İçinde SELAMET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "selamet" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde selamet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu selamet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında selamet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SELAMETLEMEK

11 harfli kelimeler

SELAMETLEME

10 harfli kelimeler

SELAMETTİN

9 harfli kelimeler

SELAMETLE, SELAMETLİ

7 harfli kelimeler

SELAMET

Bazı kelimelerin anlamları

SELAMET

Esen olma durumu, esenlik. Anlatıma temel olan düşüncenin her bakımdan doğru ve sağlam olması. Her türlü korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu.

SELAMETLEMEK

Yolcuyu, konuğu uğurlamak, geçirmek.

SELAMETLEME

Selametlemek işi.

SELAMETLE

Esenlikle.

SELAMETTİN

Dinin kurtuluşu.

SELAMETLİ

Ankara ili, Gölbaşı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kocaeli kenti, Akçaova nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında SELAMET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SELAMET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FELAH

Kurtuluş, selamet, onma.

ALEYKÜMSELAM

"Esenlik, selamet sizin de üzerinize olsun" anlamında kullanılan bir söz.

ESENLİK

Esen olma durumu, sağlık, afiyet, sıhhat, selamet, hastalık karşıtı.

KURTULUŞ

Bir şeyden, bir yerden kurtulma, felah, halas, necat, selamet. Bağımsızlık.

ESENLİKLE

Sağlıcakla, rahat bir biçimde, selametle.

NACİYE

Kurtulan, selamete kavuşan. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.

NACİ

Kurtulan, selamete kavuşan. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.

SELEMET

Selamet.

GEÇİRMEK

Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.