Kelimeler arşivinde; içinde "sökül" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sökül bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sökül ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sökül olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AKÖRENSÖKÜLER
SÖKÜLENMEK
SÖKÜLMEK
SÖKÜLME, SÖKÜLÜŞ
SÖKÜLÜ
SÖKÜL
SÖKÜL
At, eşek ve sığırların ayaklarındaki ak leke.
SÖKÜLÜŞ
Sökülme işi.
AKÖRENSÖKÜLER
Bartın şehri, Kumluca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SÖKÜLME
Sökülmek işi.
SÖKÜLÜ
Ayaklarında ak leke bulunan hayvan : Bu at sekilidir.
SÖKÜLMEK
Sökme işine konu olmak. Parayı istemeyerek vermek, harcamak.
SÖKÜLENMEK
Sökülmek (çorap vb.).
Bu bölümde tanımı içerisinde SÖKÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEÇME
Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
TEPDEVİR
Tekme ile sökülen ağaç kökleri : Tepdevir çırası.
ACARTAV
Tarlanın şubat-mart ayları içindeki sürülme tavı, zamanı. Tam tav. Yeni sökülmüş tarlanın ilk ekim tavı. İnsanların en güçlü oldukları delikanlılık ve olgunluk çağı.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
SÖK
Bezemlerin sökülmesi için verilen komut.
ZORLAMAK
Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek. Üstelemek, ısrar etmek. Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak.
ACERTAV
Yeni sökülmüş tarlanın ilk ekim tavı.
YIRILMAK
Yırtılmak, sökülmek. Ayrılıp gitmek. Yarılmak, yarılıp ayrılmak, yırtılmak.
SÖKÜNTÜ
Sökülen şeyin parçası. Ağaçlık yerden açılan tarla.
PELEN
Bilgi, ustalık : Dağda kütük çok, o da pelen ile sökülür. Eskiden kadınların giydiği çarşafın üst parçası. Hızlı atılan deyneğin yere dokunup sıçrayarak gidişi.
SÖKEK
Çalı ya da taş sökülen yer : Çalı sökeğinde çalılar tekrar bitmiş.
SÖKÜK
Sökülmüş. Dikişi sökülmüş.
GÖNÜK
Az yanmış, ateş karşısında renk değiştirmiş kumaş. Ormanların yakılmasıyle açılan yer, tarla. Ağaçların sökülmesiyle açılan tarla. Engebeli yer, dağ yamaçları. Çok duygulu kişi. İyice olmuş.
SAĞILMAK
Sağma işine konu olmak. Kumaş, kilim vb. bir yerinden iplik çıkıp sökülmek. Akmak, kaymak, aşağıya doğru hızla inmek.
PORTATİF
Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, seyyar. Sökülüp başka yerde kurulma imkânı bulunan.