Kelimeler arşivinde; içinde "tarha" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tarha bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tarha ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tarha olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TARHANKOZLUSU
MANTARHANE, TARHANALIK, TARHANAKÖY
TARHANOTU, TATARHAMI, TATARHAMİ, TATARHAMU
ÖZTARHAN, TATARHAM, TATARHAN
TARHANA
TARHAN
TARHA
TARHA
Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak.
TARHAN
İş yapmamaktan, hareketsizlikten şişmanlamış (hayvan ya da insan.). Balta. İş yapmayan kimse. Bingöl şehrinde, Yenibaşak bucağına bağlı bir yer. Çorum ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya şehri, Arapgir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TATARHAN
Şiddetli karın ağnsı. Tatar soyundan olan han.
TARHANKOZLUSU
Çorum kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TATARHAM
Şiddetli karın ağnsı.
TATARHAMU
Şiddetli karın ağnsı.
TARHANOTU
Dereotu.
TATARHAMİ
Sağ taraftan gelen sancı; apandisit ağrısı; çoklukla öldürücü bir hastalık.
ÖZTARHAN
Ayrıcalıklı, saygın bir kişiliğe sahipolan kimse.
TARHANAKÖY
Elâzığ ili, Palu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TARHANALIK
Tarhana yapmaya ayrılmış.
MANTARHANE
Mantarların işlendiği yer.
TATARHAMI
Şiddetli karın ağnsı. Apandisit.
TARHANA
İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılmış olan çorba malzemesi. Tarhana çorbası.
Bu bölümde tanımı içerisinde TARHA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜRREN
Kızılcık tarhanası. (Satılmış Eskişehir).
DÖĞECEK
Sert taneleri ezmeye yarayan ağaç tokmak: Döğeceği getir de şu tarhanayı ezelim. Mısır, arpa ve benzerleri tahılın döğülüp kepeğinin çıkarıldığı yer. Çamaşırı döğerek yıkamaya yarayan ağaç tokaç.
KAŞŞAK
Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme. Kaşağı. Ağaç kökü. Üzerinde tarhana kurutulan kamıştan yapılma sergi. (Sıradan Pınarbaşı Kayseri). Keçi yavrularını barındırmak için yapılan küçük ağaç kulübe. (Çallı, Kuyucak, Yaylacık Burhaniye Balıkesir).
AŞ
Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.
ÇİYENEK
Hamur, tarhana, yoğurt ve benzerleri nin suda ezilmeyen parçaları.
KELECOŞ
Doğranmış ekmek ya da yufka üzerine kavurma ve yağsız peynir koyarak yapılan yemek. Rendelenmiş pancar üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yiyecek. Yağda kavrulmuş soğan, mercimek, ceviz ve benzerleri şeylerden yapılan bir çeşit yemek. Doğranmış ekmeğin üstüne suda ezilmiş tarhana ve tereyağda kızarmış soğan dökülerek yapılan bir çeşit yemek. Kavurmalı yufka üzerine kurut dökülerek yapılan yemek. Doğranmış 'lavaş' ekmek üzerine bol yağ ve soğanla hazırlanmış 'suharış' döküldükten Sonra 'kurut' ezilerek üzerine ilave edilen kış yemeklerinden biri.
OVMAÇ
Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.
GÜREN
Hindi. Kızılcık. Kızılcık suyu ile yapılan tarhana. Sürü. Kalabalık. Rengi sarı ile doru arasında olan (at), al(at).
ÇİYCİ
Üzerine tarhana serilen hasırları örüp satan adam.
HEVİÇ
Havuç. Tarhana yapmak için öğütülmüş buğday ve mısır. Bal peteği. Sakız.
KARŞITLAM
Sanat yapıtında, yerleşmiş kanılara karşıt düşen, kimi zaman da şaşırtmaca amacı günden duygu ve düşünce. Karşıt düşünceleri bir arada kullanma sanatı, ör. "Kederimin artması için sevinmek isterim; bunu kimseye anlatmam." (A.Hamit Tarhan).
