İçinde SÜRESİNCE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "süresince" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde süresince bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu süresince ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında süresince olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SÜRESİNCE

Süresi kadar, boyunca.

  -   -   -  

Anlamında SÜRESİNCE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÜRESİNCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TEMCİT

Recep, şaban ve ramazan ayları süresince, sabah ezanından sonra minarelerden okunan ve Allah'ın ululuğunu belirten dua.

APOPTOZİS

Canlı ve henüz metabolik olarak etkin bir hücrede sitoplazma ve çekirdekte hızla gelişen bir büzüşme, kromatinin yoğunlaşması, sitoplazmik kabarcıkların oluşması, çekirdeğin ve sitoplazmanın zarla çevrili parçalara ayrılmasıyla belirgin bir dizi morfolojik değişim, apopitoz, apoptoz, hücre intiharı, nekrobiyoz, tek hücre ölümü, programlı hücre ölümü. Embriyolojik dönem dâhil tüm yaşam süresince oluşursa da, kimi patolojik olaylara bağlı olarak genetik bakımdan yıpranmış ve yaşlanmış hücrelerin programlı bir biçimde uzaklaştırılma yöntemi olduğundan hücre intiharı olarak da bilinir.

MEVSİMLİK

Bir mevsim için, bir mevsim süresince. İlkbahar ve sonbaharda giyilen. Mevsime ait.

AYAKÇI

Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.

YAŞAMACA

Yaşadığı kadar, yaşama süresince.

SAATLİK

Belli bir saat süresince yapılmış olan veya olan.

BOYUNCA

Boyu veya uzunluğu kadar. Süresince.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

YÖRÜNGE

Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek. Hareketli bir noktanın izlediği veya çizdiği yol, mahrek.

SANİYELİK

Çok kısa süren. Belli bir saniye süresince yapılmış olan veya olan.

HİPOBLAST

Gastrulasyon süresince oluşan blastodermin iki tabakasından içte olanı. Endoderm.

KUMPİRESİ

Asya, Afrika, özellikle Amerika'nın birçok sıcak bölgesinde, insan ve hayvanların dışasalağı olarak yaşarken, dişileri gebelik süresince konakçı derisi altına girip, türlü irilikte şişkinlikler yapan pire; Amerikan piresi, etkenesi.

İÇİNDE

Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

DAKİKALIK

Belli bir dakika süresince yapılan veya olan.

GEÇİŞ

Geçme işi. Herhangi bir durumdaki değişme, intikal. Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama. Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton. Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi.

KIŞIN

Kış mevsiminde, kış süresince.

ALİZE

Tropikal bölgelerdeki denizlerde bütün yıl süresince düzenli esen rüzgâr.

SAVUNMAK

Herhangi bir saldırıya karşı koymak, saldırıya karşı korumak, müdafaa etmek. Hareket veya düşünceyi söz ve yazı ile doğru, haklı göstermeye çalışmak. Futbolda bir takım kendi kalesini korumak için oyun süresince çaba göstermek. Yapılan bir suçlamaya veya ithama karşı kendi haklı gösterecek sebepler ileri sürmek. Bir kişiyi desteklemek, ona arka çıkmak.

MUVAKKATEN

Az bir zaman süresince, geçici olarak, eğreti olarak.

AHURLAMAK

Herhangi bir hizmet hayvanını kış süresince ahırda beslemek. Hayvan uzun zaman ahırda kalarak hamlaşmak: Hayvana ara sıra bin ki ahırlamasın.