Kelimeler arşivinde; içinde "sürat" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sürat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sürat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sürat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SÜRATLENDİRMEK
SÜRATLENDİRME
SÜRATLENMEK
SÜRATLENME
TEESSÜRAT
SÜRATSİZ
SÜRATLE, SÜRATLİ
SÜRAT
SÜRAT
Hızlılık, çabukluk, ivinti. Hız. Bir cismin aldığı yolun (yön belli olamyan) zamana oranı yani hızın büyüklüğü.
SÜRATLE
Çabucak.
TEESSÜRAT
Acılar, üzüntüler, sıkıntılar.
SÜRATLENDİRME
Süratlendirmek işi.
SÜRATLENDİRMEK
Sürat vermek, hız kazandırmak, hızlandırmak.
SÜRATLİ
Çabuk hareketlenen, çabuk giden, çabuk işleyen, hızlı.
SÜRATLENME
Süratlenmek işi.
SÜRATLENMEK
Hızı artmak, hızlanmak.
SÜRATSİZ
Sürati olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÜRAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HIZLILIK
Hızlı olma durumu, sürat.
HIZLIER
Çabuk, süratli kimse.
YALABIDAK
Çabucak. Birdenbire, şimşek gibi bir süratle.
SÖYKELMEK
Dikilmek, hafifçe doğrulmak : Yılan süratle giderken birdenbire söykeldi. Bağırmak.
YELDAN
Hızlı, süratli.
ÇABUKLUK
Çabuk olma durumu, hız, sürat.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
YÜĞRÜMLE
Süratle, koşarak.
PREPROTEİN
Proproteini veya işlevi yapan proteini vermek üzere terminal bölgesi süratle parçalanan geçici, öncü protein.
TRANSPOZİSYON
Bir genin, bulunduğu kromozom üzerinde yer değiştirmesi. Genomun bir parçasının bulunduğu yerden bir sıçrama ile başka bir yere kolaylıkla ve süratle yerleşmesi ve bu arada kromozom yapısında dikkate değer bir değişiklik olmaması olayı. DNA transpozisyonu.
HIZ
Çabukluk, sürat. Bir hareketten doğan güç, şiddet. Alınan yolun harcanan zamana oranı, sürat. Çaba, güç, gayret, takat.
HIZLI
Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.
MOMENTUM
Bir cismin hareket miktarı, kütlenin sürat ile çarpımı. Hız, hızlılık.
İVİNTİ
Çabukluk, hız, sürat.
YELEĞEN
Topraktan yapılmış su testisi. İvecen, canı tez, telâşla ordan oraya gidip gelen. Köpek. Tazı, av köpeği. Çok yelen, hızlı koşan, süratle giden. Uşak şehri, Eşme ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YÜĞRÜŞ
Hız, sürat, koşuş.
KERATOAKANTOM
Keratin içeren, orta kısmında krater benzeri bir delikle deri yüzeyine bağlantılı iyicil, süratle büyüyen kistik bir tümör, intrakutan kornifiye epitelyom.
TEZ
Çabuk olan, süratli. Sav. Üniversitelerde öğrencilerin veya öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel eser. Süratli bir biçimde.