Kelimeler arşivinde; içinde "tanmak" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tanmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tanmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tanmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SAPTANMAK, HAYTANMAK, HIŞTANMAK, SALTANMAK, ŞILTANMAK, YALTANMAK, YASTANMAK
DUTANMAK, ŞITANMAK, ŞİTANMAK
ATANMAK, UTANMAK, ÜTANMAK
TANMAK
TANMAK
Şaşırmak. 1.Beğenmek.
DUTANMAK
Tutulmak, kesilmek, susmak.
UTANMAK
Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, mahcup olmak. Çekinmek. Sıkılmak.
ATANMAK
Bir göreve getirilmek, tayin edilmek.
ŞİTANMAK
İşe alışmak, ısınmak.
ŞITANMAK
Arsızlık yapmak.
YALTANMAK
Dalkavukluk etmek. Yalvarmak, dilemek. Sözünü geçirmek, kendini sevdirmek.
SALTANMAK
Bırakılmak, salıverilmek.
YASTANMAK
Yaslanmak. Yaslanmak, dayanmak, kendine yastık edinmek.
ŞILTANMAK
Onurlanmak, yüreklenmek. İnek boğasamak. Yaltaklanmak, sokulmak.
ÜTANMAK
Utanmak.
SAPTANMAK
Saptama işi yapılmak, tespit edilmek.
HIŞTANMAK
Susmak.
HAYTANMAK
Sırt üstü yere yatmak: Sen yere haytanıverde garnına bi bakıym.
Bu bölümde tanımı içerisinde TANMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DUNCUKMAK
Sıkılmak, bunalmak. Utanmak. Tıkanmak, nefes alamamak. Genize su kaçmak. Ağlayacak gibi olmak. Fazla yem yiyen, uzun zaman dinlenen hayvan dışarı çıkınca atlayıp zıplamak, haşarılaşmak. Henüz bulûğa eren genç kız kıvraklaşmak. Nemli yerde bulunan bitki havasızlıktan kızışmak, çürümek. Bunalmak, nefes alamamak. Havasızlıktan bunalmak.
ŞİŞMEK
İçi hava veya gazlarla dolarak gerilmek. Yorularak koşuyu veya müsabakayı sürdüremez olmak. Vücudun bir yeri içine yabancı bir maddenin girmesiyle veya başka bir etkiyle gerilmek, kabarmak. Gururlanmak, büyüklenmek. Utanmak, mahcup olmak. Çok yemek yiyerek rahatsız olacak kadar doymak. Bir şey emerek hacmi büyümek, genişlemek.
SAPTANMA
Saptanmak işi.
AYIPSINMAK
Ayıplamak. Utanmak, ayıp saymak. Ayıp saymak, utanmak.
ELİKMEK
Utanmak, çekinmek, sıkılmak. İrileşmek, büyümek. Bir yere gitmekten, bir iş yapmaktan üşenmek. Yabancı gözü ile bakmak, yabancı saymak. Gidilen bir memlekette mahcup olmak, utanmak, orada istenmemek. Bunalmak, bizar olmak. Utanmak, sıkılmak, mahzun olmak. İhtiraz etmek, çekinmek.
ARETMEK
Tabaklıkta derilerin iç yüzünün etlerini bıçakla kazımak. Utanmak, haya etmek.
AŞITLAMAK
Utanmak. İri iri teyellemek. Gizlice, dikkat gözünden kaçırarak bir harekette bulunmak.
ARSIKMAK
Utanmak, çekinmek. Utanmak.
ELEKMEK
Utanmak, çekinmek, sıkılmak.
DIKALMAK
Utanmak, sıkılmak.
ARLANMAK
Utanmak.
EKŞİMEK
Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.
ARSUNMAH
Utanmak, çekinmek.
EĞMENMEK
Utanmak, sıkılmak, çekinmek.
UTANMA
Utanmak durumu, arlanma, teeddüp.
UTANMAZCA
Utanmaz bir biçimde yapılan. (utanma'zca) Utanmaksızın, utanmaz bir biçimde, utanmazcasına.
ARSINMAK
Utanmak, çekinmek. Onuruna dokunmak. Üşenmek. Ayıp saymak. Utanmak, arlanmak, çekinmek.
ARSIHMAK
Utanmak, çekinmek.
AYIPSİNMEK
Utanmak, ayıp saymak.
ATANMA
Atanmak işi, tayin edilme.