Kelimeler arşivinde; içinde "sefer" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sefer bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sefer ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sefer olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEFERBEYLİYİN
SEFERİBİRLİK, SEFERİBİLLİK, SEFERIŞIKLAR
SEFERBERLİK, SEFERİHİSAR, SEFERBİRLUK, SEFERBERLİG
SEFERUŞAĞI, SEYRÜSEFER
HACISEFER, SEFERİYET
SEFERLİK, SEFERBER, SEFERKÖY, SEFERLER
SEFERET, SEFERLİ
SEFERİ
SEFER
SEFER
Yolculuk. Kez, defa. Genellikle ülke dışına yapılmış olan askerî harekât, savaşa gitme, savaş.
SEFERLİK
Herhangi bir defaya yetecek miktarda olan.
SEFERUŞAĞI
Diyarbakır şehri, Çüngüş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SEFERBERLİK
Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşa hazır duruma getiren, ülkenin ekonomisini, yönetimini savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü. Bu durumun ilan edildiği veya savaşın sürdüğü dönem.
SEFERBEYLİYİN
Seferberliğin.
SEFERBER
Savaşa hazırlanmış veya girmiş (askerî birlik).
SEFERKÖY
Kastamonu şehri, Şenpazar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ilinde, Harran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SEFERİBİRLİK
Birinci Dünya Savaşı.
SEFERİHİSAR
İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
SEFERIŞIKLAR
Bursa ilinde, Soğukpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEFERBERLİG
Seferberlik, bk. seferbirlig.
SEFERİBİLLİK
Seferberlik.
SEFERİYET
Zorluk dönemi.
SEYRÜSEFER
Trafik.
HACISEFER
Ağrı ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEFERBİRLUK
Seferberlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEFER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAYIN
Asker azığı. Savaş veya seferberlik dönemlerinde vatandaşlara karneyle dağıtılan ekmek. Asker ekmeği.
POSTA
Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer. Genellikle bu emanetleri götüren taşıt. Takım, kol. Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü. Hizmet nöbetinde bulunan er. Kez, defa, sefer. Vapur, tren, uçak vb. taşıtlarla yapılmış olan yolculuk. Yirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri, vardiya.
KERE
Kez, yol, defa, sefer.
TRAFİK
Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt tarafından kullanılması, gidiş geliş, seyrüsefer. Ulaşım yollarında bulunan taşıt ve yayaların tümü. Yoğunluk. Önemli görevlerde bulunan kişilerin bir yere gidiş gelişi.
TAHAFFUZHANE
Sefer sırasında, yolcu ve çalışanların arasında bulaşıcı hastalık görülen gemilerin karantina sürelerini geçirmeleri, gerekli sağlık önlemlerinin alınması ve hastaların iyileştirilmeleri için büyük limanlara yakın kıyılara kurulmuş sağlık kuruluşu.
PARTİ
Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka. İnsan topluluğu. Bir bütünün parçası, kısım. Bazı oyunlarda bir kez. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri. Bir araya gelinerek tavla, konken, okey vb. oynanan oyunlardan her biri. Tutam. Vurgun, kazanç. Herhangi bir ürünün tek seferde bir yerden başka bir yere gönderilen bölümü. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence. Bir yere bölümler hâlinde gönderilmekte olan bir malın veya bir bütünün parçası.
HAVACILIK
Havacının yaptığı iş. Hava seferlerini ve bu konu ile ilgili teknikleri inceleyen bilim dalı.
SAFER
Ay takviminin ikinci ayı, sefer ayı.
KONAKÇI
Toplu olarak yapılmış olan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kimse. Sefere çıkan askerlerin önünden gidip konak yeri sağlamakla görevli subay. Asalağın erginini veya gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı, konak.
KEZ
Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefer.
EHLİSALİP
XI. ve XII. yüzyıllarda Batılı Hristiyanlarca kutsal yerleri Müslümanların elinden almayı amaçlayan seferlere katılan kimse.
HAZARİ
Barışla ilgili, seferî karşıtı.
SEFERLİ
Sefere giden veya sefere çıkan.
KOSTER
Kıyı limanları arasında seferler yapmak üzere inşa edilmiş ve donatılmış küçük yük gemisi.
GÖÇÜRÜCÜ
Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen unvan.
DÖNÜM
Dönme işi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması.
KURULUŞ
Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
KUMANYA
Yolculuk için hazırlanan yiyecek, azık. Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek.
TAYFA
Gemide türlü işlerde çalıştırılan sefer işçisi. Bir adamın yanında bulunan yardakçılar, koşuntu. Zeytin toplayan işçi. Bu sefer işçilerinin topluluğu.