İçinde SÖZDE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sözde" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sözde bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sözde ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sözde olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SÖZDE

Gerçekte öyle olmayıp öyle geçinen veya bilinen. Sözüm ona, sanki, güya.

  -   -   -  

Anlamında SÖZDE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÖZDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAŞVİYAT

Sözde ve yazıda gereksiz olan bölümler.

MAHANA

İleri sürülen sözde neden. Sözde neden. Bahane. Mana, anlam. Sebep.

EKSİLTİ

Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips. Anlaşılması için zaruri olmıyan bir veya birkaç kelimenin bir sözden kaldırılması (EKŞİLTİLİ, Elliptique). (Söz sanatı terimi) Cümlenin anlaşılması için zaruri olmıyan bir veya birkaç kelimenin kaldırılması. - Hava soğuk mu? - Çok gibi ki Evet, hava çok soğuktur yerine geçer (EKSİLTİLİ, Elliptique). Kullanılmayışları, anlatımda eksikliğe yol açmayan sözcüklerin düşürülmesi. Ör. -Bu romanı beğendiniz mi? -Çok! (Evet, bu romanı çok beğendim, yerine).

KAVRAMCILIK

Kavramın, onu bildiren sözden farklı bir varlık olduğunu ve gerçeğin zihinde bulunmadığını ileri süren öğreti, konseptüalizm.

DURAKSATIŞ

Sözde, yazıda, beklenmedik bir sonuçla karşılaştırma sanatı. Ör. / Erbab-ı teşaür çoğalıp şair azaldı / Yok öyle değil, şairin ancak adı kaldı (Muallim Naci).

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

CINNIKLIK

Mızıkçılık. Verdiği sözde durmanıazlık.

MAHNA

İleri sürülen sözde neden. Sözde neden. Bahane.

GİRİŞ

Girme işi. Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser. Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal. Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm. Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre.

ENDEZE

Araç, aygıt, avadanlık. Kalıp, model, patron. Engel, sözde neden. Araç.

GIFILDAMAK

Telaşlanmak. Ev içinde sözde bir iş yapıyormuş gibi gezinmek.

NÜKTE

İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri. Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, espri.

GÜYA

Sözde, sanki.

ASALET

Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.

KAÇIMSAMAK

Bir işi yapmamak için sözde nedenler ileri sürmek.

SİYAKUSİBAK

Sözdeki uygunluk ve tutarlılık, sibakusiyak.

ESAS

Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel. Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi. Bir iş veya sözde doğru biçim.

MAHANE

Sözde neden. Bahane.

IĞRIK

Tan vakti. Akşam, üzeri olan alaca karanlık. Karanlık, gece. Yalan, düzen. Gerçek olmayan, sözde neden.

SANKİ

Farz edelim ki, güya. Sözüm ona, sözde. Soru cümlelerinde belirtilen konuya ilgiyi çekmek veya uyarıda bulunmak için kullanılan bir söz.