Kelimeler arşivinde; içinde "seçim" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde seçim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu seçim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında seçim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEÇİMLİLİK
SEÇİMLİK
SEÇİME
SEÇİM
SEÇİM
Seçme işi. Kanunlar, yönetmelikler uyarınca bir veya daha çok aday arasından belli birini veya birkaçını seçme, intihap.
SEÇİMLİK
İsteğe bağlı, seçmeli olan.
SEÇİMLİLİK
Algılamada, uyaranlar alanından kimilerinin seçilip kimilerinin ise görmezlik ve duymazlıktan gelinmesi.
SEÇİME
Firengi, belsoğukluğu gibi hastalık.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEÇİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İHTİYARİ
Seçimlik.
ŞERİF
Kutsal, şerefli. Amerika Birleşik Devletleri'nde seçimle işbaşına gelen, hukuki yetkisi sınırlı olan yönetici. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in soyundan olan kimse. Soylu, temiz. Büyük Britanya'da kendi bölgesi içinde kralı temsil eden, yasalara saygı gösterilmesini sağlamakla görevli yönetici.
DİVCON
ABD'de RCA ortaklığınca geliştirilen ve bilgisayarca depolanmış basılı bilgiyi almaçla veren aygıt. (Aygıtın girdisi, saniyede 2.000 harfi depolayabilecek güçtedir. Bu bilgi, almaçtaki görüntü üzerine bindirilerek ya da tek başına verilebilir. Divcon, özellikle, spor haberlerinde sonuçların açıklanması, seçim sonuçları, gazete başlıkları, tanıtılar, altyazılarda kullanılır).
VEYA
Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.
İNTİHAP
Seçme. Seçim.
ADÇEKME
Yarışçıların deneme sıralarını, koşucuların koşaklarını saptamak için yapılan düzenleme işlemi. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı ya da karşılama hakkı için öncelik sağlayan eylem. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı hakkı için öncelik sağlayan eylem. Aynı ağırlık sınıfında karşılaşacak yumrukoyuncularının eşleştirilmesi için ad ya da numara çekme işi.
SANDIK
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
GÖSTERGEÇ
Işının yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen alet, monitör. Ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden niteliğini denetleyen alet, monitör. Televizyon, bilgisayar vb.nde görüntü ile sesin niteliğini eşleme, görüntü seçimini gerçekleştirme, görüntüyü yayımlama gibi işlerin denetlenmesinde kullanılan alet, monitör. Belirli bir kimyasal özdeğin var olup olmadığını, örneğin belli bir renk vererek gösteren özel ayıraç. Bir özelliği ölçen aygıtın, bu özelliğin bir ölçeğe göre değerini gösteren bölümü.
LOKALİZASYON
Kuruluş yeri seçimi.
BALOTAJ
Adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması.
İNTİHABAT
Seçimler.
PARLAMENTARİZM
Yürütme organının, seçimle kurulmuş yasama organlarına karşı sorumlu olduğu politik düzen.
MİLLETVEKİLİ
Anayasaya göre millet meclisine seçimle giren millet temsilcisi, mebus, parlamenter, vekil.
OY
Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi, rey. Bu tercihi belirten işaret, söz veya yazı. Seçimlerde kişinin herhangi bir aday veya partiye ait yaptığı tercih. Çeşitli duyguları anlatmak için kullanılan bir seslenme sözü.
DENETLİK
Bir televizyon yayınında görüntü ile sesin niteliğini izlemek, görüntü seçimini gerçekleştirmek, görüntüyü yayına vermek gibi işlerde kullanılan yüksek nitelikli almaç. (Denetliğin yapısı ile görevi, almacın aynıdır. İkisi de televizyon imlerini resme çevirir. Ancak alıcı ile almaç arasındaki bağlantı, vericiyle sağlandığı halde, denetlik bu imleri doğrudan doğruya alıcıdan bir kablo yardımıyla alır. Ayrıca görüntüyle ilgili ses almaca resimle birlikte verildiği halde, denetliğe verilmez; ses için ayrı bir denetlik kullanılır. Kullanıldıkları yerlere göre başlıca şu denetlikler vardır: Görüntü denetliği, ses denetliği, işlik denetliği, ana denetlik, yönetim denetliği).
SEÇİLMİŞ
Seçerek ayrılmış, güzide. Aynı cinsten olan nesneler arasından iyi ve seçkin olanlar çıktıktan sonra geride kalanlar. Seçimle işbaşına gelen.
DOC
Venedik ya da Genova Cumhuriyetlerinin seçimle iş başına gelen başkanları.
DAYI
Annenin erkek kardeşi. Osmanlı Devleti'nde Tunus, Cezayir ve Trablusgarp'ta seçimle başa getirilen yönetici. Kabadayı. Kayırıcı. Cesur, yiğit. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
SEÇMEN
Seçimde oy verme hakkı olan kimse, müntehip.
MÜLAKAT
Buluşma, görüşme. Röportaj. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.