İçinde SENTEZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sentez" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sentez bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sentez ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sentez olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

PERİKARDİYOSENTEZ

14 harfli kelimeler

KERATOSENTEZİS

13 harfli kelimeler

PLÖROSENTEZİS

12 harfli kelimeler

AMNİYOSENTEZ, PARASENTEZİS, TORAKOSENTEZ

11 harfli kelimeler

OSTEOSENTEZ, PLÖROSENTEZ, SENTEZLEMEK

10 harfli kelimeler

FOTOSENTEZ, KEMOSENTEZ, PARASENTEZ, SENTEZLEME

9 harfli kelimeler

İZOSENTEZ

6 harfli kelimeler

SENTEZ

Bazı kelimelerin anlamları

SENTEZ

Element veya başka maddeleri bir araya getirerek yapay olarak bileşik cisimler oluşturma, bireşim. Yalından karmaşık olana, külliden cüziye, zorunludan olasıya, ilkeden onun uygulanmasına, genel yasadan bireysel duruma, nedenden etkiye, öncülden varılan sonuca giden düşünme biçimi, bireşim.

TORAKOSENTEZ

Göğüs duvarını delerek sıvı boşaltma.

PARASENTEZ

Parasentezis.

İZOSENTEZ

Dallanmış hidrokarbon elde etmek için, toryum oksit katalizörü üzerinden, hidrojen ve karbon monoksit karışımının reksiyona girdiği işlem.

PERİKARDİYOSENTEZ

Genellikle kalp kesesinde sıvı toplanıp toplanmadığını anlamak için kalp kesesine yapılan punksiyon, perikardiyal punksiyon.

FOTOSENTEZ

Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.

PLÖROSENTEZ

İğneyle göğüs boşluğuna girilerek sıvı çekme, plöra punksiyonu, plörasentezis.

OSTEOSENTEZ

Kırık kemik uçlarının metalik, sentetik veya organik araçlarla, değişik yöntemlere göre birleştirilip tespit edilerek kemik bütünlüğünün sağlanmasına yönelik yapılan ameliyat.

PARASENTEZİS

Herhangi bir boşluktaki sıvının iğne veya başka bir yöntemle tanı ve tedavi amaçlı olarak çekilmesi, parasentez.

KERATOSENTEZİS

Kornea veya limbustan camera anterior bulbi'ye iğneyle girerek sıvı alma.

SENTEZLEMEK

Sentez durumuna getirmek. Basit maddelerden karmaşık bileşikler elde etmek.

SENTEZLEME

Sentezlemek işi.

PLÖROSENTEZİS

Plörasentez.

KEMOSENTEZ

Organik bileşiklerin biyosentezi; bazı bakterilerde, biyosentez için enerji kaynağı olarak inorganik bileşiklerin oksidasyonunun kullanılması. Bakterilerin yükseltgenmesi ile oluşan kimyasal tepkime. Bazı bakterilerin, güneş ışınları olmadan, inorganik maddeleri oksitlemek suretiyle, kendileri için gerekli organik maddeleri elde etmeleri.

AMNİYOSENTEZ

Hamileliğin ilk aylarında fetüsün bulunduğu amniyon sıvısından alınan örneklerde, kromozom ve biyokimyasal analizler yapılarak, doğacak çocuğun hem cinsiyetinin hem de genlere bağlı kusurların belirlenmesi metodu. Transabdominal yolla uzun bir kanül kullanarak amniyon kesesinden amniyon sıvısı örneği alma işlemi.

  -   -   -  

Anlamında SENTEZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SENTEZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASİNİ

Ortak bir kanala sahip birkaç hücre grubundan oluşmuş kesemsi bezler. Kenelerde üzüm biçiminde dizilmiş tükürük bezleri. Meme bezinde süt sentezleyen hücre. Asinusun çoğulu.

ECZA

Canlılardaki rahatsızlıkların bozuklukların ve çeşitli hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi için yararlanılan doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde. Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde.

DİSMİYELİNASYON

Miyelinin hatalı sentezlenmesi.

ANTİBİYOTİKLER

Bir mikroorganizma (bakteri, mantar, v.b.) tarafından sentezlenen ve başka mikroorganizmaları öldüren veya çoğalmalarını engelleyen maddeler.

FİLOİDİ

Bir organın fotosentez yapan bir yapıya metamorfozu.

BİTKİ

Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

BİREŞİM

Parçaların veya ögelerin bir araya getirilip bir bütün olarak birleştirilmesi. Bu biçimde oluşan bütün. Sentez.

DOPA

Böbrek üstü bezi medullasında, beyin ve sempatik sinir uçlarında tirozinden epinefrin ve norepinefrinin üretimi sırasında ve de epidermisin altında kromatofor hücrelerinde tirozinin melanine dönüşmesi sırasında meydana gelen ara metabolit, levodopa, L-dopa. Tirozin hidroksilaz enzimi ile adrenal medulla, beyin ve sempatik sinir uçlarında tirozinden epinefrin ve norepinefrin sentezi sırasında, epidermisin altında kromatofor hücrelerinde tirozinin melânine dönüşmesi sırasında meydana gelen ara metabolit.

CORİDÖNGÜSÜ

Kaslarda anaerobik glikolizis sonucu biçimlenen laktik asidin kan dolaşımıyla karaciğere taşınıp burada glikoneogenezisle glikoz üretiminde kullanılması ve sentezlenmiş olan glikoz moleküllerinin yeniden kan dolaşımına verilerek kaslar tarafından alınıp kullanılmasıyla biçimlenen, açlık kan glikoz düzeyinin korunması bakımından önemli olan, glikoz-laktat-glikoz biçimindeki döngü.

ÇEKİRDEKÇİK

Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde, rRNA sentezi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan, ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonukleoproteinlerden oluşan, interfaz çekirdeğinde bir ya da birkaç tane görülebilen yapı. Nükleolus. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde, rRNA sentezi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan, ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonukleoproteinlerden oluşan, interfaz çekirdeğinde bir veya birkaç tane görülebilen yapı, nükleolus. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde rRNA üretimi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonükleoproteinlerden oluşan interfaz çekirdeğinde bir veya birkaç tane görülebilen yuvarlak veya oval biçimli yapı, nükleolus. (karşılık: nukleolus), Birçok gözelerin çekirdeğinde bulunan oldukça büyük ve çoğunluk yuvarlak bir yapı. Birden çok sayıda da olabilir.

ERİTROMİSİN

Streptomyces erythreus tarafından sentezlenen ve bakterilerde protein sentezini engelleyen bir antibiyotik. Yüksek derecede yağda çözünen, bakterilerde 50S alt ribozomlarına bağlanarak etkisini gösteren, çoğunlukla Gram pozitif mikroorganizmalar etkin olmakla birlikte pastöralla türleri gibi az sayıda Gram negatif bakterilere de etkili, yüksek pH'da daha etkin olan bakteriyostatik etkili, makrolid grubunda bulunan bir antibiyotik.

AMİNOGLUTETİMİT

Kolesterolün 20-hidroksikolesterole çevrilmesini önleyerek tüm steroit hormonların sentezlenmesini durduran ilaç.

DORAMEKTİN

Avermektinlerden mutasyonal biyosentez yoluyla hazırlanan ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak kurtları ile akciğer kurtları, bit, kene ve tırtıl gibi parazitlerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan, makrolid grubunda yer alan bir ilaç.

GÖZENEK

Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.

ANTRALİN

Sedef hastalığı ve kronik deri yangılarının tedavisinde kullanılan hiperplastik epidermiste DNA sentezini ve mitotik aktiviteyi engelleyerek etki gösteren antrakuinon türevi bileşik.

AMİNOGLİKOZİT

Çeşitli bakterilerden izole edilen, enfeksiyon hastalıklarında bakteri protein sentezinin herhangi bir basamağında engelleyici etki yapan, kanamisin, neomisin ve streptomisin gibi herhangi bir antibiyotik. Aminoglikozit antibiyotikler. Çeşitli bakterilerden izole edilen, ribozomların 30s yapısal birimine bağlanıp, ribozom ve mRNA'nın birleşmesini engelleyerek bakteriyel protein sentezini önleyen, kanamisin, neomisin ve streptomisin gibi antibiyotikler, aminoglikozit antibiyotikler. Streptomyces veya Micromonspora cinsi mikroorganizmalardan elde edilen ve bakterilerin protein üretimini engelleyerek ölümlerine neden olan gentamisin, amikasin, neomisin gibi ilaçları içeren doğal veya yarı sentetik antibiyotik grubu ilaç.

ANTİBİYOTİK

Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.

ERGASİTOPLAZMA

Bağımsız ribozomlar ve endoplazma retikulumlarından oluşan sitoplazmanın çalışan, sentez yapan yoğun kısımları.

ENDOJEN

Hücre ya da sistem içinden gelen; dokularda biyosentez ve yıkım olayları. Hücre veya sistem içinden gelen. Dokularda biyosentez ve yıkım olayları.

ÖZBESLENEN

Besinini bağımsız olarak sağlayan, inorganik azot, azotlu madde ve CO2'den protein ve karbonhidratların sentezini yapabilen (bitki), kendibeslek, ototrof.