Kelimeler arşivinde; içinde "sözleşme" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sözleşme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sözleşme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sözleşme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SÖZLEŞMESİZ
SÖZLEŞMELİ, SÖZLEŞMECİ
SÖZLEŞMEK
SÖZLEŞME
SÖZLEŞME
Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.
SÖZLEŞMESİZ
Sözleşmeye dayanmayan, sözleşme yapılmamış olan, mukavelesiz, kontratsız. Sözleşme yapılmayarak, sözleşme olmaksızın.
SÖZLEŞMELİ
Sözleşmeye dayanan, sözleşme yapılan, mukaveleli, kontratlı. Sözleşme yapılarak.
SÖZLEŞMECİ
Bir işin yapılmasını yükleniciye devretmek üzere sözleşme yapan gerçek veya tüzel kişi.
SÖZLEŞMEK
Herhangi bir iş konusunda birbirine karşılıklı söz vermek. Belli bir yerde, belli bir saatte buluşmayı kararlaştırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SÖZLEŞME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞIT
Sözleşme.
AKİT
Sözleşme. Nikâh.
BAĞLAŞMAK
Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek.
KIYIŞMAK
Karşılıklı sözleşmek, anlaşıp karar vermek. Yüreklilik göstermek, cesaret etmek. Biriyle yarışmaya kalkmak.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
BAĞITLANMAK
Sözleşme ile sonuçlanmak.
BAĞITLI
Sözleşme ile bağlanmış olan.
KAVİLLEŞMEK
Sözleşmek, söz birliği etmek, anlaşmak.
ANLAŞMAK
Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak. Sözleşmek, sözleşme imzalamak.
KOMPRADOR
Aracı. Çok zengin kimse. Uzak Doğu ülkelerinde yabancı ortaklıklar hesabına iş sözleşmesi yapan yerli aracı.
BAĞLAŞIK
Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).
BAĞITLAŞMAK
Aralarında sözleşme yapmak.
KESENE
Sözleşme, yazılı anlaşma. Götürü ya da toptan satış.
KAVİL
Söz. Sözleşme, anlaşma.
AKDETMEK
Sözleşme yapmak. İmzalamak.
KAVLETMEK
Sözleşmek, anlaşmak, söz kesmek.
KAVLÜKARAR
Söz, sözleşme.
BAĞITÇI
Bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, sözleşme yapan, âkit.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).