İçinde STOR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "stor" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde stor bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu stor ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında stor olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

OPİSTORŞOZİS

11 harfli kelimeler

SİSTOREKSİS, PREHİSTORİK, PREHİSTORYA, POSTORBİTAL, RESTORASYON, DİSTORSİYON, DİGESTORYUS

10 harfli kelimeler

TRANSİSTOR, TOSTORGURU, DİSTORTİON

9 harfli kelimeler

GOMBOSTOR, MASTORAJİ, SİSTORAFİ

8 harfli kelimeler

POSTORAL, RESTORAN, PASTORAL

7 harfli kelimeler

DİSTORT, RESTORE

6 harfli kelimeler

STORLU, MASTOR, KASTOR

5 harfli kelimeler

ASTOR

4 harfli kelimeler

STOR

Bazı kelimelerin anlamları

STOR

Ağaç, kumaş vb.nden yapılmış bir kanal içinde hareket ederek açılıp kapanan perde.

OPİSTORŞOZİS

Opisthorchis cinsi digenetik trematod türlerinin metaserlerlerini taşıyan balıkların çiğ veya az pişmiş olarak yenilmesi sonucunda oluşan, safra kanallarında ve bu kanalları çevreleyen karaciğer dokusunda hasara, nekroz ve yağ dejenerasyonu olan karaciğer bölgelerinde sirozun oluştuğu enfeksiyon.

POSTORAL

Ağzın gerisinde. Ağızın gerisinde.

TRANSİSTOR

Yarı iletken özdekler arasındaki bağlantıların sağladığı özellikler yardımıyla, elektrik imlerini tıpkı radyo ışıtacı gibi yükseltebilen yarı iletken aygıt.

DİSTORTİON

Kirlenmek işi.

PREHİSTORYA

Tarih öncesi.

DİGESTORYUS

Sindirimle ilgili olan.

DİSTORSİYON

Burkulma.

RESTORASYON

Yenileme.

GOMBOSTOR

Kompresör.

PREHİSTORİK

Tarih öncesine ilişkin veya bu dönemden kalma.

SİSTORAFİ

Yırtılmış olan idrar torbasının dikilmesi.

MASTORAJİ

Memeden kan gelmesi.

POSTORBİTAL

Göz çukurunun arkasındaki damar, kemik vb.yapı. Gözün arka kısmı.

TOSTORGURU

Dosdoğru.

SİSTOREKSİS

İdrar torbasının yırtılması. Yeni doğan taylarda, üretranın ürolitiyazis ve ender olarak bel bölgesi travmalarına bağlı olarak biçimlenir.

  -   -   -  

Anlamında STOR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde STOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SEKİZDİŞLİĞİLLER

(Octodontidae, bataklık kunduzu (Myocastor coypus) iyi bilinen türleridir.

ONARIM

Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.

ÇOBANLAMA

Pastoral.

ASTOR

At: Bizim astor koşuda birinciliği aldı.

NÖROPRAKSİ

Aksonal bütünlük bozulmaksızın sinirin geçici olarak işlevini yapamaması. Sinirdeki lezyon, nöronların sürekli bir zedelenmesi değil de, yalnızca basit bir zedelenme, gerilme veya distorsiyondur.

KUNDUZ

Kemirgenlerden, kuyruğu geniş ve yassı, art ayak parmaklarının arası perdeli, ağaçları kemirerek beslenen, su kıyılarında yaşayan, yuvalar ve su setleri kuran, postu değerli bir hayvan, kastor (Castor fiber).

FIRÇADİLLİGİLLER

(Trichoglossidae), Yeni Zelanda koca papağanı (Nestor notabilis) türleri iyi bilinir.

KUNDUZGİLLER

Kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişligiller (Simplicidentata) alt takımının, sincabımsılar (Sciuromorpha) bölümünden, geniş, yassı ve ucu pullu bir kuyrukları olan, art ayak parmaklarının arası perdeli, büyük ve tıknaz, toplu hâlde su kenarlarında kemirerek devirdikleri kütüklerden köy fırınına benzer yuvalar yapan, iyi yüzen, kastor adı verilen çok değerli postları olan bir familya. Kunduz (Castor fiber), Kanada kunduzu (C.canadensis) türleri iyi bilinir. (Castoridae),iyi bilinen türleridir (bk).

RESTORE

"Eski ve değerli bir yapıyı onarıp eski durumuna getirmek" anlamındaki restore etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.

SESBİLİM

Sözlü dildeki seslerin fizik ve fizyoloji bakımından meydana gelişlerini ve uğradıkları değişiklikleri inceliyen bilim kolu. Sesbilim, belli bir zamanı veya zamanlar süresini göz önünde tuttuğuna göre BETİMLI veya DURALI (Descriptive ou statique), ve EVRİMLİ veya TARİHSEL Evolutive ou historique) diye vasıflanır. DENEYLİ SESBİLİM (Ph. expérimentale) sesleri aygıtlar kullanarak inceler. İfade içinde tuttukları yer veya oynadıkları rol dolayısıyla kelimelerin uğradıkları değişiklikleri inceliyen çeşide CÜMLE veya DİZİMLEME SESBİLİMİ (Ph. de la phrase ou syntactique) denir. Konuşurken çıkarılan sesleri inceleyen ve bunların söz konusu dilde doğru çıkışını öğreten bilim dalı.

ANTİPROGESTİN

Progesteron almaçlarına güçlü affinitesi olan ve bu sayede progesteron almaçlarını işgal eden ancak progestorana özgü etkileri oluşturmayan, genelde kedi ve köpeklerde gebeliği sonlandırmak amacıyla kullanılan sentetik steroit yapılı maddeler.

MASTUR

Mastor.

YENİLEME

Yenilemek işi. Eski bir yapıda yıkılmış, bozulmuş olan bölümleri aslına uygun bir biçimde onarma, restorasyon.

ÇOBANÇANTASI

Turpgillerden, yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi (Capsella bursa pastoris).

SİNCABIMSILAR

Bazı sınıflandırmalara göre, memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımından, ilkel yapılı türleri olan bir alt takım ya da bazı sınıflandırmalara göre kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişligiller (Simplicidentata) alt takımına giren bir bölüm. (Sciuromorpha), Bazı sınıflandırmalara göre omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının kemiriciler (Rodentia) takımının bir alt takımı, bazı sınıflandırmalara göre ise kemiriciler takımının yalın-dişliler (Simpli-cidentata) alt-takımına giren bir bölümü. Oldukça geniş bir grup olup azçok ilkel yapılı olan sincapgiller (Sciuridae), kunduzgiller (Castoridae), düzensiz-kuyruklugiller (Anomaluridae), yalın-dişligiller (Aplodontiidae) familyalarını içine alır.

ONARMAK

Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek. İşlenen bir kusuru, yapılmış olan bir yanlışlığı giderecek veya önleyecek davranışlarda bulunmak. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapmak, ilk duruma getirmek, restore etmek.

STORLU

Storu bulunan.

SALGIÇ

Transistorun yük taşıyıcılar salan üşeği.

LOKANTA

Yemek pişirilip satılan yer, aşevi, restoran. Aşçı.

KURTPENÇESİ

Karabuğdaygillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, pembe çiçekleri salkım biçiminde, sap ve kökünde bol tanen bulunan çok yıllık otsu bir bitki (Polygonum bistorta).