Kelimeler arşivinde; içinde "soğutmak" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde soğutmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu soğutmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında soğutmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SOĞUTMAK
SOĞUTMAK
Soğumasını sağlamak, soğumasına sebep olmak. Herhangi bir durum, kişi, olay; birine, bir yere veya bir şeye karşı duyulan sevgi ve ilginin yok olmasına yol açmak, dondurmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOĞUTMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OCUTMAK
Korkutmak, ürkütmek. Yıldırmak. Rahatsız etmek. Acıtmak, ağrıtmak. Bıktırmak. Soğutmak. Sindirmek, korkutmak.
KARALTMAK
Söndürmek. Büyü ile bir insanı diğer bir insandan soğutmak (batıl inanca göre). Karartmak.
SAGUTMEK
Soğutmak.
AYAZLATMAK
Soğukta bekletmek. Ayazda soğutmak.
HAVKURMAK
Sıcak bir şeyi soğutmak ya da soğuk bir şeyi ısıtmak için üflemek.
UCUTMAK
Yıldırmak, soğutmak, ürkütmek, nefret ettirmek.
TERİKTİRMEK
Soğutmak, bıktırmak: Çocuğu evden teriktireceksin.
POCUTMAK
Bir kimseyi herhangi bir şeyden soğutmak, vazgeçirmek.
SOĞUTMA
Soğutmak işi.
SOVUTMAK
Soğutmak.
SAVUTMAK
Soğutmak. Uzaklaştırmak.
RADYATÖR
Hava, su veya buharı ısıtmak veya soğutmak suretiyle meydana gelen sıcaklığı veya soğukluğu yayan, böylece ısıtma ve soğutmada kullanılan cihaz. Bağlı bulunduğu motordaki ısı derecesinin yükselmesini önleyen soğutucu.
PERELENDİRMEK
Kuşu yuvasından soğutmak, kaçırtmak.
SAVURMAK
Havaya atıp dağıtmak, saçmak. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak. Yalan, küfür vb. söylemek. Kaldırıp atmak, fırlatmak. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek.
SAVITMAK
Soğutmak.
YAĞNİTMEK
Soğutmak.
DONDURMAK
Donmasını sağlamak. Bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak. Beklemeye almak. Hareketsiz hâle getirmek. Sabitlemek. Soğutmak.
PÜFLEMEK
Söndürmek veya soğutmak için üflemek.
PEKE
Pencere, tavan penceresi. Tahta sedir. Leblebicilerin pişirdikleri nohutları serip soğutmak için kullandıkları tahta bölme. Bahçelerin çevresine çalı çırpıdan yapılan çit.
YAYINDIRMAK
Kümes hayvanlarını, kuşları barınaklarından soğutmak: Çocuklar tavuklarımızı yayındırdılar; kümese gelmiyorlar. Belirsiz, bulunmaz, bilinmez hale getirmek.