İçinde SUNDU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sundu" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sundu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sundu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sundu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SUNDURUVERMEK

11 harfli kelimeler

OKSUNDURMAK, UMSUNDURMAK, YOKSUNDURMA

9 harfli kelimeler

SUNDURMAK

8 harfli kelimeler

SUNDURMA, SUNDURLU, SUNDURUÇ, SUNDURUM

7 harfli kelimeler

KUSUNDU

6 harfli kelimeler

SUNDUR

5 harfli kelimeler

SUNDU

Bazı kelimelerin anlamları

SUNDU

Makas.

KUSUNDU

Kusmuk.

OKSUNDURMAK

Bir şeyi istediğini dolaylı olarak belirtmek.

SUNDURMAK

Sunma işini yaptırmak. Vermek.

UMSUNDURMAK

Umutlandırmak. Ümide düşürmek.

YOKSUNDURMA

Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrencinin belli bir süre spor yarışmaları, okul gezileri gibi etkinliklere katılmaktan alıkonması.

SUNDURUM

Damlarda kullanılan kiriş.

SUNDURLU

Denizli kenti, Çivril ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

SUNDURMA

Sundurmak işi. Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık. Yağmurdan, güneşten korunmak için yapılmış olan ve arkası bir duvara verilen çatı.

SUNDURUVERMEK

Verivermek.

SUNDUR

Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık.

SUNDURUÇ

Boyunduruğa kayışlarla bağlanan uzun, delikli ağaç.

  -   -   -  

Anlamında SUNDU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUNDU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

REVAK

Üstü örtülü, önü açık yer, sundurma.

GEZENEG

Sundurma, balkon.

HANGAR

Uçak, araba, tarım aracı vb. nesneleri barındırmaya yarar kapalı yer, sundurma.

MÜSAMERE

Okullarda öğrencilerin sunduğu, programında koşuk, oyun vb. gösterilerinin yer aldığı eğlence. Çoğunlukla akşam toplantısı, akşam eğlencesi.

AGDIRMA

Kağnı, araba, saban, döven ve benzerleri gibi rençber takımlarını koymak için yapılan üstü örtülü yer, sundurma.

ABDIL

Evlerin önündeki üstü toprak örtülü sundurma.

ERİŞEBİLİRLİK

Bir taşınmaza, bir yerleşim yerine ya da bir yerleşim yerinin sunduğu kamusal işgörülere erişme olanağı, varış kolaylığı.

AYAT

Evlerin önünde topraktan yapılmış kaldırım. Sundurma. Evlerde sofa. Kapı. Avlu, açık arsa. Alt kattaki sofa, taşlık. Arapça kökenli hiyât. Köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Avlu.

AĞDUMA

Yağmur veya güneşten korumak için evin bir tarafına yapılan ve arkası duvara verilen çatı, sundurma.

ÇADIRÇATI

(Mimarlık) Ortasından başlayarak dört bir yöne eğik yüzeyleri olan çatı. a. bk. beşikçatı, sundurmaçatı.

KIRMAÇATI

(Mimarlık) Dört yüzeyli çatı olup, yapının dar yüzlerine bakan çatı yüzeyleri üçgen, geniş yüzlerine bakanları da ikizkenar yamuk biçimindedir. a. bk. beşikçatı, çadırçatı, sundurma çatı, mansard çatı.

HAYAT

Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşam. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Meslek. Sundurma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Balkon. Yazgı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.

TELHİS

Özet, özetleme, kısaltma. Sadrazamın bir sorunu kendi düşünceleriyle birlikte özet olarak yazıp padişaha sunduğu kâğıt.

GEORGİZM

Herkes kendi yarattığına, doğanın sunduğu başta toprak olmak üzere her şeye sahip olmasına rağmen gerçekte tüm bunlar eşit bir biçimde tüm insanlığa aittir inancından kaynaklanan, Henry George tarafından öne sürülen ve daha sonra kendi adıyla anılan bir felsefe ve iktisat kuramı.

HAGAL

Sundurma.

EYVAN

Teras, sundurma, ayvan. Bir tarafı dışarıya açık olan oda, ayvan.

BEŞİKÇATI

(Mimarlık) Mahya aşığından başlayarak yalnız iki yana eğimi olan çatı. a. bk. çadırçatı, sundurma çatı, kırmaçatı, oturma çatı.

BELPERDE

Sundurmalarda parmaklık yerini tutan tahta.

ÇÖZÜMLEMECİ

Bir özesağaltımcı görüşmede, sunduğu yapılaşmamış uyaranlarla özgür konuşma sürecinde etkin bir üstlencesi bulunan gözlemci ya da sağaltımcı, bk. özeçözümleme.

DOLANMALIK

(Mimarlık) Bir yapının çevresinde dolanan sütunlu sundurma.