Kelimeler arşivinde; içinde "sepet" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sepet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sepet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sepet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEPETLEYEBİLMEK
SEPETLEYEBİLME
SEPETLENMEK, BALIKSEPETİ, SEPETKEMİĞİ
SEPETÇİLİK, SEPETKULPU, SEPETLEMEK, SEPETLENME
YANSEPETİ, SEPETTOPU, SEPETLEĞİ, SEPETLEĞE, SEPETLEME
SEPETÇİK, SEPETSİZ, SEPETLİK, SEPETLEK, SEPETLİG
SEPETLİ, SEPETÇİ
SEPET
SEPET
Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. Sazdan örülmüş balık kapanı. Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. Bu kabın aldığı ölçüde.
SEPETÇİK
Küçük sepet. Sepet örmeye yarayan bir çeşit bitki ve çubuklar.
SEPETLEME
Sepetlemek işi.
SEPETLEYEBİLME
Sepetleyebilmek işi.
SEPETÇİLİK
Sepet yapma veya satma işi.
SEPETKULPU
Basık kemer veya tonoz.
YANSEPETİ
Kulpsuz silindir biçiminde örme sepet. (Kızılca Bor Niğde).
BALIKSEPETİ
Uzun dikenlerden örülen sepet biçiminde balık tuzağı. (Miri Fatsa Ordu).
SEPETLEMEK
Meyve, sebze vb.ni sepete koymak, sepete yerleştirmek. Başından savmak. İşinden çıkarmak.
SEPETTOPU
Beşer kişilik iki takımla oynanan bir oyundur. Her iki takımın amacı topu karşı takımın sepeti içine atmaktır.
SEPETLENMEK
Sepetleme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaştırılmak, kovulmak.
SEPETLEĞE
Hayvanlarda belden sonraki bölüm, sağrı.
SEPETLENME
Sepetlenmek işi.
SEPETKEMİĞİ
Kaburga kemiği, göğüs kafesi.
SEPETLEYEBİLMEK
Sepetleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SEPETLEĞİ
Göğüs kemiği.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEPET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PLASE
At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma.
TOPAÇ
Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. Kayık küreğinin toparlakça yeri. Toparlak sepet veya küçük küfe.
SMAÇ
Voleybol ve teniste topu yukarıdan aşağıya doğru sertçe yere vurma, küt (III). Basketbolda yakın mesafeden topu sertçe sepete geçirme.
KAP
İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. Kadınların giydiği kolsuz üstlük. Kapak, cilt. Kap kacak. Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.
LİVAR
Avlanan balıkları canlı olarak saklamak için ağzı içine doğru konik örülmüş sepet. İçinde diri balık saklanan, denizden ayrılmış havuz.
SEPETLİ
Sepeti olan.
DAMACANA
Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe.
İŞPORTA
Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi. Açıkta yapılmış olan satış.
BASKETBOL
Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.
SEPETLİK
Sepet yapmaya elverişli olan. Göbek çevresindeki karın bölgesi. Yapılarda çıkıntı.
SEPETSİZ
Sepeti olmayan.
SORGUN
Sepetçi söğüdü. Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.
MAHFE
Deve, fil vb. hayvanların sırtına konulan, üzerine oturmaya yarayan sepet.
KÜFE
Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. Kaba et, kıç. Bu sepetin alabildiği miktarda olan.
KİRTİL
Büyük kabuklu deniz hayvanlarını avlamakta kullanılan, ince dallardan örülmüş sepet.
ÇAVELA
Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye.
SEPETÇİ
Sepet yapan veya satan kimse.
SELE
Yayvan, genişçe sepet. Sere. Bisikletin oturulacak yeri.
ÇİTEN
Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit. Kuzu ağılı.
KAZEVİ
Saz veya kamıştan örülmüş büyük sepet.