İçinde SİPER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "siper" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde siper bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu siper ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında siper olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

OKSİPERİTONEUM

11 harfli kelimeler

SİPERİSAİKA, SİPERLENMEK, SİPERMETRİN

10 harfli kelimeler

SİPERLENME

8 harfli kelimeler

SİPERLİK

7 harfli kelimeler

SİPERLİ

5 harfli kelimeler

SİPER

Bazı kelimelerin anlamları

SİPER

Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Kuytu, korunulabilen. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.

SİPERLENME

Siperlenmek işi.

OKSİPERİTONEUM

Karın boşluğuna oksijen zerk edilmesi.

SİPERMETRİN

Sekiz değişik izomeri bulunan, yarı katı, sinek, pire ve kenelerle mücadelede kullanılan sentetik piretroid türevi bir antiparaziter ilaç.

SİPERLENMEK

Korunmak, saklanmak amacıyla bir yeri, bir şeyi kendine siper etmek veya siper altına, arkasına veya içine girmek.

SİPERLİ

Siperi olan.

SİPERİSAİKA

Yıldırımsavar.

SİPERLİK

Güneş ve yağmurun etkisinden korumak amacıyla şapka, kapı, lamba vb. şeylere yapılmış olan koruyucu engel, siper, güneşlik. Siper olma özelliği bulunan yer.

  -   -   -  

Anlamında SİPER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİPER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÖZLÜK

Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç. Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper. Gözene.

PUSMAK

Sinmek. Ortalığı hafif sis kaplamak, pusarmak. Bir şeyi kendine siper edip saklanmak.

KAZAMAT

Obüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper.

BALÇAK

Kabza. Kabzanın demir siperi.

KAFES

Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.

DULDALANMAK

Korumak, siper altına girmek.

KEP

Başlık, sipersiz şapka. Asker şapkası. Bazı törenlerde profesör ve öğrencilerin giydikleri özel başlık. Hemşirelerin giydiği başlık.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

KÜPEŞTE

Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet. Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet.

KASKET

Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık.

GÜNEŞLİK

Güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak için mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım türü. Siperlik. Güneş ışınlarını alan (yer).

LAĞIM

Bir yerleşim merkezinde pis suların akıp gitmesi için yer altında açılmış kanal, geriz. Düşmanın kale duvarlarını yıkmak veya düşman ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan dar yol.

PERİSKOP

Denizaltılarda, tanklarda, siperlerde kullanılan, gözlemcinin güvenli bir biçimde çevreyi araştırmasını sağlayan mercekli araç.

BARBATA

Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu.

MAPA

Ucu halkalı cıvata. Gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener.

BARÇAK

Kılıç kabzasının siperi.

DULDALAMAK

Korumak, siper altına almak.

METRİS

Askerin çarpışma sırasında korunması için yapılmış olan toprak siper.

BERE

Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.

DULDA

Yağmur, güneş ve rüzgârın etkileyemediği gizli, kuytu yer, siper. Esirgeme, koruma, himaye.