Kelimeler arşivinde; içinde "suma" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde suma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu suma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında suma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARACASUMANDIRA
PANSUMANCILIK
SATSUMAGAGE
KABUNSUMAK, DOLUKSUMAK, ÇOĞUNSUMAK, ÇOĞUNSUMAH, ÇOĞUMSUMAK, PANSUMANCI, ZORUMSUMAK
SUMASAKER, SUMANTARI, AZUNSUMAK, DOLUKSUMA, MASUMAMAK
SUMASYON, SUKSUMAK, SUMSUMAK, PORSUMAN, PARSUMAK, TAVSUMAK, TOMSUMAK, YOVSUMAK, FORSUMAK, GUMSUMAK, MASUMANE, PANSUMAN, PORSUMAK, APSUMATI, APSUMATİ, BEKSUMAT, BOĞSUMAK, DUYSUMAK, HUMSUMAK
SUMAKLI, SATSUMA, RÜSUMAT, PORSUMA
SUMAYI, ASUMAN
SUMAH, SUMAK, SUMAR, SUMAT
SUMA
SUMA
İlk damıtılan ve içinde anason bulunmayan rakı.
SUMANTARI
Kolayca odun indirmek, su akıtmak için açılan dik, eğimli yol.
DOLUKSUMAK
Göz yaşarmak, ağlayacak duruma gelmek.
ÇOĞUMSUMAK
Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
KABUNSUMAK
Başkasına ait bir şeyi haksızca kendine maletmek.
MASUMAMAK
Adam yerine koymamak, önem vermemek.
SATSUMAGAGE
Kızartılmış kamaboko ürünleri, tempura.
ÇOĞUNSUMAH
Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
AZUNSUMAK
Az bulmak, yetersiz görmek.
SUMASAKER
Atın alnından burnuna doğru uzanan bel, akıtma, ak benek.
ÇOĞUNSUMAK
Çok görmek, kıskanmak, çekememek.
ZORUMSUMAK
Zor saymak, zoruna gitmek.
PANSUMANCI
Pansuman yapmayı meslek edinmiş kimse.
KARACASUMANDIRA
Bolu ilinde, Mudurnu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
PANSUMANCILIK
Pansuman yapma işi.
DOLUKSUMA
Nefes darlığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SUMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALAO
Gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımının, boynuzlu gagalıgiller (Bucerotidae) familyasından, Sumatra, Cava ve Borneo'da yaşayan, kırmızı, turuncu, kara renkli bir tepeliği bulunan, bir kuş türü. (Buceros rhinoceros), Gök-kuzgunumsular (Coraciiformes) takımının boynuzlugagalıgiller (Bucerotidae) familyasından bir kuş türü. Kırmızı-turuncu-kara renkli bir tepeliği vardır. Sumatra, Cava ve Borneoda yaşar.
KERVANAŞI
Kuru ekmek, yağ, soğanla yapılan, üstüne sumak dökülerek yenen bir çeşit yemek.
SİYAMANG
Maymunlar (Primates) takımının, uzun kollu maymungiller (Hylobatidae) familyasından, 1 m'den daha uzun, ayaklarının ikinci ve üçüncü parmakları kısmen bir zar ile bitişik, alnı yok gibi, kara renkli, gırtlağında bağırdığı zaman şişen bir kese bulunan, jibonların en büyüğü olan bir tür. (Symphalangus syndactylus), Maymunlar (Primates) takımının uzunkollumaymungiller (Hylobatidae) familyasından bir memeli türü. 1 m den uzundur, jibonların en büyüğüdür. Ayaklarının ikinci ve üçüncü parmakları kısmen bir zar ile bitişiktir. Alnı yok gibidir. Kara renklidir. Gırtlağında, bağırdığı zaman şişen bir kese vardır. Sumatra ormanlarında sürüler halinde yaşar.
MASUMCA
Suçsuz, temiz, masum bir biçimde, masumane.
ALAFA
Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b. Sumaklanmış, yani teteri denilen tanenli bitki suyuna batırılmış deri. Düğünün ertesi günü gelinin bakire olup olmadığını anlamaya gelen kimseler.
PÖRSÜME
Pörsümek işi, porsuma.
İKAT
İpliklerin boyanmak istenmeyen bölümlerinin ağaç kabukları, yapraklar ya da balmumuyla sarılarak boyaya batırılması yoluyla uygulanan, en çok da Endonezya'da (özellikle Sumatra'da), Siyam'da, Malaya'da ve Kamboçya'da yaygın olan bir tür boyama tekniği, a. bk. batik, plangi.
EYEVİRMEK
Islatılmış palamut meyvesini mazı, çam kabuğu ya da sumağın içine koymak.
PÖRSÜMEK
Gevşeyip sarkmak, porsumak.
TIMARCI
Tımar yapan kimse. Tımar sahibi. Pansumancı.
ESMERKÜFLER
Asalak yaşama uymuş türleri de bulunan yosunumsumantarlar familyası.
KANÇİL
Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, cüce geyikgiller (Tragulidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, yerliler tarafından yenen, geviş getiren en küçük hayvan. (Tragulus kanchil) Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının cücegeyikgiller (Tragulidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 30 cm kadardır. Geviş getiren en küçük hayvandır. Sumatrada yaşar. Yerliler tarafından yenir.
GÖK
İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza. Olgunlaşmamış. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema. Bu renkte olan. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi.
SUMAH
Sumak.
GÜTAPERKA
Sumatra'da ve çevresindeki adalarda yetişen büyük bir cins ağaçtan elde edilen, kablo yapımında kullanılan, kauçuğa benzer, zamklı bir madde.
BUĞULKAN
Atların diz kapaklarından aşağıda olan ve pansumanla geçirilebilen hafif şişkinlik.
GODUŞ
Büyük kafalı adam. Sumak.
PANSIMAN
Fransızca kökenli pansement: pansuman.
ORANGUTAN
Sumatra ve Borneo'da yaşayan, insana benzeyen, yemişle beslenen bir cins büyük maymun (Pongo pygmaeus).
ACIK
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.