Kelimeler arşivinde; içinde "tapu" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tapu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tapu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tapu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAPUKLAMAK, TAPULANMAK
TAPULAMAK, ATAPULGİT, TAPUCULUK, TAPUSAMAK
TAPULAMA
TAPUSUZ, TAPUKÖY
TAPUCU, TAPULU
TAPUĞ, TAPUK, TAPUL, TAPUN
TAPU
TAPU
Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge. Tapu işlerinin yürütüldüğü kuruluş.
TAPULAMAK
Taşınmazlar ve bunlarla ilgili ipotek, şufa, irtifak gibi bazı hakları tapu kütüğüne geçirmek.
TAPUSAMAK
Yardım etmek, görev yapmak.
TAPULANMAK
Kulluk hizmeti yapılmak.
TAPULU
Tapusu olan. Emri altında, maiyetinde.
TAPUCULUK
Tapu memurunun yaptığı iş. Hizmetçilik.
TAPUN
Değeri düşük, kötü nitelikli (mal için).
TAPUKLAMAK
Uyuklamak.
TAPUSUZ
Tapusu olmayan.
TAPULAMA
Tapulamak işi.
TAPUK
Kıyısı derin denizin ilerisindeki sığ yer : Dalyan burnunun önünde tapuk var dikkatli ol. Boyun eğme, gönül verme : Türkler doğruluğa tapuktur. Tezek. Senet.
ATAPULGİT
İshal tedavisinde ve zehirlenmelerde zehirli maddenin bağırsaklardan emilimini önlemek için kullanılan bağlayıcı etkiye sahip ilaç, hidrat alüminyum silikat.
TAPUĞ
(Tekke edebiyatı terimi) bk. İlâhi. Gülşeni tarikatından olanların ilâhiye veridikleri ad. bk. ilâhi.
TAPUCU
Tapu memuru.
TAPUL
Biçilen ot ya da ekin bağlamı. Biçilmiş ot bağlamı ve yığını.
TAPUKÖY
Erzurum ilinde, Hınıs ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAPU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEFTERİHAKANİ
Osmanlı Devleti'nde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü.
BELİRTİM
Kamulaştırılması kararlaştırılan toprakların başka amaçlarla kullanılmasını, vurgunculuğa konu yapılmasını önlemek ve genel olarak taşınmazlar üzerinde başkalarının olan hakları belirtmek amacıyla, bu durumun, tapu kütüğüne işlenmesi. Bir nesnenin ölçüsü, niteliği, yeri ve benzeri gibi belirtici özelliklerinin ortaya çıkarılarak belirgin kılınması. Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim.
KAÇAN
İnek işkembesi. Herhangi. Tapu senedi. Mısır (yeşil yaprakları ile). Ne zaman, ne vakit?. Ne zaman, ne zaman ki, her ne zaman, vaktâki, nasıl, ne suretle, ne vakit.
TEMESSÜKLÜ
Tapulu.
TAKRİR
Yerleştirme, yerleştirilme. Tapu dairesinde taşınmaz malını başkasına sattığını veya ipotek ettiğini söyleme. Önerge. Anlatma, ders verme.
TEMESSİK
Tapu senedi.
TEMESLİK
Tapu senedi.
TESCİL
Herhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme, kütüğe geçirme. Bir taşınmazın üzerinde bir ayni hakkın kurulması için tapu kütüğüne yapılması gerekli kayıt.
YÜKÜMLER
Osmanlılarda olağanüstü zamanlarda alınan ve her eyaletin özel yasaları ile saptanmış olan töresel bir kümenin adı. (Mücerred, raiyyet, çift, bennak, ispençe, bad-ı hava, arusiye, cürüm ve cinayet, ihtisab, çiftbozan, tapu, bağ bahçe ve bostan, kovan, çift ve ağıl, yaylak, kışlak, balta, yaya ve kaçkun, çürük vergileri vb.).
TEMESİK
1.Tapu senedi : Mal senin olduğunu ne bilelim, temesiğin var mı ? 2.Borç senedi.
TEMESİKLİ
Tapulu.
TENDİRMEK
Birini, haber vermeden işinden uzaklaştırmak : Tapucuyu da tendirdiler. Çekmek, asılmak : Kızın saçından tuttu, tendiriverdi.
DAPI
Tapu.
KOÇAN
Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi. Belge, izin belgesi. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm. Tapu senedi.
DAPU
Tapu.
TEMESÜK
Tapu senedi.
TEMESSÜK
Tapu senedi.