Kelimeler arşivinde; içinde "taşan" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde taşan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu taşan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında taşan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DARMATAŞAN, TAŞANLAMAK
TAŞANLAR
ARTAŞAN, SATAŞAN
TAŞAN
TAŞAN
Taşan, bir kumaş türü. Taş han. Coşkulu, taşkın kimse. Erzurum ili, Karayazı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Şanlıurfa kenti, Bozova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ARTAŞAN
Odun gibi şeylerin üzerinde yarıldığı kütük.
DARMATAŞAN
Parça parça.
TAŞANLAR
Çankırı ilinde, Çerkeş ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TAŞANLAMAK
Ekin, yelden dalgalanmak.
SATAŞAN
Yağmura tutulan.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAŞAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAYANSEL
Sel gibi taşan, coşan kimse.
DUTAK
Tencere tutacağı. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Keser, destere, burgu gibi aygıtlar. Ona buna sataşan kişi. Yazıyı düzgün ve güzel yazmak için kâğıdın altına konulan kitap, mukavva gibi sert şeyler. Suçlu bir kimsenin affedilmesine sebep olacak şey: Babam bana kırgındı, yeni doğan çocuğumu yüz dutağı ettim de kendimi affettirdim. Bulaşık yıkama bezi. Sıcak kazan, tencere gibi yemek kaplarının kulplarından tutmaya yarayan tutacak, bez. Tutunacak dal, mec. güvence dutan üstüne gondum. Sıcak yemek kaplarını tutmaya yarayan bez parçası. Saban okunun elle tutulacak yeri, saban kulağı.
SATAŞKAN
Sataşan, saldırgan, mütecaviz.
ÇEMLEMEK
Arklardan taşan suyun önünü çalı çırpı ile tutmak. Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ERİŞİK
Yetişkin, evlenme çağına gelmiş. Cin, peri. İnanışlara göre, şeytan çarpmasıyle olduğuna inanılan, çırpınma ve seğirme belirtileri de gösteren bir çeşit sinir hastalığı. Deli. Ötekine berikine çok sataşan kimse.
SAÇAK
Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.
KANLIGADA
Zorla birisine sataşan kimse.
KAŞ
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar. Kemerli ve çıkıntılı şey veya yer. Sarp kayalık, uçurum. Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm. Duvar, bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Sarp kayalıklar, uçurum. Tepe, dağ. Bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Yokuşun düzlüğe çıkılacak yeri, yokuşun başı. Patika, ince yol. Suyun, toprağın bir yanını oyup diğer yanını yükselttiği kısmı. Duvar, duvarın üstü. Çatı saçağı. Dam. Balkon. Semerin iki yanındaki ağaçlar. Ufuk. Mısır kırması. Mısır kırması ile yapılan çorba. Ocağın kemeri : Ocağa kaş çevirmek her ustanın işi değildir. Köprünün kemeri. Kemençede telleri yüksekçe tutmaya yarayan, eşiğin yanında bulunan, kaş biçimindeki delikler. Su kaynağı. Ev, oda, ahır ve benzerleri yapılarda dama uzunlamasına atılan atmaların altına, iki yana, yapı uzunsa ortaya gelecek biçimde enlemesine yerleştirilen ağaçlar. Dağlık, kayalık yolun dönemeci. Sergen, raf. Semerin üst, ön tarafında binenlerin tutunması veya yüke ait ipin bağlanmasına yarayan iki, ağaç çıkıntı. Yokuş, uçurum. Boylu boyunca uzanmış büyük kısmı toprağa gömülü kaya. Taraf, geçe. Uçurum, set, duvar. Kaç?. Kaş// kaş goz: kaş ve göz gibi çehreye ait uzuvlar// kaş kiprik: bk. kaş kirpik// kaş kirpik: kaş ve kirpik, bk. kaş kiprik// kaş yihmak: melul olmak, mahzun olmak Artvin Yusufeli Uşhum köyü. Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa yumuşak tüyler. Toprak damlarda duvarı taşan kısım. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar; Alçılı Delice Ankara). Alçak duvar. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar. Eğer ve semerin önündeki sivri kısım. Tepelerde su ayırımı çizgisi. (Kadıköy Buldan Denizli). Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa, yumuşak tüyler. Eyerin ve semerin önünde ve ardında olan yükseklikler. Kavun ve karpuz dilimi. Damın saçağı. 4.Ufuk. Gümüşhane kenti, Kelkit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YELTEŞİK
Ona buna sataşan.
BULAŞUH
Huysuz, kavgacı, sataşan.
FAİZE
Başarı kazanan. Taşan, coşan.
İSİRGAN
Ona buna sataşan, terbiyesiz kişi.
ATSİNEĞİ
Çiftekanatlılar dizisinden olup, memelilere, en çok atlara, seyrek olarak da çeşitli dağ kuşlarına ve insanlara sataşan sinek türü.
ÇÖKEL
Taşan bir suyun çekildikten sonra bıraktığı tortu. Çökelti.
CİMBILDAK
Dönek, sözünün eri olmayan. Acıma hissi olmayan. Ona buna sataşan adam.
KOP
İnsan ve hayvan vücudunda çıkan kabarcık, şiş, kabartı. Yalnız el ve ayak felci. Bir kolu sakat kişi. Dağlarda büyük kayaların içindeki boşluk, doğal mağara. Kuş. Kağnının iki yanında çıkıntı yapan tahta parçası. Top; yumak. "Hamuru böyle bir kop ederik.". Kağnının üstülühlerinin ön ve arkalarındaki tahtalar; ön kop, arha kop. Kağnı 'üsdülüyh' ünün ön ve arkasındaki enli tahtalar ve bunların dışa taşan uçları. Şiş, yuvarlak ur, şişkinlik - kop etmek. Vücutta bir darbe sonucu şiş oluşturmak. Çok kazanmak, para biriktirmek Artvin Yusufeli Uşhum köyü. Kağnı iskeleti. Koyup, bırakıp.
İNAMEN
Kertenkeleden büyük, yeşil renkli, ineklere sataşan bir çeşit sürüngen hayvan.
LEBRİZ
Ağzına dek dolu, taşan.