Kelimeler arşivinde; içinde "soğukluk" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde soğukluk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu soğukluk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında soğukluk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SOĞUKLUK
Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.
SOĞUKLUKOTU
Semizotu.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOĞUKLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SOLUH
Soğukluk, süt, ayran ve yoğurda mısır ekmeği doğranarak yapılan yiyecek.
TİN
Ruh. Birtakım fizik ötesi kurucularının, gerçeği ve evreni açıklamak için her şeyin özü, temeli veya yapıcısı olarak benimsedikleri madde dışı varlık. Sincap. Dokuma tezgâhlarında çözgü unutularak dışarda kalmış tek ilmek. Sağlam vücutlu. 1.Ruh. 2.Can. Bir şeyin tepesi. Tel: Çorabımın tini kaçmış. İlmik. Su ve benzerleri lerinde soğukluk, keskinlik, sertlik: Koy suyun tini kırılsın. (Jung) Ruhun bilinçaltı ile haberleşen yönü. Dokuma tezgahlarmdaki ana ipler. (Körküler Yalvaç Isparta). Can. Ruh, can. Tepe, zirve.
İLGİSİZLİK
İlgisiz olma durumu, aldırmazlık, alakasızlık, kayıtsızlık, lakayıtlık, bigânelik, soğukluk. İlgi gösterilmeme durumu. Gönlün sevgi, nefret ve benzerleri duygulardan soyutlanmış olması durumu, kayıtsızlık, lakaydi.
SERİNLEMEK
Hava serin bir duruma gelmek, hafifçe soğumak, serinleşmek. Hafif soğukluk duymak. Biraz avunarak ferahlamak.
ISI
Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. Fiziksel bir olaya dayalı, belirli bir ölçü üzerine kurulmuş olan sıcaklık ve soğukluk derecesi.
ANTİPATİ
Sevimsizlik, soğukluk, iticilik. Karşıt duygu.
SOVUKLUK
Yemek ardından yenen ya da içilen (meyve, hoşaf, ayran vb.). Semizotu. Soğukluk, serinlik.
DUYMAK
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
BÜRUDET
Soğukluk.
SERİN
Az soğuk, ılık ile soğuk arası. Hoşa giden, hafif bir soğukluk veren.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
DOKUNUM
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.