İçinde SERTLİK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sertlik" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sertlik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sertlik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sertlik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SERTLİK

Sert, katı olma durumu. Sert, kırıcı, katı davranış, şiddet, husumet. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç.

SERTLİKÖLÇER

Sertlik deneylerinde kullanılan ve sertliği ölçen araç. sertlik ölçme aygıtı diye de bilinir.

  -   -   -  

Anlamında SERTLİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SERTLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SU

Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

ŞİDDET

Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik. Duygu ya da davranışta aşırılık. Hız. Kaba güç. Bir hareketten doğan güç. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma.

BEKLİK

Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.

DOKUNUM

Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise.

TİTREMLEMEK

Konuşmada, düşünce veya duyuştan gelen yumuşaklık ve sertlik özelliklerini belirtmek için tonları düzenlemek.

BASKIN

Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.

DUYMAK

Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.

ÇETİNLİK

Çetin olma durumu, sertlik.

ARGENTİT

Mineral. (Ag2S; metalimsi parıltı, külrengi kara, külrengi; çizgi koyu külrengi; sertlik 2, yoğunluk 7.2-7.4; 179° C altında rombusal, üstünde kubusal.).

HUŞUNET

Sertlik, kabalık, kırıcılık.

BORNİT

Mineral, (Cu5 FeS4; metalimsi parıltı, kırmızımsı kahverengi, genlilikle mor paslaşma zarı ile kaplı; çizgi koyu gri; sertlik 3, yoğunluk 4.9-5. Önemli bakır minerali.).

CİVA

Bakımlı, toplu kişi. Metal. (Hg; gümüş akı; sertlik 0 (sıvı), yoğunluk 13.6; altıgen. Sıvı olarak bulunan tek mineral.).

BERKLİK

Sağlamlık. Sertlik, katılık.

GEVŞETMEK

Sertlik ve gerginliğini bozmak. Rahatlatmak, sakinleştirmek.

BAKLOFEN

Genellikle çizgili kaslarda spazm, sertlik ve kasılmayla birlikte seyreden nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan hidrosinamik asit türevi merkezi etkili bir kas gevşetici madde.

BLEND

Mineral. (ZnS; yarı metalimsi ya da metalimsi olmayan parıltı, kara, kahverengi, sarı, renksiz; çizgi, açık ile koyu kahverengi; sertlik 3.5-4, özgül ağırlık 3.9-4.2; kubusal. En önemli ve en yaygın çinko cehveri.).

BERÇ

Deri üstünde oluşan sertlik. Davarı ağıla sürme. Nasır. Macar üzümü denilen meyvadar ki bundan ökse adı verdiğimiz yapışkan madde çıkarılır.

DOKUNMAK

Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.

GEVŞEMEK

Sertlik ve gerginliği bozulmak. Çözülmek. Yumuşamak, yatışmak, sakinleşmek. Sevmek, hoşlanmak. Para piyasasında değer yitirmek.

DAĞIRŞAK

Şiş ya da yara içinde elle dokunulduğu zaman duyulan sertlik, katılık.