Kelimeler arşivinde; içinde "taşmak" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde taşmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu taşmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında taşmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAHTAŞMAK, TOFTAŞMAK, TOĞTAŞMAK, TOHTAŞMAK, TUHTAŞMAK
SATAŞMAK, ÇATAŞMAK
TAŞMAKA, UTAŞMAK
TAŞMAK
TAŞMAK
Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak. Öfke, sabırsızlık ya da heyecan yüzünden kendini tutamamak. İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak. Bir yere veya şeye sığmamak. Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak.
TAHTAŞMAK
Durumunu düzeltmek.
UTAŞMAK
Ulaşmak, yetişmek: Arkasından koştum ulaşamadım. Yetişmek, ulaşmak.
TOHTAŞMAK
Dinlenmek, rahatlamak, serinlemek. Dinlenmek, sıkıntıyı atmak, mutlu olmak.
TUHTAŞMAK
Azalmak, hafiflemek, rahatlamak : Başımdaki ağrı biraz tuhtaştı.
SATAŞMAK
Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.
TOFTAŞMAK
Derlenip toplanmak.
TOĞTAŞMAK
Hafiflemek. Çevreye, işe alışmak, uymak.
ÇATAŞMAK
Sataşmak, çatışmak.
TAŞMAKA
Kaplumbağa.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAŞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAKNAŞMAK
Sataşmak.
ÇATMAH
Sataşmak. Sataşmak, rastlamak.
AYNAŞMAK
Sırnaşmak, musallat olmak, sataşmak. Bırakıp uzaklaşmak. Girişmek, işe başlamak, koyulmak. Alay etmek, eylenmek. Karışmak, karmakarışık olmak, birbirine girmek: Şu sıralarda işim çok aynaştı. Yapışmak: Ağdalı şeker dişlerime aynaştı.
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
YAPIŞMAK
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.
DAHNAŞMAH
Sataşmak.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
KÜKREMEK
Aslan, bağırmak. Mayalanıp kabarmak. Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak. Gür bir biçimde yetişmek. Coşmak, taşkınlık göstermek. Deniz, nehir kabarmak, taşmak. Coşkuyla saldırmak.
BÖKMEK
Dolmak, taşmak. Çok kazanmak. Bükmek.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
CAŞMAK
Taşmak.
DAKLAŞMAK
Hayvanı sürmek, yürütmek, dehlemek, kovalamak. Bozuşmak, zıt gitmek. Sataşmak. Dokunmak, takılmak.
BULAŞMAK
Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.
SATAŞMA
Sataşmak işi.
ÇATANEŞ
Uğraşmak, sataşmak (hk.).
DAŞDANMAK
Taşmak.
DAHLETMEK
Sataşmak. Karışmak, burnunu sokmak.
COŞANMAK
Püskürmek, taşmak.
VOYVO
Alay ederek sataşmak için söylenen bir söz.