İçinde SÖZLEŞME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sözleşme" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sözleşme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sözleşme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sözleşme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SÖZLEŞMESİZ

10 harfli kelimeler

SÖZLEŞMELİ, SÖZLEŞMECİ

9 harfli kelimeler

SÖZLEŞMEK

8 harfli kelimeler

SÖZLEŞME

Bazı kelimelerin anlamları

SÖZLEŞME

Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.

SÖZLEŞMESİZ

Sözleşmeye dayanmayan, sözleşme yapılmamış olan, mukavelesiz, kontratsız. Sözleşme yapılmayarak, sözleşme olmaksızın.

SÖZLEŞMELİ

Sözleşmeye dayanan, sözleşme yapılan, mukaveleli, kontratlı. Sözleşme yapılarak.

SÖZLEŞMECİ

Bir işin yapılmasını yükleniciye devretmek üzere sözleşme yapan gerçek veya tüzel kişi.

SÖZLEŞMEK

Herhangi bir iş konusunda birbirine karşılıklı söz vermek. Belli bir yerde, belli bir saatte buluşmayı kararlaştırmak.

  -   -   -  

Anlamında SÖZLEŞME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÖZLEŞME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞIT

Sözleşme.

AKİT

Sözleşme. Nikâh.

BAĞLAŞMAK

Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek.

KIYIŞMAK

Karşılıklı sözleşmek, anlaşıp karar vermek. Yüreklilik göstermek, cesaret etmek. Biriyle yarışmaya kalkmak.

ANLAŞMA

Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

BAĞITLANMAK

Sözleşme ile sonuçlanmak.

BAĞITLI

Sözleşme ile bağlanmış olan.

KAVİLLEŞMEK

Sözleşmek, söz birliği etmek, anlaşmak.

ANLAŞMAK

Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak. Sözleşmek, sözleşme imzalamak.

KOMPRADOR

Aracı. Çok zengin kimse. Uzak Doğu ülkelerinde yabancı ortaklıklar hesabına iş sözleşmesi yapan yerli aracı.

BAĞLAŞIK

Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).

BAĞITLAŞMAK

Aralarında sözleşme yapmak.

KESENE

Sözleşme, yazılı anlaşma. Götürü ya da toptan satış.

KAVİL

Söz. Sözleşme, anlaşma.

AKDETMEK

Sözleşme yapmak. İmzalamak.

KAVLETMEK

Sözleşmek, anlaşmak, söz kesmek.

KAVLÜKARAR

Söz, sözleşme.

BAĞITÇI

Bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, sözleşme yapan, âkit.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).