Kelimeler arşivinde; içinde "tanla" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tanla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tanla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tanla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DESTANLAŞTIRILMAK
DESTANLAŞTIRILMA, DESTANLAŞABİLMEK, MİLİTANLAŞTIRMAK
DESTANLAŞTIRMAK, DESTANLAŞABİLME, ÇOBANALDATANLAR, MİLİTANLAŞTIRMA
DİLFIRLATANLAR, VATANLAŞTIRMAK, DESTANLAŞTIRMA, ŞARLATANLAŞMAK, VATANLANDURMAK
VATANLAŞTIRMA, MİLİTANLAŞMAK, HACIBAŞTANLAR, ŞARLATANLAŞMA
DESTANLAŞMAK, FETTANLAŞMAK, MİLİTANLAŞMA
DESTANLAŞMA, FETTANLAŞMA, HUMEKTANLAR, KARTANLAMAK, PİSTANLAMAK
ATANLAŞMAK
MUSTANLAR, MESTANLAR, SULTANLAR, TANLANMAK, BOSTANLAR
TANLAMAK, TANLACAK, TANLADAN, TANLARAK, YATANLAR
TANLAMA, TANLAĞI, TANLASI
TANLA
TANLA
Sabahleyin, sabah vaktı, sabah olur olmaz. Şafak.
MİLİTANLAŞTIRMAK
Militan durumuna getirmek.
DESTANLAŞTIRILMA
Destanlaştırılmak işi.
ÇOBANALDATANLAR
Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünün, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımından, geniş ve yassı başlı, yumuşak tüylü, çobanaldatangiller (Caprimulgidae) familyasını da içine alan bir alt takım.
ŞARLATANLAŞMAK
Şarlatanca davranmak.
VATANLANDURMAK
Yurtlandırmak, yerleştirmek.
DESTANLAŞTIRMAK
Destan olarak anlatmak.
DESTANLAŞTIRILMAK
Destan olarak anlatılmak.
MİLİTANLAŞTIRMA
Militanlaştırmak işi.
MİLİTANLAŞMAK
Militan olmak, militan durumuna girmek.
VATANLAŞTIRMAK
Vatan durumuna getirmek.
DİLFIRLATANLAR
Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) takımından, dillerini yay gibi dışarı uzatan, renk değiştirme özellikleri olan, çoğu ağaçların üzerinde yaşayan, başları çıkıntılı, yuvarlak göz kapakları bulunan türlere sahip bir alt takım.
DESTANLAŞTIRMA
Destanlaştırmak işi.
DESTANLAŞABİLME
Destanlaşabilmek işi.
DESTANLAŞABİLMEK
Destanlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
VATANLAŞTIRMA
Vatanlaştırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TANLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OCAK
Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.
TANLAMA
Tanlamak işi.
SAHUR
Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek. Bu yemeğin yendiği vakit.
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.
KOPARAN
Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket.
DESTAN
Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope. Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri. Çağdaş Türk edebiyatında biçim ve içerik yönünden, geleneksel destanlardan ayrılık gösteren uzun kahramanlık şiiri.
SELATİN
Sultanlar.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
FETTANLAŞMA
Fettanlaşmak işi.
İŞLETMECİ
Bir fabrikayı veya gelir getiren bir kuruluşu yöneten kimse. Yapımcıdan işletme hakkını alarak filmleri oynatanlara kiralayıp dağıtan kimse.
GAZİ
Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse. Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Savaştan sağ olarak dönen kimse.
ŞEYTANİ
Şeytanca. Şeytanla ilgili.
MİLİTANLAŞMA
Militanlaşmak durumu.
GÖKKUZGUNUMSULAR
Gökkuzgunlar, ağaçkakanlar, çobanaldatanlar ve sağanları içine alan kuşlar sınıfından bir takım.
AFAR
Ispanak ve benzeri sebzelerle yapılan börek, pide. Diş diplerine biriken sert kir, tartre. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü.
DESTANLAŞMA
Destanlaşmak durumu.
AFARA
Harman yerindeki hububatın taş ve toprakla karışık kalıntısı. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü. Tütün tozu, ufalanmış tütün. Çok yaramaz, kötü. Harman yerindeki buğdayın taş ve toprakla karışık kalıntısı.
SULTANİ
Sultanlara yaraşan ya da sultanlarla ilgili. Çekirdeksiz bir tür üzüm. 1908'den sonra Osmanlı ülkelerinde, bugünkü lise dengi öğretim kurumu. Mısır, Trablus ve Cezayir darphanelerinde basılan Osmanlı altını.
FATİH
Zafer kazanan, fetheden (kimse). İslam devletlerinde bir ülkeyi veya bir şehri savaşarak alan hükümdar ve komutanlara verilen unvan. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Büyük ve önemli bir iş bitiren (kimse).
KAYTANLI
Kaytanı olan, kaytanla dikilmiş.