derlenip toplanmak.

TOĞTAŞMAK

Hafiflemek. Çevreye, işe alışmak, uymak.

ÇATAŞMAK

Sataşmak, çatışmak.

TAŞMAKA

Kaplumbağa.

  -   -   -  

Anlamında TAŞMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAŞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAKNAŞMAK

Sataşmak.

ÇATMAH

Sataşmak. Sataşmak, rastlamak.

AYNAŞMAK

Sırnaşmak, musallat olmak, sataşmak. Bırakıp uzaklaşmak. Girişmek, işe başlamak, koyulmak. Alay etmek, eylenmek. Karışmak, karmakarışık olmak, birbirine girmek: Şu sıralarda işim çok aynaştı. Yapışmak: Ağdalı şeker dişlerime aynaştı.

AZMAK

Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.

YAPIŞMAK

Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.

DAHNAŞMAH

Sataşmak.

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.

KÜKREMEK

Aslan, bağırmak. Mayalanıp kabarmak. Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak. Gür bir biçimde yetişmek. Coşmak, taşkınlık göstermek. Deniz, nehir kabarmak, taşmak. Coşkuyla saldırmak.

BÖKMEK

Dolmak, taşmak. Çok kazanmak. Bükmek.

ARDILMAK

Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.

DOKUNMAK

Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.

CAŞMAK

Taşmak.

DAKLAŞMAK

Hayvanı sürmek, yürütmek, dehlemek, kovalamak. Bozuşmak, zıt gitmek. Sataşmak. Dokunmak, takılmak.

BULAŞMAK

Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.

SATAŞMA

Sataşmak işi.

ÇATANEŞ

Uğraşmak, sataşmak (hk.).

DAŞDANMAK

Taşmak.

DAHLETMEK

Sataşmak. Karışmak, burnunu sokmak.

COŞANMAK

Püskürmek, taşmak.

VOYVO

Alay ederek sataşmak için söylenen bir söz.