Kelimeler arşivinde; içinde "tağın" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tağın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tağın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tağın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAĞIN
TAĞIN
Gene.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAĞIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DERİVASYON
Irmak vb.nin yatağını değiştirme.
REZERV
Saklanmış, biriktirilmiş şey. Yatağında veya havzasında bulunduğu hesaplanan, henüz işletilmemiş kömür, demir, petrol vb. Çekince. Yedek, ihtiyat.
AYBAŞI
Belirli yaşlar arasında kadınların ayda bir döl yatağından kan gelmesi durumu, ay hâli, âdet. Düzce ili, Konuralp nahiyesine bağlı bir bölge.
KÜRTAJ
Döl yatağının içini kazıyıp cenini alma işi.
TAHKİMAT
Bir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek duruma getirmek için yapılmış olan türlü haberleşme, hendek, siper vb. savunma tesisleri. Maden yatağında açılan bir kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma.
MENDERES
Bir akarsu yatağının az eğimli koyak tabanlarında ve ova düzlüklerinde çizdiği S harfine benzeyen kıvrım. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
BAŞKILT
Yatağın baş tarafı.
AKLAĞI
Akan suyun yatağında oyduğu çukur.
BAŞKILTIĞI
Yatağın baş tarafı.
BAŞKILIK
Yatağın baş tarafı.
ANTEFLEKSİYON
Bir organın özellikle döl yatağının öne doğru bükülmesi.
CİBİNLİK
Sivrisinekten ve başka böceklerden korunmak için yatağın üstüne ve yanlarına gerilen çadır biçiminde tül.
BAŞGILTI
Yatağın baş tarafı. Başucu.
SUPAP
Bir yay yardımıyla gergin tutulan ve yatağın düzlemine dik olarak yaptığı gidip gelme hareketiyle bir akışkanın geçişini ayarlamaya yarayan kapak, sibop. Bir devreye yerleştirildiğinde belirli şartlar altında, akımın yalnız bir yönde geçmesini sağlayan ve böylece dalgalı akımları doğrultmaya yarayan sistem, sibop.
TAŞMAK
Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak. Öfke, sabırsızlık ya da heyecan yüzünden kendini tutamamak. İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak. Bir yere veya şeye sığmamak. Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak.
BAŞKILTI
Yatağın baş tarafı.
MUYLU
Başka bir parça için dönme ekseni görevini yapan, silindir biçiminde parça. Bir milin yatağında dönmesini sağlayan bölüm. Bir top namlusunun iki yanına tutturulan miller.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
BAZA
Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.
SEZARYEN
Karın ve döl yatağının kesilerek bebeğin alınmasına dayanan doğum yöntemi.