Kelimeler arşivinde; içinde "sirke" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sirke bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sirke ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sirke olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SİRKENGEBİN, SİRKELEŞMEK, SİRKELENMEK
SİRKENKÜLÜ, SİRKELEMEK, SİRKELEŞME, SİRKELENME, SİRKECİLİK
ESİRKEMEK, KARASİRKE
SİRKENLİ, SİRKELİK, SİRKENEK, SİRKECEN, SİRKEKÖY, SİRKEYEN
AKSİRKE, SİRKENE, MİSİRKE, SİRKELİ, SİRKECİ
SİRKEN
SİRKE
SİRKE
Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası. Salatalara, yemeklere ekşilik vermek için kullanılan ekşimiş üzüm, elma, limon vb. suyu. Birtakım kimyasal yöntemlerle hazırlanmış birleşiklerin ortak adı.
SİRKELENME
Sirkelenmek işi.
SİRKEKÖY
Kastamonu kenti, Hanönü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SİRKENKÜLÜ
Açık havada yağmur taşımayan ak bulutlar.
SİRKELENMEK
Birçok sirke türemek. İçine sirke konmak.
SİRKECİLİK
Sirke yapma veya satma işi.
ESİRKEMEK
Korumak, kayırmak.
SİRKENGEBİN
Sirkeli bal şerbeti.
SİRKELEŞMEK
Sirke durumuna gelmek, ekşimek.
SİRKELEŞME
Sirkeleşmek işi.
SİRKENEK
Mısır tarlalarında yetişen bir ot.
SİRKELİK
Sirke yapmaya yarar. Sirke kabı.
SİRKECEN
Yabanıl semizotu.
KARASİRKE
Siyah, yuvarlak, ekşi bir çeşit üzüm.
SİRKELEMEK
Silkelemek, sallamak. Bit, pire yumurtlamak.
SİRKENLİ
Adana ili, Karataş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİRKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HARDAL
Turpgillerden, 100-150 santimetre yüksekliğinde, sarı çiçekli, deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu hekimlikte kullanılan, tadı acı ve bir yıllık bir bitki (Brassica nigra). Bu tohumun toz durumuna getirilmiş veya sirke ile karıştırılarak yapılmış macunu.
ŞAŞLIK
Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden hazırlanmış bir yemek türü.
PİYAZ
Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılmış olan salata. Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına konulan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan. Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz.
TARATOR
Ceviz içi, sarımsak, tuz, ekmek içi, sirke ve tahinin limon suyu ile çırpılmasından sonra kıyılmış maydanozla hazırlanan salça veya sos.
ABADAN
Sofra örtüsü. Aşağı yukarı dört metre kare genişliğinde, üzeri iki ayrı renkte küçük karelerle süslü olan; yatak, yorgan sarmakta örtü olarak veya kışın omuz atkısı olarak kullanılan yün dokuma, ince battaniye. Kalın kumaştan yapılmış, işlemeli, cepkene benzer bir çeşit ceket. Zengin. Mesnetsiz konuşma tarzı. Ansızın, habersiz, birdenbire. Mamure. Ankara kenti, Sirkeli nahiyesine bağlı bir yer.
SİRKECİ
Sirke yapan veya satan kimse.
GÜMÜŞYAYLA
Ankara ili, Sirkeli bucağına bağlı bir bölge.
TURŞU
Tuzlu suda, sirkede bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze veya meyve. Bitkin, yorgun.
EKŞİ
Sirke veya limon tadında olan. Bu tadı veren şey. Uygunsuz, yakışıksız. Limon. Üzümden yapılan biraz ekşi pekmez. Domates salçası. Ham petrol, nafta ve benzin de olduğu gibi fazla miktarda kükürt ve kükürt bileşikleri(merkaptan veya hidrojen sülfür gibi) içerme durumu. Sirke(asetik asit), limon(sitrik asit) gibi besinlerdeki temel tat.
ASETUM
Sirke.
BESTEL
Reçel. Meyvelerle ve bazı sebzelerle pekmezden yapılan bir çeşit tatlı. Bir çeşit sirke. Üzerinde beyaz veya siyah leke, benek bulunan hayvan. Siyah leke. Pestil, köfter. Pestil. Pekmezle yapılan bir çeşit tatlı.
EŞKİLİ
Turşu. İşkil, kuşku. Ekşi hamurdan yapılan ekmek, bazlama. Mercimek, nohut, yarma, taze kabak ve fasulye ile yapılan ve içine bolca ekşi konan bir çeşit çorba. Kaynatılmış kayısı kurusu, et ve yağ ile yapılan bir çeşit yemek. Kelle ve sirke ile yapılan yemek. Ekşili.
GULUN
At ve eşek yavrusu. Sirke küpünün üstündeki koyulaşmış tabaka. Kısa namlulu av tüfeği. Doğum, yavru. Eski türkçe kulun: yeni doğmuş tay. At yavrusu, tay. Yeni doğmuş tay.
BANMAÇ
Unla yapılan sirkeli ve sarımsaklı bir yemek.
AKBAR
Üstübeç. Peynir, turşu, sirke gibi şeylerin üzerinde biriken beyaz köpük.
SİRKELİ
Üzerinde veya içinde sirke oluşmuş olan. İçinde sirke bulunan, içine sirke konmuş olan.
ASETABULUM
Kalça kemerinde femurun başının girdiği cep. Böceklerde bacakların yerleştiği toraks üzerindeki boşluk. S.Arachnida'da koksanın cebi. Şeritlerde ve sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. 5.Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Sirke kabı, hokka çukuru, çanakçık, anatomide kalça eklemi çukuru. Sestodlarda skoleks üzerinde bulunan tutunma organı. Trematodların arka çekmeni. Böceklerde bacakların yerleştiği göğüs üzerindeki boşluk. Arachnida'da koksanın cebi. Sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar.
BOSTANA
Domates, soğan, yeşil biber ve pul biberin nar ekşisi ve sirke ile karışımından yapılan sulu salata. Salata.
BIRDIK
Sirke veya şarap testisi.
ASETİK
Sirkeyle ilgili, sirkeyle aynı özellikleri taşıyan.