İçinde SUDA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "suda" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde suda bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu suda ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında suda olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TRANSUDASYON

10 harfli kelimeler

SUDANOFİLİ, EKSUDASYON

9 harfli kelimeler

EKSUDATİF

8 harfli kelimeler

MESUDANE, SUDAGABO

7 harfli kelimeler

SUDANLI, EKSUDAT, SUDAMEN

6 harfli kelimeler

AYSUDA, HASUDA, POSUDA, SUDAŞİ

5 harfli kelimeler

ASUDA, SUDAN, SUDAK

4 harfli kelimeler

SUDA

Bazı kelimelerin anlamları

SUDA

Baş ağrısı.

SUDANOFİLİ

Sudan boyasına karşı çekim merkezi oluşturan. Akyuvarların Sudan boyasıyla boyanan granüller içermesi durumu.

AYSUDA

Suda yansıyan ay ışığı.

SUDAMEN

Ter bezi kanallarında terin birikmesi sonucu deride biçimlenen sıvı içeren kabarcıklar.

SUDANLI

Sudan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

MESUDANE

Mesutça.

EKSUDATİF

Eksudat oluşturan.

TRANSUDASYON

Kan serumunun kılcal damar duvarından sızarak vücut boşluklarında toplanması.

EKSUDASYON

Yangının başlangıcında, kan plazmasının damarların dışına sızarak yangı bölgesinde birikmesi.

SUDAŞİ

Fransızca kökenli soutache: sutaşı.

EKSUDAT

Yangısal olaylarda damar çeperinden dışarıya veya çevre dokulara yayılan protein, hücre artığı ve bazen bakteri içeren, özgül ağırlığı yüksek, yangısal ödem sıvısı, yangı sıvısı.

HASUDA

Mısır unu, pekmez, yağ ve nişasta ile yapılan bir çeşit tatlı.

ASUDA

Yağ ve una pekmez veya şeker karıştırarak yapılan bir çeşit tatlı, helva.

SUDAGABO

Deniz topçuları örgütünde beylik kalyonlarda görev alanlardan bir sınıfın adı.

POSUDA

Beceriksiz, pasaklı, dağınık kişi.

SUDAN

Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak olan.

  -   -   -  

Anlamında SUDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SUDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ISTAKOZ

Istakozlardan, suda yaşayan, birinci ayak çifti güçlü iki kıskaç durumunda gelişmiş bulunan, beyaz eti için avlanan iri bir böcek (Homarus vulgaris).

CEMRE

Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.

KESE

Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.

KILIF

Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap. Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe.

BEZ

Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.

KAZ

Perde ayaklılardan, uzun, beyaz veya gri boyunlu, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş (Anser). Budala.

ABANOZLAŞMAK

Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.

KATRAN

Organik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir madde.

ALBÜMİN

Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.

HAŞLAMAK

Bir şeyi kaynar suya daldırmak. Kaynar sıvı bir şeyi yakmak. Sertçe paylamak, azarlamak. Suda kaynatarak pişirmek. Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. Dalamak. Don, kırağı bitkilere zarar vermek. Sızı vermek, acı vermek.

BAKTERİ

Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

ÇİVİTLİ

İçinde çivit bulunan. Çivitli sudan geçirilmiş olan (çamaşır).

KIRKLAMAK

Lohusa veya yeni doğmuş bebek için kırk günü doldurmak. Bir şeyi kırk defa yapmak ve özellikle birçok defa sudan geçirmek, çok yıkamak. Doğumdan kırk gün sonra bebeği törenle yıkamak.

DURULAMAK

Yıkanmış şeyleri duru sudan geçirmek.

DURULANMAK

Yıkanmış şeyler duru sudan geçirilmek. İnsan, yıkandıktan sonra bir daha temiz su dökünmek.

BALIK

Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

JUDO

Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.

DENİZATI

Başı at başına benzeyen, suda dik duran, kuyruk yüzgeci olmayan, 10-15 santimetre boyunda bir deniz hayvanı (Hippocampus hippocampus).

ALÜMİN

Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit (Al2O3).

ÇİVİTSİZ

İçinde çivit bulunmayan. Çivitli sudan geçirilmemiş olan (çamaşır).