SERENDE
Meyve, sebze, tarhana ve benzerleri kurutmaya yarayan genişçe, üstü açık balkon. Evlerin dışındaki zahire ambarı.
GÖCE
Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.
OĞMAÇ
Elle ufalanmış hamurdan yapılan çorba. Tarhana. Kavrulmamış buğday unundan yapılan pelte koyuluğunda bir yemek. Parçalanmış yufka ekmeğini yağda kızartarak yapılan, istenirse üstüne yoğurt dökülen çoban yemeği. Ekmek, yağ ve pekmez karıştırılarak yapılan yemek. Unu suyla karıştırarak yapılan hayvan yemi. Marul salatası. Tereyağda pişirilen yumurtaya yufka ufalanarak yapılan yiyecek. Un çorbası. (Senirkent Isparta). Ekmek kırıntıları yağda kızartılarak yapılan yemek.
AYGUT
Yemeklik, yemeğe konan çeşitli şeyler, yemek malzemesi. Tarhana yapmak için hazırlanmış baharlı yoğurt. Karşılık, mükâfat. Bilmukabele, karşılık olarak.
GUDEL
Tarhana yapımı sırasında kazandaki sıvıyı karıştırmak için kullanılan sapı yuvarlak, ucu yassı çomak. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).
HAŞIL
Dokumacılıkta kullanılan unlu veya çirişli sıvı. Buğday, mısır ya da darı unundan yapılan bir çeşit yemek. Tarhana mayası, mısır unundan yapılan bulamaç. Pişirilmiş hamurla pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek. Pirinç, darı, mısır yarmasından, bazan da süt karıştırılarak yapılan lapa. Unu suda pişirdikten sonra üzerine peynir ve yağ konularak yapılan yemek. Fırından çıkan ekmeğin üstüne sürülen unlu bulamaç. Bulgur pilavı. Yarmadan yapılan bir çeşit pilav. Buğday ve mısır yarmasından yapılan bir çeşit yemek. 1. Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı. 1. Çekirdek unu ve pekmezle yapılan bir çeşit yiyecek. 1. Yemiş, meyve. 1. Kavun. 1. Kepek, un ve yemek artıklarının sıcak suda karıştırılmasıyle yapılan hayvan yemi. Bulanık su. Dokunacak iplikleri tezgaha vermeden önce, ipliklerin düzgün çıkması için batırıldığı unlu ya da çirişli su. Çok kaynar şey. Çok yorgunluktan bitkin durumda olan. Sıcak suda ıslatılmış çamaşır. Yaradılıştan kırıcı olan kimse: Eyi bir adam değil, onlar soycak haşıl olurlar. Pürüz. Hamurun üzerine dökülen un bulamacının yapıldığı kap. Kabuğu alınmış buğdaydan suda haşlanarak yapılan bir çeşit yemek. Undan yapılmış suluca yemek. Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı. Undan yapılan bir çeşit yemek. Bulgur pilavı. (Çağlayan Kars). Suda un kaynatılarak yapılan bulamaç. (Akseki Antalya). Dokumacıların iplikleri çirişlemek için unu haşlayarak yaptıkları bulamaç.
PİŞİNTİ
Yemek gereci : Pişinti alamadım. Yemek. Tarhana hamuru.
OĞALANBAÇ
Ufalanmış yufka ekmeği, peynir ve tarhanayla yapılan bir yemek.
HAŞAL
Tembel, beceriksiz kişi. Hamlamış at, öküz ve benzerleri hayvanlar. Soluğan at. Ham incirin ağızda meydana getirdiği yara. Tarhanayı ekşitmek için konulan pişmiş buğday kırması. Yün çuval. Olmamış, ham meyve (daha çok kavun, karpuz için). Tembel veya hamlamış binek hayvanı.