Kelimeler arşivinde; içinde "sıka" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sıka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sıka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sıka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SIKABİLMEK, SIKAKAZIĞI, SIKARLAMAK
SIKABİLME, YASSIKARA, YASSIKAYA
SAKSIKAN, SIKALMAK
SIKACAK, SIKANAK
SIKAL
SIKA
SIKA
Cimri.
SIKACAK
Bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan araç. Genellikle meyve sıkmak için kullanılan her tür araç.
YASSIKARA
Sivas şehri, Yavu nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YASSIKAYA
Ağrı şehri, Taşlıçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya kenti, Halkapınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon kenti, Araklı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SIKAL
Culfanın yon kısmındaki deliklerden birine girecek olan oku sıkıştırmak amacıyla kullanılan yongalar. (Ağıl Eğridir Isparta).
SIKABİLMEK
Sıkma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAKSIKAN
Saksağan.
SIKARLAMAK
Sıkıştırmak, zorlamak : Çuvalın ağzını sıkarla. Sıkıştırmak, korkutmak, baskı yapmak, zorlamak.
SIKANAK
Tahtadan yapılmış, içinde üzüm sıkılan ayaklı tekne.
SIKAKAZIĞI
Yıkanan giysiyi sıkmakta kullanılan üç çatallı ağaç.
SIKABİLME
Sıkabilmek işi.
SIKALMAK
Sıklaşmak, keafet peyda etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SIKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TATSIZ
Tadı iyi olmayan, lezzetsiz. Hoşa gitmeyen bir biçimde. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Sohbeti hoş olmayan veya geçimsizlik çıkaran (kimse). Tadı olmayan, sası. Basit, sıradan.
ACIKLANDIRMAK
Üzecek, can sıkacak şeyler söylemek, yapmak. Kızdırmak, öfkelendirmek, sinirlendirmek.
GICIK
Boğazda duyulup aksırtan, öksürten yakıcı kaşıntı. Sözleriyle, davranışlarıyla karşısındakini kızdıran, sinirlendiren, sıkan (kimse). Beyaz renkli, dağlıç koyununa benzer vücut yapısında, kuyruğu son omurlara kadar yağ kitlesi ile kaplı ve bu sebeple alt kısmı yuvarlakça görünen, kaba, karışık yapağılı bir tür koyun.
VIRVIRCI
Can sıkacak kadar çok konuşan kimse.
BENCİK
Kendini beğenmiş, kendini öven, gururlu, kibirli, şımarık. Şımarık, fazla yüz bulmuş (çocuk hakkında). Hareketleriyle etrafı sıkan kimse. Bencil. Muğla şehrinde, Yatağan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
SIKICI
İç sıkan, can sıkan, tedirgin eden.
ELLEŞMEK
Elle dokunmak. El sıkarak selamlaşmak. Birine dokunacak söz söylemek. Elle itişerek şakalaşmak. Alışverişte, alanla satan birbirlerinin ellerini tutup sıkarak uzlaşmak. Birbirinin elini sıkarak güç denemesi yapmak. Ağır bir yükü kaldırmak için birkaç kişi birden tutmak. Yardımlaşmak.
PRES
İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet, mengene, cendere. Baskı. Üzüm, elma, zeytin vb. meyve ve sebzeleri sıkarak suyunu, yağını çıkarmakta kullanılan alet veya araç.
MARAZ
Hastalık. Huysuzluğu ve titizliği ile can sıkan. Dayanılması güç durum.
DAVRA
Saban kılıcını sıkan çivi.
BELALI
Yoran, üzen, can sıkan. Kavgacı, şirret. Yolsuz kadının zorba dostu.
SAĞMAK
Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak. Yumak durumundaki bir şeyi çözüp açmak. Kovandaki balı peteklerden almak. Aldatarak parasını çekmek.
YUMMAK
Kısarak kapamak, sıkarak kapalı duruma getirmek.
TATSIZLIK
Tatsız olma durumu. Hoşa gitmeyen, can sıkan davranış veya durum.
BOAGİLLER
Avlarını yutmadan önce uzun gövdeleriyle sarıp sıkarak boğan ve ezen sarılgan yılanları kapsayan zehirsiz yılanlar familyası.
ANAKONDA
Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).
AVKMA
Çökelek, taze soğan ve zeytinyağı ile yapılan bir çeşit salata. Keçeyi avuçla sıkarak olgunlaştırma. (Yalvaç Isparta).
ZIRILTI
Zırıldama sırasında çıkan sesin adı. Can sıkan veya hoşa gitmeyen ses çıkaran nesne. Anlaşmazlık sebebiyle çıkan kavga, geçimsizlik. Zımbırtı.
KASTANYOLA
Bir çarkın dişlerine takılıp geriye doğru dönmesini önleyen dil. Akan gemi zincirini sıkarak durdurmak için kullanılan, güverte locasının altına konmuş, hareketli demir kol.
KASKI
Fren. Bir şeyi sıkan çember. Pantolon askısı. Öküz yularında burunluk ile tepeliği bağlayan kayış.