Kelimeler arşivinde; içinde "tahla" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tahla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tahla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tahla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İŞTAHLANDIRMAK
İŞTAHLANDIRMA
KÜSTAHLAŞMAK, YALTAHLANMAK
İŞTAHLANMAK, KÜSTAHLAŞMA, SİFTAHLAMAK
SİFTAHLAMA, İŞTAHLANMA, PATAHLAMAK
TAHLACIL
İŞTAHLA
TAHLA
TAHLA
Takla : Ayağı gaydığı gibi tahla atarak yuvarlandı. Takla (daha çok dönmek fiiliyle kullanılır).
İŞTAHLA
Büyük bir istekle.
YALTAHLANMAK
Dalkavukluk etmek.
SİFTAHLAMAK
Bir şeyi ilk kez satmak, siftah etmek. Turfanda bir şeyi ilk kez yemek.
İŞTAHLANMAK
İştahı uyanmak veya artmak. İsteği, arzusu artmak.
SİFTAHLAMA
Siftahlamak işi.
PATAHLAMAK
Dövmek. Dayak atmak, dövmek.
TAHLACIL
Havada takla atan güvercin : İki tane tahlacılım var, kimseye vermem.
KÜSTAHLAŞMAK
Küstah duruma gelmek.
KÜSTAHLAŞMA
Küstahlaşmak işi.
İŞTAHLANMA
İştahlanmak işi.
İŞTAHLANDIRMAK
İştahını uyandırmak, iştahlanmasını sağlamak.
İŞTAHLANDIRMA
İştahlandırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAHLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HANCILLAMAK
Oburca, iştahla yemek.
AKKIN
Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Eğimi, inişi fazla olan yer, meyilli, eğimli. Akıntılı, hızlı akan su, akıntılı su kanalları. Meyil, suya akış imkânı veren eğim. Az meyilli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Sürülmesi ve çalışılması kolay tâvlı toprak. Yolunda, yoluna girmiş, olurun da (iş hakkında). Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerliyen, akıcı (iş hakkında). İşlenmesi kolay, pürüzsüz, düzgün, budaksız ağaç veya tahta. İstekli, eğinik, gönüllü, tutkun. Anlayışlı. İştahla, istiyerek yenen yemek. Beyaz kılıç kabı. İstekli, gönüllü, tutkun. Akan su. Açık, düzgün, pürüzsüz. Az eğimli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerleyen, akıcı iş. Yolunda, yoluna girmiş, olurunda iş.
GINIKMAK
Usanmak, bıkmak. Alışmak. Gücü yetmeyeceği bir şeyi yapmaya çalışmak. Denemek, sınamak. İsteği artmak, iştahlanmak. Bir şeyin hepsini kendi almak istemek, bencillik etmek. Aç gözlülük yapmak: Paraya öyle gınıktı ki, gözü kimseyi görmüyor.
SIVANMAK
Sıvama (I) işi yapılmak. İştahla yemek. Sıvama (II) işi yapılmak. Bir işe girişmek.
KINIKMAK
Bir işe istekle başlamak, bir şey yapmak isteği göstermek. Bir şeye aşırı derecede düşkün olmak, tutkun olmak. Usanmak, fazla doymak, bıkmak. Benimsemek : Durmuş bu öküzü kınıktı. Bilmediğini iyice öğrenmek. Alışmak : Önceleri bal yiyemiyordum, şimdi kınıktım. Yaban hayvanını kendine alıştırmak : Bir tilki yakaladım, kendime güç kınıktırdım. Açgözlülük etmek. Acıkmak : Bugün senin karnının kınığı artıyor. Ağaçları aşılamak. Kıskanmak. Sevinmek. Kanmak, doymak, alışmak. İştahlanmak. Kanıkmak, kanıksamak.
BASİNMAK
İştahla yemek, tıkınmak.
GUMSUMAK
İştahlanmak.