Kelimeler arşivinde; içinde "soğan" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde soğan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu soğan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında soğan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SOĞANLIYÜRÜK
SIĞIRSOĞANI, YABANSOĞANI, SOĞANTAŞAĞI, SOĞANLITEPE, SOĞANERKEĞİ, KARGASOĞANI
SOĞANLAMAK, TISĞASOĞAN, YEŞİLSOĞAN, SOĞANBASTI, SOĞANCILIK
SOĞANSUYU, SOĞANLAMA, ÖLÜSOĞANI, SOĞANBÜKÜ, SOĞANIMSI, SOĞANİLİK
GÖKSOĞAN, SOĞANCIK, SOĞANLIK, SOĞANKÖY, İTSOĞANI
AKSOĞAN, SOĞANCI, SOĞANSI, SOĞANLI
SOĞAN
SOĞAN
Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.
SOĞANERKEĞİ
Soğanın ortasından çıkan ve tohumu taşıyan sap.
YABANSOĞANI
Peynire de konulan, sarmısak tadında bir ot.
SOĞANLITEPE
Ağrı kenti, Hamur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
KARGASOĞANI
Tükürük otu.
SOĞANLAMA
Soğanlamak işi.
SOĞANBASTI
Kuşbaşı et ve küçük soğanlarla yapılan yemek.
YEŞİLSOĞAN
Taze soğan.
SOĞANTAŞAĞI
Soğanın ortasından çıkan ve tohumu taşıyan sap.
SOĞANCILIK
Soğan yetiştirme veya satma işi.
SOĞANLAMAK
Soğan katmak.
ÖLÜSOĞANI
Mezarlara dikilen mor çiçekli bir zambak.
SOĞANSUYU
Diyarbakır kenti, Ovabağ bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SIĞIRSOĞANI
Soğan gibi kokan bir çeşit yaban otu.
TISĞASOĞAN
Arpacık soğanı.
SOĞANLIYÜRÜK
Zonguldak kenti, Ereğli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOĞAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CÜCÜK
Tomurcuk. Soğan, marul vb. katmerli bitkilerin en iç bölümü. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Kuş yavrusu. Bir şeyin küçüğü veya onu andıran bir parçası.
EZME
Ezmek işi. Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi. Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü. Sebzelerin ezilmesiyle yapılmış olan meze.
MUSAKKA
Ufak parçalar biçiminde doğranmış sebzelerin, kuşbaşı et veya kıyma ve soğanla pişirilmesiyle yapılmış olan bir yemek.
LAHMACUN
Üstüne kıyma, kıyılmış soğan, maydanoz ve baharat konularak fırında pişirilen pide türü bir yiyecek.
İMAMBAYILDI
Bütün olarak kızartılmış ve ortası yarılmış patlıcanın içine soğan, sarımsak ve domatesli iç konularak yapılmış olan zeytinyağlı yemek.
MÜCVER
Rendelenmiş kabağa un, yumurta, peynir, dereotu, tuz, karabiber, taze soğan katılmasıyla yapılmış olan bir köfte türü.
ÇENTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak. Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak.
KAPAMA
Kapamak işi. Taze soğan ve marulla pişirilmiş kuzu eti yemeği. Üst baş, giyecek takımı. Metres.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
MENEMEN
Yumurta, soğan, yeşilbiber ve domatesle yapılmış olan bir yemek. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
GÖKSOĞAN
Taze soğan.
MIHLAMA
Mıhlamak işi. Yumurta, un, soğan, ıspanak karışımıyla yağda yapılmış olan bir yemek türü.
ALAZA
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.
KISKA
Arpacık soğanı.
KARDELEN
Nergisgillerden, baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki (Galanthus nivalis).
KISIR
Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan). Ürün vermeyen (toprak). Haşlanmış bulgur, taze soğan, maydanoz ve baharatla yapılmış olan bir yemek türü. Verimsiz, yararsız, sonuçsuz. İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril.
FULYA
Nergisgillerden, soğan köklü bir bitki, zerrin (Narcissus jonquilla). Bu bitkinin güzel kokulu çiçekleri.
AKSOĞAN
Ada soğanı.
KISKACI
Soğan tohumundan arpacık soğanı yetiştiren kimse.
İÇ
Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm. Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Mide, bağırsak, karın. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan.