Kelimeler arşivinde; içinde "selamet" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde selamet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu selamet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında selamet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SELAMETLEMEK
SELAMETLEME
SELAMETTİN
SELAMETLE, SELAMETLİ
SELAMET
SELAMET
Esen olma durumu, esenlik. Anlatıma temel olan düşüncenin her bakımdan doğru ve sağlam olması. Her türlü korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu.
SELAMETLEMEK
Yolcuyu, konuğu uğurlamak, geçirmek.
SELAMETLEME
Selametlemek işi.
SELAMETLE
Esenlikle.
SELAMETTİN
Dinin kurtuluşu.
SELAMETLİ
Ankara ili, Gölbaşı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kocaeli kenti, Akçaova nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SELAMET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FELAH
Kurtuluş, selamet, onma.
ALEYKÜMSELAM
"Esenlik, selamet sizin de üzerinize olsun" anlamında kullanılan bir söz.
ESENLİK
Esen olma durumu, sağlık, afiyet, sıhhat, selamet, hastalık karşıtı.
KURTULUŞ
Bir şeyden, bir yerden kurtulma, felah, halas, necat, selamet. Bağımsızlık.
ESENLİKLE
Sağlıcakla, rahat bir biçimde, selametle.
NACİYE
Kurtulan, selamete kavuşan. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.
NACİ
Kurtulan, selamete kavuşan. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.
SELEMET
Selamet.
GEÇİRMEK
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.