Kelimeler arşivinde; içinde "sayıp" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sayıp bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sayıp ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sayıp olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SAYIP
SAYIP
Peri, cin. Sahip - sayıbının: sahibinin, karşılığı sahab, sayip.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAYIP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAĞUCU
ağıtçı. Ağıtcı, ölünün meziyetlerini sayıp ağlayan.
SAHAB
İye, sahip. Arapça kökenli sâhib: Koca, eş. "Sahabım öleli yirmi senedür. Sahip. Sahip, karşılığı sayıp, sayip.
AVUT
Ölen bir kimsenin iyi hallerini ve ölmesinden duyulan acıları sayıp dökmek üzere söylenen ezgi, ezgi ile mersiye söyliyerek ağlama. Avurt, yüz. Hayvanın art kısmı. Bağırarak ağlama, sesli ağlama. Diyarbakır şehrinde, Çüngüş ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ilinde, Salıpazarı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇEKİŞTİRMEK
Uçlarından tutarak ayrı yönlere doğru çekmek. Tekrar tekrar çekerek koparmak. Bir kimsenin kötü taraflarını uzun uzadıya sayıp dökmek.
YAZAÇ
Kalem. Yalnız başına ya da ötekilerle birlikte kullanıldığında başlıca görevi, yazılı dilde, sözlü dilin bir ses öğesini göstermek olan bir çizisel damga. Bir bilgi ya da birimler evrenini oluşturan tüm öğeleri bir kurala göre ya da bir düzen içinde sayıp döken yazım tutanağı.
SAYİP
Arapça kökenli sâib: Saip. Sahip - sayibine: sahibine, karşılığı sahab, sayıp.
SIRALAMAK
Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek. Küçük çocuk tutunarak yürümeye başlamak, tutunarak yürümek. Söylenecek, yazılacak, yapılacak şeylere zihinde gerekli düzeni vermek. Aynı davranışı birbiri ardınca birçok kez yapmak. Belirli bir düzene göre yerleştirmek veya düzenlemek, sıraya koymak. Aynı davranışı birçok şey üstünde tekrarlamak. Art arda söylemek, sayıp dökmek.
MİRİCİ
Osmanlı maliyesinde, koyunları sayıp vergilerini toplayan görevli.